kaybetmeyi ile cümle
kaybetmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.54
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Newtown halkı, ruhban sınıfı ve misafirler-- Kutsal kitap diyor ki: cesaretinizi kaybetmeyin.外面は消耗し切っているように見えても 内面は 日ごとに回復しています
Newtown halkı, ruhban sınıfı ve misafirler-- Kutsal kitap diyor ki: cesaretinizi kaybetmeyin.致所有Newtown市,牧師,來賓們. 聖經告訴我們: 勿失去信念
- Onları kaybetmeyin, Malloy.- Dranbleiben!
- Onları kaybetmeyin, Malloy.-Đừng để mất, Malloy. <i>Có tín hiệu rồi.
- Onları kaybetmeyin, Malloy.- Freedom, tu Houston.
- Onları kaybetmeyin, Malloy.Jangan sampai mereka hilang, Malloy.
- Onları kaybetmeyin, Malloy.-Neztrať je.
- Onları kaybetmeyin, Malloy.- No la sueltes.
- Onları kaybetmeyin, Malloy.- Non perderli!
- Onları kaybetmeyin, Malloy.- Să nu-i pierzi. <i>Prindem ceva.
- Onları kaybetmeyin, Malloy. - Sharp, bir şey duyuyorum. - Houston, burası Freedom.Хюстън, кацнахме успешно.
- Onları kaybetmeyin, Malloy. - Sharp, bir şey duyuyorum. - Houston, burası Freedom.?אולי תעזור לנו עם התמסורת
- Onları kaybetmeyin, Malloy. - Sharp, bir şey duyuyorum.- Mist dem ikke! <i>- Sharp!
- Onları kaybetmeyin, Malloy. - Sharp, bir şey duyuyorum.لا تفقدهم مالوى شارب لدى شىء هنا
- Onları kaybetmeyin, Malloy.- Tappa dem inte!
- Onları kaybetmeyin, Malloy.Μην τους χάσεις.
Seni kaybetmeyi göze alamam.En voi menettää sinua.
Seni kaybetmeyi göze alamam.Jag kan inte...förlora dig.
Seni kaybetmeyi göze alamam.Jeg kan ikke ... miste dig.
Seni kaybetmeyi göze alamam.Não posso... dar-me ao luxo de a perder.
Seni kaybetmeyi göze alamam.Nie mogę sobie pozwolić, by cię stracić.
Seni kaybetmeyi göze alamam.Non posso... permettermi di perderti.
Seni kaybetmeyi göze alamam.No puedo... permitirme perderte.
Seni kaybetmeyi göze alamam.Δεν μπορώ, δεν αντέχω να σε χάσω.
Seni kaybetmeyi göze alamam.Я не могу... потерять вас.
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.Ik zeg hier en nu: wanhoop niet.
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.Jeg vil fortælle jer det med det samme: tab endelig ikke modet.
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.Je vais vous dire tout de suite : s'il vous plaît ne désespérez pas.
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.저는 이런 말씀을 드리고 싶네요. 제발 절망하지 마세요.
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.Les diré algo: por favor no se desesperen.
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.Mam zamiar powiedzieć teraz: proszę, nie rozpaczajcie.
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.Men det ska jag säga er, känn inte så!
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.Most azt mondom Önöknek: félre a lemondással!
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.Per favore, non disperate.
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.Vă voi spune chiar acum: vă rog, nu disperaţi.
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.Xin đừng thất vọng
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.Ще ви кажа сега: моля ви, не се отчайвайте.
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.Я хочу сказать вам прямо сейчас: пожалуйста, не отчаивайтесь.
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.אני אומר לכם עכשיו: אל תתיאשו.
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.سأقولها لكم الآن: من فضلكم لا تيأسوا.
Size şunu söyleyeceğim: Lütfen umudunuzu kaybetmeyin.もし知的地球外生命体が
Tanrısal lütuf ile. " Kendini kaybetmeyi öğrendiğinde, Sevdiğin'e ulaşacaksın."Con grazia. "Sappiate che quando imparerete a perdere voi stessi, raggiungerete l'Amato".
Tanrısal lütuf ile. " Kendini kaybetmeyi öğrendiğinde, Sevdiğin'e ulaşacaksın.""debes daber que cuando aprendes a estar en paz contigo mismo, alcanzaras el amor profundo"
Tanrısal lütuf ile. " Kendini kaybetmeyi öğrendiğinde, Sevdiğin'e ulaşacaksın."Met gratie. 'Weet wanneer je leert jezelf te verliezen , dan bereik je de Geliefde'
Tanrısal lütuf ile. " Kendini kaybetmeyi öğrendiğinde, Sevdiğin'e ulaşacaksın."Вместе с благодатью. "Знайте, что когда вы научитесь терять себя, вы достигнете Возлюбленного"
Vazgeçmedi, ve eğer o vazgeçmediyse dünya üzerinde kim umudunu kaybetmeyi düşünebilir ki?Hij had niet opgegeven, en als hij niet opgaf, hoe kon iemand in de buitenwereld dan ooit de hoop opgeven?
Vazgeçmedi, ve eğer o vazgeçmediyse dünya üzerinde kim umudunu kaybetmeyi düşünebilir ki?Jeśli on się nie poddał, czy ktokolwiek inny może stracić nadzieję?
Vazgeçmedi, ve eğer o vazgeçmediyse dünya üzerinde kim umudunu kaybetmeyi düşünebilir ki?그는 포기하지 않았습니다. 그조차도 포기하지 않았는데 감히 다른 어떤 이가 희망을 포기할 수 있을까요?
Vazgeçmedi, ve eğer o vazgeçmediyse dünya üzerinde kim umudunu kaybetmeyi düşünebilir ki?Não tinha desistido e, se ele não desistiu, quem, no mundo exterior, se atreverá a perder a esperança?
Vazgeçmedi, ve eğer o vazgeçmediyse dünya üzerinde kim umudunu kaybetmeyi düşünebilir ki?Nem adta fel a küzdelmet, és ha ő nem tette, hogyan veszíthetné el bárki más a világban a reményt?
Vazgeçmedi, ve eğer o vazgeçmediyse dünya üzerinde kim umudunu kaybetmeyi düşünebilir ki?Nu a renunţat şi dacă nu a făcut-o, cum ar putea altcineva din afară să îndrăznească să-şi piardă speranţa?
Vazgeçmedi, ve eğer o vazgeçmediyse dünya üzerinde kim umudunu kaybetmeyi düşünebilir ki?הוא לא ויתר, ואם הוא לא ויתר, איך יכול בכלל מישהו בעולם שבחוץ לחלום לוותר על התקווה?
Vazgeçmedi, ve eğer o vazgeçmediyse dünya üzerinde kim umudunu kaybetmeyi düşünebilir ki?لا يملك شيئاً ليتركه، وإذا لم يقم هو بالإستسلام، فكيف يمكن لأي شخص في العالم بأن يحلم بالتخلي عن الأمل؟
Vazgeçmedi, ve eğer o vazgeçmediyse dünya üzerinde kim umudunu kaybetmeyi düşünebilir ki?外の世界のいったい誰があきらめようなどと思えるでしょうか? 1994年、南アフリカでの選挙を取材し