kaybolmadı ile cümle

kaybolmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Taşrada eski âdetler, kolay kolay kaybolmadı.Old practices died hard in the country.
Hiç kaybolmadın.You've never lost.
Kaybolmadın, değil mi?You're not lost, are you?
Kaybolmadım. Sadece nerede olduğumdan emin değilim.I'm not lost. I'm just not sure where I am.
Biz kaybolmadık!We're not lost!
Biz kaybolmadık. Nerede olduğumuzu biliyorum.We're not lost. I know where we are.
Tom hepsinin kaybolmadığını söyledi.Tom said all wasn't lost.
Hiç bir adam kaybolmadı.No men were lost.
Cinderella'nın ayakkabısı gece yarısından sonra neden kaybolmadı?Why didn't Cinderella's shoe disappear after midnight?
Hepimiz Tom'un kaybolmadığını umuyoruz.We all hope Tom doesn't get lost.
Tom kaybolmadı.Tom isn't lost.
Tom kayboldu, ama Mary kaybolmadı.Tom was lost, but Mary wasn't.
Tom kaybolmadı, ama Mary kayboldu.Tom wasn't lost, but Mary was.
William'ın gülümsemesi tamamen kaybolmadı.William's smile didn't fade completely.
Onnes elektrik akımını ölçtüğünde, yoğunluğunun zamanla kaybolmadığını buldu..Upon measuring the electric current, Onnes found that its intensity did not diminish with the time.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Remarkably, none were damaged or lost.
Aslında bu enerji boşlukta kaybolmadı. -And actually that energy just didn't disappear into a vacuum.
Hiçbiri kaybolmadı.No bill ever disappeared.
Yani yavru kediler kaybolmadılar, rehin alındılar!So the pussycats didn't just go missing; they've been kidnapped!
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.But after seeing what I've seen, the truth is, they have not disappeared at all.
Bu damarsal yapıdaki organı tekrar alırız ve kan damarı yapısının kaybolmadığını ispat edebiliriz.We then take this vascular structure and we can prove that we retain the blood vessel supply.
Tabi ki kaybolmadılar.Of course, they're not gone.
Lütfen bayan, hayır teşekkür ederim. Kaybolmadık sadece geziniyorum...Missing out the cracks in the pavement
Ancak Tuncel Kurtiz negatiflerin kaybolmadığını savunuyor.Das Magazin merkte das Fehlen von klanglicher Untermalung negativ an.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Niemand wurde verletzt, nichts wurde beschädigt.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.No se dañó ni se perdió absolutamente nada.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Дивним чином жоден з них не був пошкоджений і не загубився.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Δεν θα βλάψουμε ούτε θα ζημιώσουμε κανέναν.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Ingen ble skadet eller meldt savnet.
Üçüncü sezonda hiçbir bölümün kaybolmadığı ilk öyküdür.포스트 시즌 내내 단 한 번의 연장전도 치뤄지지 않은 첫 번째 시즌이다.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Bet nieko nesulaužė ir neišnešiojo.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Ale po tym co zobaczyłem, prawda jest taka: oni wcale nie zniknęli.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Dar, după ce am văzut ce am văzut, adevărul e că ei n-au dispărut deloc.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.De miután láttam, amit láttam, az igazság az, hogy egyáltalán nem tűntek el.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Doch nach allem was ich gesehen habe sieht die Wahrheit ganz anders aus.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.그렇지만 제가 본 것들에 의하면 사실 춤 영웅들은 전혀 사라진 것이 아니라는 겁니다.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Ma dopo aver visto questi ragazzi, so che i miei eroi non sono scomparsi.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Mais après avoir vu ce que j'ai vu, la vérité c'est qu'ils n'ont pas disparu du tout.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Mas depois de ver o que vi, a verdade é que não desapareceram de todo.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Nhưng sau khi thấy những gì tôi thấy, sự thật là, họ không hề biến mất chút nào.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Pero después de ver lo que he visto, lo cierto es que no han desaparecido en absoluto.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Tapi setelah melihat apa yang saya lihat, kenyataannya adalah mereka sama sekali tidak hilang.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Toen ik zag wat ik zag, moest ik zeggen: ze zijn helemaal niet verdwenen.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Αφού όμως είδα ότι είδα, η αλήθεια είναι ότι δεν έχουν εξαφανιστεί καθόλου.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Але побачивши те, що бачив я, виявилось, що вони зовсім не зникли.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Но след като видях, каквото съм виждал, истината е, че изобщо не са изчезнали.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.Однако после того, что я видел, должен сказать, они не исчезли.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.אך לאחר שרואים את מה שראיתי, האמת היא, הם לא נעלמו כלל וכלל.
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.ولكن بعد أن رأيت ما رأيت ، الحقيقة هي انهم لم يختفوا على الاطلاق
Ama gördüklerimden sonra, gerçek şu ki, tamamen de kaybolmadılar.彼らは全然消え失せてなんかいなかった 彼らは健在で 日々上達しています
Aslında bu enerji boşlukta kaybolmadı. -A tato energie nezmizela ve vakuu.
Aslında bu enerji boşlukta kaybolmadı. -I rzeczywiście ta energia nie znika po prostu w próżni.
Aslında bu enerji boşlukta kaybolmadı. -그리고 사실 그 에너지는 그냥 허공으로 사라진 것이 아닙니다
Aslında bu enerji boşlukta kaybolmadı. -Насправді, енергія не просто зникла в вакуум.
Aslında bu enerji boşlukta kaybolmadı. -האנרגיה הזאת לא נעלמה סתם בחלל.
Bu damarsal yapıdaki organı tekrar alırız ve kan damarı yapısının kaybolmadığını ispat edebiliriz.Apoi luăm această structură vasculară şi putem dovedi că păstrăm resursa vasului de sânge.
Bu damarsal yapıdaki organı tekrar alırız ve kan damarı yapısının kaybolmadığını ispat edebiliriz.Dan nemen we de bloedvatstructuur en we kunnen aantonen dat we de bloedtoevoer behouden.
Bu damarsal yapıdaki organı tekrar alırız ve kan damarı yapısının kaybolmadığını ispat edebiliriz.Depois, pegamos na estrutura vascular e podemos provar que mantivemos os vasos sanguíneos.
Bu damarsal yapıdaki organı tekrar alırız ve kan damarı yapısının kaybolmadığını ispat edebiliriz.Dzięki tej naczyniowej strukturze możemy utrzymać dopływ krwi przez naczynia krwionośne.
Bu damarsal yapıdaki organı tekrar alırız ve kan damarı yapısının kaybolmadığını ispat edebiliriz.그리고 우리는 이처럼 탈세포화된 간도 여전히 혈관을 통한 혈액 공급 기능을 유지하고 있다는 걸 밝혀냈습니다.

İlgili Sayfalar