kaybet ile cümle

kaybet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Filiberto sadece işini kaybetti.Filiberto just lost his job.
Biz oynadık. Biz kaybettik. Baştan başlamaya ne dersin?We played. We lost. How about starting it over?
Birçok kişi deprem sonrası evini kaybetti.Many people lost their homes after the earthquake.
O bir uçak kazasında ebeveynlerini kaybetti.He lost his parents in a plane accident.
Az önce bir trafik kazasında en iyi arkadaşımı kaybettim.I just lost my best friend in a traffic accident.
Uyuşturucu etkisi altında bilincini kaybetti.He lost consciousness under the influence of the anesthetic.
Buraya gelirken yolunu kaybetti.He got lost on his way here.
Ben sabrımı kaybettim.I lost my patience.
Onlar mülklerini kaybettiler.They lost their property.
Onlar İç Savaşı kaybetmişti.They had lost the Civil War.
Para kaybetmekten bıktılar.They became tired of losing money.
Mevcut sisteme inançlarını kaybettiler.They lost faith in the existing system.
O, bacaklarının kontrolünü kaybetti.He lost control of his legs.
O bütün politik gücünü kaybetti.He had lost all political power.
1962 de, valiliğe adaylığını koydu, ve kaybetti.In 1962, he ran for governor, and lost.
General Lee ve Konfederasyon Ordusu, büyük savaşı kaybetti.General Lee and the Confederate Army lost the great battle.
Rus askerleri gittikçe daha fazla umut kaybetti.More and more Russian soldiers lost hope.
Binlerce ve binlerce asker hayatlarını kaybetti.Thousands and thousands of soldiers lost their lives.
İşçiler işlerini kaybetti.Workers lost their jobs.
İnsanlar bankalara güvenini kaybettiler.People lost faith in banks.
Binlerce insan evlerini kaybettiler.Thousands lost their homes.
Birçok çiftçiler çiftliklerini kaybettiler.Many farmers lost their farms.
Birçok çiftçi çiftliğini kaybetti.Many farmers lost their farms.
Onun aklı zekiliğini kaybetmiştir.His mind had lost its sharpness.
Milyonlarca insan işlerini kaybettiler.Millions of men lost their jobs.
Birçok insan kollarını ya da bacaklarını kaybetmiş.Many had lost their arms or legs.
Protesto eden biri işini kaybetti.Anyone who protested, lost his job.
Milyonlarca insan işlerini kaybetti.Millions of people lost their jobs.
Milyonlarca işçi işlerini kaybetti.Millions of workers lost their jobs.
Binlerce insan işlerini kaybetti.Thousands of people lost their jobs.
Polislerin çoğu işlerini kaybetti.Most of the policemen lost their jobs.
Milyonlarca insan bütün birikimlerini kaybetti.Millions of persons lost all their savings.
İşler başarısız sonuçlanınca işçiler işlerini kaybettiler.As businesses failed, workers lost their jobs.
Onu kullan ya da kaybet.Use it or lose it.
O aniden bilincini kaybetti.She suddenly lost consciousness.
Ani bir fırtınadan dengesini kaybettiği için, ip cambazı ölümüne düştü.Losing his balance from a sudden gust of wind, the tightrope walker fell to his death.
Aklımı kaybetmedim, onu eBay'da sattım.I did not lose my mind, I sold it on eBay.
Çocuk kaybettiği anahtarı arıyordu.The boy was searching for the key that he had lost.
Fiyatta rakibimize karşı kaybettik.We lost against our rival on price.
Soğuk kanlılığımı kaybetmeye başlıyordum.I was beginning to lose my cool.
Lütfen bana yardım eder misin? Önemli bir belgeyi kaybettim.Could you please help me? I've lost an important document.
O, gözlüklerini kaybettiği için o onu kendisi için okumasını rica etti.She asked him to read it for her because she had lost her glasses.
O, tüm parasını kaybettiği için onu bağışladı.She forgave him for losing all her money.
Onun tüm parasını kaybetmesini affetti.She forgave him for losing all her money.
Ona onun tarafından kilo kaybetmesi tavsiye edildi.She was advised by him to lose weight.
Kazanmak yok, kaybetmek yok, biz tamamen eşitiz.No gain, no lose, we are fully equal.
Çok zaman kaybettik.We lost a lot of time.
Tom patronuyla o şekilde konuşarak işini kaybetmeyi göze alıyordu.Tom was risking losing his job by talking to his boss that way.
Soğukkanlılığını kaybetti ve eşyaları fırlatmaya başladı.He lost his cool and started throwing things.
O tüm umudunu kaybetti.She has lost all hope.
Ben arkadaşlarımı kaybettim.I have lost my friends.
Aklımı kaybettiğimi düşünüyorum.I think I'm losing my mind.
Silgini kullanabilir miyim? Benimkini kaybettim gibi görünüyor.May I use your eraser? I seem to have lost mine.
Savaşı kaybetmek bizim için ne anlam taşıyacak?What will losing the war mean to us?
Karının biraz kilo kaybettiğini görmek ister misin?Would you like to see your wife lose a little weight?
Sadece en iyi arkadaşını kaybetmiş gibi görünüyorsun.You look like you've just lost your best friend.
Saatimi kaybettim, bu yüzden şimdi başka bir tane satın almak zorundayım.I have lost my watch, so now I have to buy another one.
Bu virüs nedeniyle birçok fil hayatını kaybetti.Because of that virus, many elephants lost their lives.
Ben bir şey kaybetmem.I won't lose anything.
Sen kaybettin, değil mi?You lost, didn't you?
İlgili Sayfalar