Affedersiniz, ben kayboldum.Excuse me, I'm lost.
Ormanda kayboldum.I got lost in the forest.
Kalabalıkta kayboldum.I was lost in the crowd.
Kayboldum ve işin daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.I got lost, and to make matter worse, it began to rain.
Ben kayboldum ve otele geri dönüş yolumu bulmada zor bir zaman geçirdim.I got lost and had a hard time finding my way back to the hotel.
Kütüphaneyi bulmaya çalışırken kayboldum.I got lost trying to find the library.
Karda kayboldum.I got lost in the snow.
Kayboldum. Beni istasyona yönlendirebilir misin?I'm lost. Could you direct me to the station?
Bir zamanlar bir ağacın içinde kayboldum.Once, I got lost inside a tree.
Muhtemelen kayboldum.I am probably lost.
Kayboldum. Lütfen bana yardım edebilir miydiniz?I'm lost. Could you please help me?
Tamamen kayboldum.I'm totally lost.
Şehirden dönerken kayboldum.I got lost driving back from town.
Buraya gelirken kayboldum.I got lost on my way here.
Sanırım kayboldum.I think I'm lost.
Labirentte kayboldum.I got lost in the maze.
Ben ormanda kayboldum.I got lost in the woods.
Ben gerçekten kayboldum.I was really lost.
Kayboldum ve daha da kötüsü, sonra yağmur yağmaya başladı.I got lost, and to make it even worse, it then began to rain.
Ben kayboldum!I'm lost!
Boston'da kayboldum.I got lost in Boston.
Mağarada kayboldum.I got lost in the cave.
Ben mağarada kayboldum.I got lost in the cave.
Tanrım, kayboldum!Heavens, I'm lost!
Şarkılar yolunu nasıl olsa bulur diyerek ortadan kayboldum." sözleriyle anlattı.I said that the songs would find their way anyway, and just disappeared."
Kayboldum, fiziksel olarak.I was lost, physically.
Kayboldum. Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.I remember being on a plane going from Kenya to South Africa, and I had no idea where I was.
Hayır, kayboldum.No, I was lost.
O kadar kayboldum ki.I'm so lost.
Ormanda kayboldum.Me he perdido en el bosque.
Karda kayboldum.Me perdí en la nieve.
Affedersiniz, ben kayboldum.Disculpe, me he perdido.
Kütüphaneyi bulmaya çalışırken kayboldum.Me perdí cuando trataba de encontrar la biblioteca.
Kusura bakmayın, ben kayboldum.Συγνώμη, έχω χαθεί.
Affedersin. Kayboldum, fiziksel olarak. Sanırım zihinsel olarak daXin lỗi anh, Em đã bị lạc.
Hayır, kayboldum.No, estaba perdido.
"Hiçkimse olduğumda, çok fazla depresyon içerisindeyim. O kadar kayboldum ki. Çok karıştım.""Ha senki vagyok, annyira depressziós vagyok, elveszett és zavarodott vagyok."
O kadar kayboldum ki. Çok karıştım."Cosi' persa, cosi' confusa"
O kadar kayboldum ki. Çok karıştım."Estoy tan confundida.'
O kadar kayboldum ki.Je suis tellement perdue.
Sekiz yıl önce V-Day çerçevesinde seyahat etmeye başladığımda birşey oldu. Kayboldum.8년 전 V-Day때 제가 여행을 시작할 때 저는 급격한 혼란을 겪게 되었는데요
Sekiz yıl önce V-Day çerçevesinde seyahat etmeye başladığımda birşey oldu. Kayboldum.Tôi bị lạc khi tôi bắt đầu di chuyển ở V-day 8 năm trước.
Sekiz yıl önce V-Day çerçevesinde seyahat etmeye başladığımda birşey oldu. Kayboldum.כשהתחלתי לנסוע עם וי-דיי לפני 8 שנים הלכתי לאיבוד.
Sekiz yıl önce V-Day çerçevesinde seyahat etmeye başladığımda birşey oldu. Kayboldum.شئ حدث عندما بدأت الترحال في V-Day قبل ثماني سنوات. لقد ضعت.
Sekiz yıl önce V-Day çerçevesinde seyahat etmeye başladığımda birşey oldu. Kayboldum.ケニヤから南アフリカへ向かう飛行機に乗っていて