kaybet ile cümle
kaybet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onların görüntüsünü kaybettim.I lost sight of them.
Onu gözden kaybettim.I lost sight of him.
Onun görüntüsünü kaybettim.I lost sight of her.
Onları kaybettiğimizi düşünüyorum.I think we lost them.
Onu kaybettiğimizi düşünüyorum.I think we lost him.
Onları kaybettik gibi geliyor.We seem to have lost them.
Onu kaybettik gibi geliyor.We seem to have lost him.
Onları kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose them.
Onu kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose him.
Onları kaybetmek istemedim.I didn't want to lose them.
Onu kaybetmek istemedim.I didn't want to lose him.
Onlar ona olan güvenini kaybetti.They lost their trust in him.
Onlar ona olan güvenlerini kaybettiler.They lost their trust in her.
Düşünce zincirimi kaybetmiş gibi görünüyorum.I seem to have lost my train of thought.
Dan kumarda servetini kaybetti.Dan lost his fortune in gambling.
Dan bütün parasını nasıl kaybettiğini ayrıntılı olarak açıkladı.Dan explained in detail how he lost all his money.
Dan parasını bir dolandırıcıya kaybetti.Dan lost his money to a swindler.
Rusça öğrenmesi zor, kaybetmesi kolay ve unutması imkansız.Russian is hard to learn, easy to lose, and impossible to forget.
Kaybetmeyi kimse sevmez.No one likes losing.
Seni kaybetsem çok üzülürüm.I would be very sad if I lost you.
Evinin anahtarını mı kaybettin?Have you lost the key of your house?
Tom parasını nasıl kaybettiğini açıkladı.Tom explained how he lost his money.
Mağaza o kadar kalabalıktı ki Tom ve Mary birbirlerini gözden kaybettiler.The store was so crowded that Tom and Mary lost sight of each other.
Dan anahtarını kaybettiğini iddia etti.Dan claimed that he had lost his key.
Tom oldukça çok kilo kaybetti.Tom has lost quite a lot of weight.
Tom arabasının kontrolünü kaybetti ve bir ağaca çarptı.Tom lost control of his car and crashed it into a tree.
Tom biraz kilo kaybetmesi gerektiğini düşünüyor ama Mary öyle düşünmüyor.Tom thinks he needs to lose some weight, but Mary doesn't think so.
Tom son zamanlarda oldukça çok kilo kaybetti.Tom has lost quite a lot of weight recently.
Tom en sevdiği kalemi kaybetti.Tom lost his favorite pen.
Sonunda cesaretini kaybettin mi?Have you finally lost your nerve?
Hepiniz aklınızı kaybettiniz mi?Have you all lost your minds?
Siz ikiniz aklınızı kaybettiniz mi?Have you both lost your minds?
Tam Tom'un tahmin ettiği gibi, takımımız kaybetti.Just as Tom predicted, our team lost.
Tom kaybettiği saati buldu.Tom found the watch he'd lost.
Tam olarak ne kadar para kaybettin?Exactly how much money did you lose?
Bacağını nasıl kaybettin?How did you lose your leg?
Tom anahtarını kaybettiğini söyledi.Tom said that he lost his key.
Defterimi kaybettim.I lost my notebook.
O, parayı kaybetmekten korkuyor.She's afraid of losing money.
Şimdi bekaretimi kaybettim, kendimi çok daha güvende hissediyorum.Now that I've lost my virginity, I feel much more confident.
Öğretmen işini kaybetti çünkü hata yapan öğrencileri acımasızca azarladı.The teacher lost his job because he cruelly berated students who made mistakes.
Bu denli sevdiği işini kaybetmesi Meryem'e büyük bir darbe oldu.Losing the job she loved so much was a severe blow for Mary.
O, ümidini kaybetti ve zehirle intihar etti.He lost hope and killed himself with poison.
On pound kaybetmiş gibi görünüyorsun.It looks like you've lost ten pounds.
Yıldızlara bak, boşa vakit kaybetmeyelim.Look at the stars, let's not waste time.
Ne kadar az kazanırsan o kadar az kaybetmek zorundasın.The less you have, the less you have to lose.
Ne kadar kazanırsan o kadar kaybetmek zorundasın.The more you have, the more you have to lose.
Ben yaşama ilgimi kaybettim.I've lost my interest in living.
Biz insanlığa olan inancımızı kaybettik.We've lost faith in humanity.
Biz uzun zaman önce genel bakışı kaybetmiştik.We had lost the overview a long time ago.
Alfred bu projeye ilgisini kaybetti.Alfred has lost interest in this project.
O her iki ebeveyni de kaybetti.She has lost both parents.
O her iki ebeveynini de kaybetti.She has lost both her parents.
En zor durumlarda bile, Tom asla cesaretini kaybetmedi.Even in the most difficult situations, Tom has never lost heart.
O, tüm umudunu kaybetti.He has lost all hope.
Şimdi, tüm sabrımı kaybettim.Now, I've lost all my patience.
Birkaç kuruş kaybetmeyi kafama takmazdım.I wouldn't mind losing a few pounds.
Tren kazasında on üç kişi hayatını kaybetti.Thirteen people died in the train wreck.
Tom 2013'te Boston'da hayatını kaybetti.Tom died in Boston in 2013.
On üç kişi hayatını kaybetti.Thirteen people have died.
İlgili Sayfalar