kaybetmeyi ile cümle

kaybetmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Önemsiz şeyler üzerinde zaman kaybetmeyin.Не трать время на пустяки.
Kaybetmeyi öğren.Учись проигрывать.
Ayarlarla vakit kaybetmeyin.Не придирайтесь к мелочам.
Ne kadar kaybetmeyi göze alabilirsin?Quanto você pode se dar ao luxo de perder?
Kaybetmeyi kimse sevmez.Ninguém gosta de perder.
Ayarlarla vakit kaybetmeyin.Nie stosować środków odurzających.
Oyun kesintisizdir, oyuncu oyun hakkında düşünmeyi bıraktığında kaybetmeyi de bırakmış olur.Man kan förlora spelet igen så fort man slutat tänka på det.
Ayarlarla vakit kaybetmeyin.Ej att förväxla med Kalender.
Ayarlarla vakit kaybetmeyin.Не терпить штучних просік.
Ayarlarla vakit kaybetmeyin.Să nu umbli cu bârfeli.
Bu generaller kuşkusuz ki aynı zamanda seçmenleri olan askerleriin güvenini kaybetmeyi göze alamazlardı.A lengyelek ekkor még nem hagyták cserben a jóváhagyásukkal megtelepedett lovagokat.
Ayarlarla vakit kaybetmeyin.時間稼ぎをするな。
Ayarlarla vakit kaybetmeyin.勿任稍有寄顿。
Ayarlarla vakit kaybetmeyin.אל תבזבזי את זמנך.
Ayarlarla vakit kaybetmeyin.Nemojte oštetiti usjeve.
Erkekler bunu yaparken bazen derin dalışlarla bulunan yemleri kaybetmeyi göze alırlar.Mužjaci koji su otjerani iz čopora se često, silom prilika, orijentiraju na takvu prehranu.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."그 쪽하고 소원하게 되면 곤란하지요"라고 하더군요.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Não podemos arriscar aliená-los, ao testar cintos de segurança contra cadeiras auto."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nie mogą ich zrazić porównując pasy z fotelikami.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Non possiamo rischiare di perdere clienti testandoli contro le cinture."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."No podemos arriesgar alejarlas probando cinturones en relación con asientos de auto'.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nous ne pouvons pas risquer de les perdre en faisant des tests comparatifs entre ceinture et siège auto."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nu putem risca să-i îndepărtăm testând centurile de siguranţă versus scaunele auto."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Vi kan inte riskera att stöta oss med dem genom att testa bälten gentemot stolar."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."We willen ze niet voor het hoofd stoten door een test van de gordel ten opzichte van autozitjes. "
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Wir können nicht riskieren, das Vertrauen der Kunden zu verlieren.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Δεν ρισκάρουμε να ψυχρανθούν συγκρίνοντας ζώνες ασφαλείας και καθίσματα αυτοκινήτου.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Мы не хотим рисковать и портить с ними отношения, сравнивая ремни безопасности и детские кресла."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Не можем да рискуваме да ги отблъснем, като тестваме столчета за коли спрямо предпазни колани."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."אנחנו לא יכולים להסתכן בהברחתם על ידי השוואת ".חגורות בטיחות לכיסאות בטיחות
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."لا يمكننا المجازفة بخسارتهم بسبب اختبار أحزمة الأمان النسبي لمقاعد السيارة. "
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."なんとか 匿名を条件に
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Att inte ångra kärlek trots för att förlora allt.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Để không phải hối tiếc trong tình yêu cho dù phải mất tất cả mọi thứ.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Es nicht zu bereuen, dass man sich verliebt hat, selbst wenn man alles verliert.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.네가 모든 걸 잃어도 호홰라고 않은 것
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Nelitovat lásky přesto, že ztratíš všechno.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Neľutovať lásku naprek tomu, že si všetko stratil.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Ne pas regretter d'aimer en dépit de tout perdre.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Nie żałować miłości pomimo utraty wszystkiego!
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Non avere rimpianti malgrado l'aver perso tutto.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Om er geen spijt van het houden van iets/iemand ondanks alles te verliezen.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Sa nu regreti ca ai iubit desi ai pierdut totul.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Να μη το μετανιώνεις που αγάπησες παρ'όλο που έχασες τα πάντα.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Да не съжаляваш за любовта,въпреки, че губиш всичко.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.Не сожалеть о том, что влюбился, даже потеряв всё.
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.לא להתחרט על זה שאהבת גם אם איבדת הכל בדרך
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.لن أندم على المحبه ، بالرغم من فقداني لكل شيء
Aşk yüzünden pişman olmamak için, her şeyini kaybetmeyi göze almalısın.俺の話をよく聞け
Ayrıca nazik bir şekilde kaybetmeyi öğrendiler, kazanandan intikam almadan.Dan mereka juga belajar menerima kekalahan dengan lapang dada, tanpa balas dendam.
Ayrıca nazik bir şekilde kaybetmeyi öğrendiler, kazanandan intikam almadan.E hanno anche imparato a perdere elegantemente, senza vendicarsi contro il vincitore.
Ayrıca nazik bir şekilde kaybetmeyi öğrendiler, kazanandan intikam almadan.Ei au mai învățat cum să piardă cu demnitate, fără să se răzbune pe câștigător.
Ayrıca nazik bir şekilde kaybetmeyi öğrendiler, kazanandan intikam almadan.En ze hebben ook geleerd hoe ze gracieus kunnen verliezen... zonder wraak te nemen op de winnaar.
Ayrıca nazik bir şekilde kaybetmeyi öğrendiler, kazanandan intikam almadan.E também aprenderam a perder com classe, sem se vingarem do vencedor.
Ayrıca nazik bir şekilde kaybetmeyi öğrendiler, kazanandan intikam almadan.Et ils ont aussi appris à être bons perdants, sans se venger du gagnant.
Ayrıca nazik bir şekilde kaybetmeyi öğrendiler, kazanandan intikam almadan.I nauczyli się też przegrywać z wdziękiem, bez mszczenia się na zwycięzcy.
Ayrıca nazik bir şekilde kaybetmeyi öğrendiler, kazanandan intikam almadan.Ja he ovat myös oppineet häviämään kunnialla, kostamatta sitä voittajalle.
Ayrıca nazik bir şekilde kaybetmeyi öğrendiler, kazanandan intikam almadan.그리고 그들은 우아하게 패배를 인정하는 법을 배웁니다 승리자에게 보복하지 않고 말이죠
Ayrıca nazik bir şekilde kaybetmeyi öğrendiler, kazanandan intikam almadan.Mi több, megtanulták, hogyan kell méltósággal veszíteni, nem pedig bosszút állni a győztesen.
Ayrıca nazik bir şekilde kaybetmeyi öğrendiler, kazanandan intikam almadan.Und sie haben auch gelernt, mit Anstand zu verlieren, ohne sich gleich am Gewinner zu rächen.

İlgili Sayfalar