kaybetmez ile cümle

kaybetmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hangisini seçersen seç, kaybetmezsin.Whichever you choose, you cannot lose.
O, umudunu hiç kaybetmez.He never loses hope.
Tom soğukkanlılığını asla kaybetmez.Tom never loses his cool.
Tom neredeyse satrançta hiç kaybetmez.Tom hardly ever loses at chess.
Sahip olmadığın şeyi kaybetmezsin.You don't lose what you don't have.
Bu sokağı izlerseniz evimizi kaybetmezsiniz.You can't miss our house if you follow this street.
Umarım Tom itidalini kaybetmez.I hope Tom doesn't lose his temper.
Yaşadığı zorluklara rağmen, Tohru, neşesini ve iyimserliğini hiç kaybetmez.Despite life's trials, Poong-ho never loses his optimism and sense of humor.
Size söyleyeyim, bana kalsa, birinizi bile kaybetmezdim.I tell you... if it was up to me, I don't want to lose any single one.
Yani çok bulunan hayvanları birden kaybetmezsiniz.So you don't lose abundant animals.
Ama hiç bir zaman cesaretini kaybetmez.Well how many turns do you get for a fun pass?
O zaman, eğer yükselen ev fiyatların varsa, bankalar sana borç vermekle para kaybetmez. -So when you have rising housing prices, the banks will not lose money lending you.
Şüphesiz Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.Surely God does not let the recompense of those who do good to go waste.
Ve sabret. Gerçekten Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.And have patience, for Allah does not waste the wages of the righteous.
Gerçekten Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.God will not waste the reward of the virtuous.
Eğer ki tanrı yoksa, hiçbir şey kaybetmezsiniz ve geride bıraktıklarınız ile hatırlanırsınız.If there is no god, you have lost nothing and will be remembered fondly by those you left behind.
"Don`t Come" da her şey Come'ın tersi olur sadece 12 gelirse kazanmaz veya kaybetmez.خاض خلال مسيرته 12 نزالا، فاز في 12 ولم يتعادل ولم يخسر.
Yaşlanınca da bu formunu kaybetmez.Já de idade avançada, não queria perder tal candidato.
Eğer ki tanrı yoksa, hiçbir şey kaybetmezsiniz ve geride bıraktıklarınız ile hatırlanırsınız."Voor mij moet de mens niets afwijzen of onderdrukken wat hem gegeven is.
Taşıma özelliğini uzun süre kaybetmez.Довгі перевезення переносить погано.
Yaşlanınca da bu formunu kaybetmez.Навіть при тривалому зберіганні не втрачає своїх якостей.
O, umudunu hiç kaybetmez.Він ніколи не втрачає надії.
Yaşlanınca da bu formunu kaybetmez.Při tuhnutí neztrácí na objemu.
Yaşlandığında bile oyunculuğundan bir şey kaybetmez.S oblibou si hraje a svou hravost neztrácí ani ve vyšším věku.
Eğer ki tanrı yoksa, hiçbir şey kaybetmezsiniz ve geride bıraktıklarınız ile hatırlanırsınız.Dacă nu există Dumnezeu, nu ai pierdut nimic și vei fi reamintit cu drag de către cei rămași în urmă.
Yaşadığı zorluklara rağmen, Tohru, neşesini ve iyimserliğini hiç kaybetmez.În ciuda traiului greu, Tohru rămâne optimistă.
Yaşlanınca da bu formunu kaybetmez.Az ókori ismeretek így nem vesztek el.
Yazları da soğukluğunu kaybetmez, kar burada yaklaşık 10 ay sürer.Télen befagy, a jeges időszak a torkolatnál kb. 100 napig tart.
María ise kaybettiği çocuğunu bulacağına ilişkin umudunu hiç kaybetmez ve sonunda da başarılı olur.Η Μαρία όμως ποτέ δεν χάνει την ελπίδα της, ότι θα βρει το γιο που έχασε.
