kaybet ile cümle
kaybet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Cüzdanımı kaybetmiştim, bu yüzden kaseti satın alamadım.I had lost my purse, so I couldn't buy the cassette.
Dün saatimi kaybettim.I lost my watch yesterday.
Benim şemsiyemi kaybettim.I lost my umbrella.
Şemsiyemi kaybettim.I lost my umbrella.
İşimi kaybettim ve hiç param yok. Ne yapacağımı bilmiyorum.I lost my job and I have no money. I'm at my wit's end.
Saatimi kaybettim, bu yüzden bir tane almak zorundayım.I lost my watch, so I have to buy one.
Kol saatimi kaybettim.I have lost my watch.
Saatimi kaybettim.I have lost my watch.
Bir saat aldım ve ertesi gün onu kaybettim.I bought a watch and I lost it the next day.
İşime olan ilgimi kaybettim.I lost interest in my work.
Arkadaşlarımın görüntüsünü kaybettim.I lost sight of my friends.
Kazansamda kaybetsemde mutlu olacağım.I'll be happy whether I win or lose.
Yeni dolma kalemimi kaybettim.I have lost my new fountain pen.
Ben ormanda yolumu kaybettim.I lost my way in the woods.
Ormanda yolumu kaybettim.I lost my way in the forest.
Onu kalabalığın içinde kaybettim.I lost him among the crowd.
Onu kalabalığın arasında kaybettim.I lost him among the crowd.
Kalabalıkta onun görüntüsünü kaybettim.I lost sight of her in the crowd.
Hayatımı kaybetme tehlikesi içindeydim.I was in danger of losing my life.
Biletimi kaybettim.I've lost my ticket.
Geçen hafta burada yolumu kaybettim.I lost my way here last week.
Bir gün önce aldığım saati kaybettim.I lost the watch I had bought the day before.
Yaklaşık on yıl önce oğlumu kaybettim.I lost my son about a decade ago.
Hemen başladık, aksi halde onu kaybetmiş oluruz.We started at once, otherwise we would have missed him.
Yolda onu gözden kaybettim.I lost sight of him on the way.
Ben yerimi kaybettim.I have lost my place.
Kendimi kaybetmeden babamla konuşamam.I can't talk with my father without losing my temper.
Benim kepimi kaybettim.I have lost my cap.
Dolma kalemimi kaybettim. Yarın bir tane satın almak zorundayım.I've lost my fountain pen. I have to buy one tomorrow.
Sakin olmaya çalıştım ama sonunda kendimi kaybettim.I tried to be calm, but finally I lost my temper.
Biz kalabalıkta Jim'i gözden kaybettik.We lost sight of Jim in the crowd.
Onu hastaneye göndermede hiç zaman kaybetmedik.We lost no time in sending him to the hospital.
Yolumuzu kaybettik ve ne yapacağımızı bilmiyorduk.We lost our way and did not know what to do.
Yolumuzu kaybettik gibi görünüyor.It seems that we have lost our way.
Onlar oyunu kaybetmiş olamazlar.They can't have lost the game.
Kedimizin kürkü parlaklığını kaybetti.Our cat's fur has lost its luster.
Onu yapmada zaman kaybetmedim.I lost no time in doing it.
Bana saatini kaybettiğini söyledi.He told me that he had lost his watch.
Kol saatini kaybettim.I lost the watch.
O, saatini kaybettiğinde umursamış gibi görünmüyordu.When he lost his watch he didn't seem to care.
Güvenini kaybetme, Mike.Don't lose confidence, Mike.
Kaybettiğin zamanı telafi etmelisin.You have to make up the time you have lost.
Gerçeği söylemek gerekirse, kalemini kaybettim.To tell the truth, I have lost your pen.
Arabamın anahtarını kaybettim.I've lost my car key.
Bana ödünç verdiğin kitabı kaybettim.I lost the book you lent me.
Biraz kilo kaybettiğimden beri kemerim gevşedi.Since I lost a little weight, my belt got loose.
Biletimi bulamıyorum. Onu kaybetmiş olmalıyım.I can't find my ticket. I must have lost it.
O, ormanda yolunu kaybetti.He lost his way in the woods.
Kontrolümü kaybettim.I'm out of control.
Pulları toplamada ilgimi kaybetti.I lost interest in collecting stamps.
Sanırım biletimi kaybettim.I think I've lost my ticket.
Biletimi kaybettim. Ne yapmalıyım?I lost my ticket. What should I do?
Soğukkanlılığını kaybetme.Don't lose your cool.
Büyükbabam seksen yaşında bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.My grandfather died of a disease at eighty.
Kilo kaybetmek için biraz spor yapsan iyi olur.In order to lose weight you had better take up some sport.
Birçok adam denizde hayatını kaybetti.Many a man has lost his life at sea.
İkinci Dünya Savaşı'nda birçok asker hayatını kaybetti.Many soldiers were killed in World War II.
Fırtınanın bir sonucu olarak, birçok kişi hayatını kaybetti.Many people were killed as a result of the storm.
Ben kilo kaybettim.I'm losing weight.
Büyük bir bomba düştü ve çoğu insan hayatını kaybetti.A big bomb fell, and a great many people lost their lives.
İlgili Sayfalar