kaybetmem ile cümle

kaybetmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak hiçbir zaman görüntüyü tamamen kaybetmemiştir.하지만, 그녀는 결코 용기를 잃지 않았다.
Bununla beraber bölgedeki sömürgelerini kaybetmemek için tedbirler aldılar.그러나 그는 그러면서도 동방의 상황에 대한 정보를 수집하는 것을 게을리하지 않았다.
Ama laneti ortaya çıkmamış ve ruhunu kaybetmemiştir.לא, כי תודה לאל, הוא ענה, עדיין לא איבד דבר משלו.
Ancak hiçbir zaman görüntüyü tamamen kaybetmemiştir.Тя обаче никога не умира напълно.
Ama laneti ortaya çıkmamış ve ruhunu kaybetmemiştir.Останал верен на клетвата си и не пожалил своето имане.
Değişebilirsiniz ancak kendinizi kaybetmemelisiniz.Ako misliš pobijediti, ne smiješ izgubiti.
Bu onun 11 yıllık kaybetmeme rekoruna son veriyordu.Ishod je bio ukidanje izvanrednog stanja dugog 19 godina.
Ama laneti ortaya çıkmamış ve ruhunu kaybetmemiştir.Ni poraz ga nije slomio, niti je odustao od svojih uvjerenja.
Değişebilirsiniz ancak kendinizi kaybetmemelisiniz.Musí sa síce prispôsobiť, ale nestratiť svoju tvár.
Bu onun 11 yıllık kaybetmeme rekoruna son veriyordu.Rekord ni bil premagan celih štirinajst let.
Araç duraklarda, yolcuların araca binmesi için vakit kaybetmemiş olur.Įlipantieji nelauks, kol kiti keleiviai išlips iš traukinio.
Ancak geleneksel kurallar hala önemini kaybetmemiştir.Bet tai nereiškia, kad senieji metodai prarado savo vertę.
Anlaşmanın hayata geçirilmesi konusunda Hitler, hiç zaman kaybetmemiştir.Hitleris dėl šios teritorijos nepriėmė jokio galutinio sprendimo.
Allah'ım! Şimdi de arkadaşlarımı mı kaybetmem gerek?حقا, لا يمكنني حتى مساعدت اصدقائي الان؟
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Ale nie oznacza to, że powinniśmy porzucić nadzieje w walce z rakiem.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Ale to neznamená, že bychom měli vzdát naši naději v boji proti rakovině.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Dar aceasta nu înseamnă că trebuie să renunțăm la speranță în lupta împotriva cancerului.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Das heißt aber nicht, dass wir die Hoffnung im Kampf gegen den Krebs aufgeben sollten.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Ez viszont nem jelenti azt, hogy fel kellene adnunk a reményt a rák elleni harcban.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.하지만 그렇다고 우리가 암과의 싸움에서 희망의 끈을 놓아야 한다는 말은 아닙니다
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Maar dat betekent niet dat we de hoop opgeven in de strijd tegen kanker.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Mais ça ne veut pas dire que nous devions abandonner l'espoir dans la lutte contre le cancer.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Ma questo non vuol dire che dobbiamo abbandonare la speranza nella lotta contro il cancro.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Mas isso não significa que devamos abandonar a esperança na luta contra o cancro.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Men det betyder inte att vi ska ge upp hoppet om att bekämpa cancer.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Namun itu tidak berarti kita harus menyerah dalam perang melawan kanker.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Nhưng nó không có nghĩa là chúng ta sẽ từ bỏ hi vọng đấu tranh chống bệnh ung thư.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Pero esto no significa que debamos perder las esperanzas en la lucha contra el cáncer.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Αλλά αυτό δεν σημαίνει, πως πρέπει να εγκαταλείψουμε την ελπίδα στην καταπολέμηση του καρκίνου.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Но това не означава, че ние трябва да губим надежда в борбата срещу рака.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.Но это не значит что мы должны оставить всякую надежду в борьбе с раком.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.אך זה אינו אומר שעלינו לנטוש את התקוה במלחמה נגד סרטן.