Öldürürken vakit kaybetmez.Slipper krutt når de blir drept.
Taşıma özelliğini uzun süre kaybetmez.移動時間はかからない。
Yaşlandığında bile oyunculuğundan bir şey kaybetmez.負けてもゲームオーバーにならない。
Yaşlandığında bile oyunculuğundan bir şey kaybetmez.無法行動時輸掉遊戲。
Taşıma özelliğini uzun süre kaybetmez.Не издържа дълъг транспорт.
Yaşlanınca da bu formunu kaybetmez.Когато поотраснат, те губят тази си способност.
Ama hiç bir zaman cesaretini kaybetmez.Ale on to nikdy nevzdá. Pořád zametá a utírá prach z her, čeká na zákazníky.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Als je een scheepsvloot wilt bouwen, ga je niet zitten praten over timmerwerk.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Bila Anda ingin membangun armada kapal, Anda tidak duduk berbicara tentang ilmu tukang kayu.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Dacă vrei să construieşti o flotă de vapoare, nu trebuie sa stai la poveşti despre tâmplărie.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Ha egy flottányi hajót akarsz építeni, nem üldögélsz az ácsmunkáról beszélve.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Jeśli chcesz zbudować flotę statków, nie nawołuj do zdobycia drewna.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."만일 함대를 구축하려면, 그냥 앉아서 목공에 대해서나 떠들지 않아요.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Nếu bạn muốn xây dựng một đội tàu, bạn không nên ngồi đó và nói về nghề mộc.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Om du vill bygga en flotta så sitter du inte och talar om snickeri och hantverk.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Se quiserem construir uma frota de navios, "não se sentem a falar de carpintaria.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Se vuoi costruire una flottiglia di navi, non ti metti a parlare di carpenteria.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Si quieres construir una flotilla de buques, no te sientes a hablar de carpintería.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Wenn man eine Flotte an Schiffen bauen will, sitzt man nicht herum und redet über Schreinerei.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Αν θέλεις να φτιάξεις μία αρμάδα πλοίων, δεν κάθεσαι να μιλάς για την ξυλουργική.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Ако искате да изградите флотилия от кораби, не седите и говорите за дърводелство.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Если хочешь построить флотилию кораблей, не нужно рассиживать и обсуждать трудности плотничного дела.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz." אם אתה רוצה לבנות שייטת של ספינות, אתה לא יושב ומדבר על נגרות.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz.إذا اردت ان تبني اسطولا من السفن .. لاتهتم فحسب بالنجارة ..
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz.大工仕事について話し込むんじゃなくて 離れた岸を探検するビジョンで
O zaman, eğer yükselen ev fiyatların varsa, bankalar sana borç vermekle para kaybetmez. -Když máte rostoucí ceny bydlení, banka nepřijde o peníze, když vám půjčí.
O zaman, eğer yükselen ev fiyatların varsa, bankalar sana borç vermekle para kaybetmez. -Οπότε όταν οι τιμές των κατοικιών ανεβαίνουν, οι τράπεζες δεν θα χάσουν τα χρήματα που σας δανείζουν.
O zaman, eğer yükselen ev fiyatların varsa, bankalar sana borç vermekle para kaybetmez. -Коли ціни на житло підвищилися, банк не втратить гроші, які надав тобі.
O zaman, eğer yükselen ev fiyatların varsa, bankalar sana borç vermekle para kaybetmez. -損しないのです。 なぜなら、もしあなたが払えなかったら、 あなたは銀行に家を渡して、
Size söyleyeyim, bana kalsa, birinizi bile kaybetmezdim.Azt mondom neked, ha rajtam múlna, nem akarok közületek senkit elveszíteni.
Size söyleyeyim, bana kalsa, birinizi bile kaybetmezdim.Je vous le dis...si ça ne tenait qu'à moi, je ne voudrais pas en perdre un seul.

İlgili Sayfalar