kaydır ile cümle
kaydır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Belgede & Sözcük Kaydırma Kullan& Bryt rader mellan ord i dokumentet
Belgede & Sözcük Kaydırma KullanDocument regelafbreking
Belgede & Sözcük Kaydırma KullanLimitează & liniile documentului
Belgede & Sözcük Kaydırma Kullan& Manda a capo il documento
Belgede & Sözcük Kaydırma Kullan& Ngắt từ trong tài liệu
Belgede & Sözcük Kaydırma KullanPlacer des & retours à la ligne
Belgede & Sözcük Kaydırma Kullan& Prelom vrstice v dokumentu
Belgede & Sözcük Kaydırma Kullan& Repartir o Documento
Belgede & Sözcük Kaydırma KullanRivitä & asiakirja
Belgede & Sözcük Kaydırma KullanSortördelés
Belgede & Sözcük Kaydırma Kullan& Tekstombryd dokument
Belgede & Sözcük Kaydırma Kullan워드랩 사용( W)
Belgede & Sözcük Kaydırma Kullan& Zalomiť slová
Belgede & Sözcük Kaydırma KullanZalomit slova v dokumentu
Belgede & Sözcük Kaydırma Kullan& Zawiń wyrazy
Belgede & Sözcük Kaydırma KullanZeilenumbruch & für Dokument
Belgede & Sözcük Kaydırma Kullan& Αναδίπλωση λέξεων εγγράφου
Belgede & Sözcük Kaydırma KullanПеренести & слова в документі
Belgede & Sözcük Kaydırma KullanПеренести строки в & документе
Belgede & Sözcük Kaydırma KullanПренос на думи
Belgede & Sözcük Kaydırma Kullan& גלישת שורות של המסמך
Belgede & Sözcük Kaydırma Kullanلفّ كلمات المستند
Belgede & Sözcük Kaydırma Kullan文書の折り返し(W)
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.A szárnyon kellett felgurítsanak, hogy be tudjanak tenni.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.A trebuit să mă împingă pe aripă ca să mă pună în carlingă.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.De skulle rutsje mig op på vingen, sætte mig ind i cockpittet.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Hanno dovuto farmi scivolare sull'ala, per mettermi nella cabina di pilotaggio.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Họ phải kéo tôi lên trên cánh máy bay mới đưa tôi vào được buồng lái.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Ils ont dû me faire glisser sur une aile pour me mettre dedans
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.그들은 절 조종석에 들여보내기 위해 날개 위에서 절 밀어넣어야만 했어요.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Langs de vleugel gleed ik in de cockpit.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Mereka harus meluncurkan saya di sayapnya dan memasukkan saya ke kokpit.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Museli ma skĺznuť po krídle a dať do kokpitu.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Museli mě vysunout nahoru po křídle a dát mě do kokpitu.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Musieli przesunąć mnie po skrzydle i umieścić w kabinie.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Sie mussten mich über den Flügel ins Cockpit schieben.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Tiveram que me fazer deslizar por cima da asa, puseram-me no <i>cockpit</i>.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Tuvieron que subirme al ala, ponerme en el habitáculo.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Έπρεπε να με περάσουν από το φτερό για να με βάλουν στο πιλοτήριο.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Им пришлось протащить меня по крылу, запихнуть в кабину.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Трябваше да ме плъзнат нагоре по крилото, за да ме поставят в кабината.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.הוא היה יפה. הם הרימו אותי לתוך תא הטייס.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.كان عليهما زحلقتي على الجناح ، لوضعي في القمرة.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.座ってみると至るところに ボタンやダイヤルがありました
Ben sadece vektörü biraz uzağa kaydırdım. -Eu só deslocou-la.
Ben sadece vektörü biraz uzağa kaydırdım. -Yo simplemente había desplazado lo lejos. Y así es otra manera de pensar, es el
Ben sadece vektörü biraz uzağa kaydırdım. -רק הזזתי אותו במקביל. דרך אחרת להסתכל על a סינוס טטה, היא
Ben sadece vektörü biraz uzağa kaydırdım. -我移动了这条向量 另一种思考方法是
Ben XYZ hakkında bir not oluşturduysam, aşağı doğru kaydırdığınızda ilgili notları görüyorsunuz.Als ik een notitie over XYZ maak en naar beneden scroll, zie ik deze gerelateerde notities.
Ben XYZ hakkında bir not oluşturduysam, aşağı doğru kaydırdığınızda ilgili notları görüyorsunuz.Hvis jeg opretter en note om XYZ, vises relaterede noter, når man ruller ned til bunden.
Ben XYZ hakkında bir not oluşturduysam, aşağı doğru kaydırdığınızda ilgili notları görüyorsunuz.Ich habe eine Notiz über xyz angelegt, Sie blättern nach unten und sehen verwandte Notizen.
Ben XYZ hakkında bir not oluşturduysam, aşağı doğru kaydırdığınızda ilgili notları görüyorsunuz.Jeśli utworzę notatkę na temat XYZ i przewinę jej treść na sam dół, zobaczę powiązane notatki.
Ben XYZ hakkında bir not oluşturduysam, aşağı doğru kaydırdığınızda ilgili notları görüyorsunuz.Jos olen luonut muistiinpanon aiheesta X ja vieritän sen alalaitaan, näen aiheeseen liittyviä muistiinpanoja.
Ben XYZ hakkında bir not oluşturduysam, aşağı doğru kaydırdığınızda ilgili notları görüyorsunuz.Om jag skapar en anteckning om XYZ, bläddrar du ned - och hittar relaterade anteckningar.
Ben XYZ hakkında bir not oluşturduysam, aşağı doğru kaydırdığınızda ilgili notları görüyorsunuz.Se hai creato una nota su XYZ, scorrendo verso il basso vedi le note correlate.
Ben XYZ hakkında bir not oluşturduysam, aşağı doğru kaydırdığınızda ilgili notları görüyorsunuz.Si je crée une note XYZ, des notes connexes apparaissent dessous.
Ben XYZ hakkında bir not oluşturduysam, aşağı doğru kaydırdığınızda ilgili notları görüyorsunuz.만약 제가 XYZ에 관한 노트를 만든다면, 스크롤을 아래로 내리면 - 연계된 노트들을 볼 수 있습니다.
Ben XYZ hakkında bir not oluşturduysam, aşağı doğru kaydırdığınızda ilgili notları görüyorsunuz.この中には自分が作成した他のノートや
Benzerlikte ise üçgenleri çevirebilir, kaydırabilir, döndürebilir ve büyütüp küçültebiliriz. -닮음에 대해서 말할때는 돌리거나 움직이거나 크기의 비율을 조금 달리해도 닮음이 성립을 하게 됩니다
Beyaz Tavşan, bir yandan bir trompet ve parşömen bir kaydırma diğer.Era el Conejo Blanco, con una trompeta en una mano y un rollo de pergamino en el otros.
İlgili Sayfalar