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.ﻟﻜﻦ ﻫﺬﺍ ﻻ ﻳﻌﻨﻲ ﺍﻧﻨﺎ ﻳﺠﺐ ﺍﻥ ﻧﻔﻘﺪ ﺍﻸﻣﻞ في حربنا ضد السرطان
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.屈服する必要はないのです 実際 ガン成長の
Aracının perdövitese girmemesi için çok fazla hız kaybetmemeye dikkat et.Aseguraos de que la velocidad no baje demasiado, o entraréis en pérdida.
Aracının perdövitese girmemesi için çok fazla hız kaybetmemeye dikkat et.Das Flugzeug darf niemals so viel Geschwindigkeit verlieren, damit ein Strömungsabriss auftritt.
Aracının perdövitese girmemesi için çok fazla hız kaybetmemeye dikkat et.Dávejte pozor, abyste neztratili příliš rychlosti a vaše letadlo se nedostalo do přetažení.
Aracının perdövitese girmemesi için çok fazla hız kaybetmemeye dikkat et.Pamiętajcie, że zbyt duże wytracenie prędkości może skutkować przeciągnięciem.
Aracının perdövitese girmemesi için çok fazla hız kaybetmemeye dikkat et.Veillez à ne jamais perdre trop de vitesse afin de ne pas décrocher.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.아시아의 상아 시장을 없애 한 해에 2만 5천 마리의 코끼리가 사라지지 않도록 말이죠.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Bạn muốn giảm nhiệt thị trường buôn bán ngà voi ở châu Á để chúng ta không sát hại 25.000 con voi một năm.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Bisogna provare a ridurre il mercato dell'avorio in Asia per non usare 25 000 elefanti ogni anno.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Il faut travailler à réduire le marché de l'ivoire en Asie pour qu'il ne tue plus 25 000 éléphants par an.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Je wil iets doen tegen de ivoorhandel in Azië, zodat je geen 25.000 olifanten per jaar verliest.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Queremos acabar com o mercado asiático de marfim para não se usarem 25 000 elefantes por ano.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Trebuie căutat ca valoarea pieții de fildeș în Asia să scadă pentru a nu folosi 25.000 de elefanți pe an.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Żeby walczyć z handlem kością słoniową w Azji nie można wykorzystywać 25 tys. słoni rocznie.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Να λιγοστέψει η αγορά ελεφαντόδοντου στην Ασία, ώστε να μην χάνονται 25.000 ελέφαντες το χρόνο.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Пытаетесь обрушить рынок слоновой кости в Азии, чтобы в год не погибало 25 000 слонов.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.אנחנו רוצים לעבוד על הורדת השוק לשנהב של אסיה כדי שלא נצרוך 25,000 פילים בשנה.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.عليكم العمل علىمكافحة السوق السوداء للعاج بآسيا التي يقتل بسببها 25.000 فيل سنويا.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.毎年殺戮される2万5千頭の象を保護したい しかしその一方自然保護生物学者は暗い話題が
Bankadaki kredi sorumlusu da bu işlem sırasında para kaybetmemek ister. .Agent pożyczkowy w banku bardzo dba aby bank nie stracił pieniędzy na tej transakcji.
Bankadaki kredi sorumlusu da bu işlem sırasında para kaybetmemek ister. .A úvěrový úředník v bance se opravdu stará o to, že o peníze v této transakci nepřijdou.
Bankadaki kredi sorumlusu da bu işlem sırasında para kaybetmemek ister. .Traditioneel, als ik een lening wil, zou ik naar de bank gaan.
Bankadaki kredi sorumlusu da bu işlem sırasında para kaybetmemek ister. .Y ese oficial de creditos del banco, el realmente se preocupa por no perder dinero en la transacción.
Bankadaki kredi sorumlusu da bu işlem sırasında para kaybetmemek ister. .Και ο υπάλληλος της τράπεζας, νοιάζεται για το να μην χάσει λεφτά η τράπεζα από αυτή τη συναλλαγή.
Bankadaki kredi sorumlusu da bu işlem sırasında para kaybetmemek ister. .Кредитний інспектор в банку, він справді опікується тим, щоб не дати гроші на інші операції.
Bankadaki kredi sorumlusu da bu işlem sırasında para kaybetmemek ister. .細心の注意を払いました。 もし、あなたに100万ドルを貸す時は、
Bence toplumumuzda şu an sahip olduğumuz şey, doğa ile olan iletişimimizi kaybetmemizdir.Asta cred eu cred că avem noi în societatea noastră, ne-am uitat legătura cu natura.
İlgili Sayfalar