kaybet ile cümle

kaybet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Mary gözde kalemini kaybetti.Mary lost her favorite pen.
Ben bir konuşmadayken her zaman yaptığım gibi, kendimi kaybettim.I lost myself, as I usually do when I'm in a conversation.
Tom'un kaybettiği parayı buldum.I found the money that Tom had lost.
Perhize başladığımdan beri çok kilo kaybettim.I've lost a lot of weight since I've been on a diet.
O tamamen kontrolünü kaybetti.He totally freaked out.
Hey, Herhangi biri anahtarlarını kaybetti mi?Hey, did anybody lose their keys?
Tükenmez kalemimi kaybettim ve şu anda kurşun kalemle yazıyorum.I've lost my ball-point pen and am now writing with a pencil.
Umudumu kaybetmeye başlıyorum.I'm starting to lose hope.
Umudumu kaybetmeye başlıyordum.I was starting to lose hope.
Umudumuzu kaybetmeye başlıyorduk.We were starting to lose hope.
Tom umudunu kaybetmeye başlıyordu.Tom was starting to lose hope.
Bildiğin gibi, işimi kaybettim, bu yüzden geçinmekte sıkıntı yaşıyorum.As you know, I've lost my job, so I'm having trouble making ends meet.
Bildiğin gibi, işimi kaybettim, bu yüzden bütün faturalarımı ödemekte sorun yaşıyorum.As you know, I've lost my job, so I'm having trouble paying all my bills.
Bir yığın anahtar kaybettim.I lost a bunch of keys.
Tom biricik oğlunu kaybetti.Tom lost his beloved son.
Tom yerdeki bir şey üzerinde dengesini kaybetti.Tom stumbled over something on the floor.
Tom Boston'da kamerasını kaybetti.Tom lost his camera in Boston.
Tom sadece kendi işini kaybetti.Tom just lost his job.
Tom sonunda sabrını kaybetti.Tom finally lost patience.
Boston'da yolumu kaybettim.I lost my way in Boston.
Motivasyonumu kaybettim.I lost my motivation.
Bir bahis kaybettim.I lost a bet.
Brezilya, harika bir sanatçıyı kaybetti.Brazil lost a great artist.
Brezilya büyük bir sanatçısını kaybetti.Brazil lost a great artist.
Gücümü kaybettim.I've lost my strength.
Ben bongolarımı orada kaybettim.I lost my bongos there.
Hafızamı kaybettiğimi hatırlamıyorum.I don't remember losing my memory.
Ben onun numarasını kaybettim.I've lost his number.
Onun numarasını kaybettim.I've lost her number.
Tom'un kesinlikle işini kaybetme konusunda endişelenmeye başlaması gerekir.Tom should definitely start worrying about losing his job.
O, o kuşu gözden kaybetti.He lost sight of that bird.
Tom kaybetmeyi sevmez.Tom doesn't like to lose.
Savaşta tüm aileni kaybetmenin nasıl olduğunu bilmiyorsun.You don't know what it's like to lose all your family in a war.
Rusya, II. Dünya Savaşı sırasında 20 milyon insan kaybetti.Russia lost 20 million people during World War II.
Rusya, İkinci Dünya Savaşı sırasında 20 milyon insan kaybetti.Russia lost 20 million people during World War II.
Biz neredeyse umudumuzu kaybettik.We pretty much gave up hope.
Tom kendini kaybetti ve Konrad'ın yüzüne vurdu.Tom lost his temper and hit Konrad in the face.
Tom kilo kaybetti.Tom lost weight.
Tom parasını kaybetti.Tom lost his money.
Tom Fransızca ders kitabını kaybetti.Tom lost his French textbook.
Umudumuzu kaybetmemeliyiz.We must not lose hope.
Umudumuzu kaybetmememiz gerekir.We shouldn't lose hope.
Tom çikolatalı barın yarısını kaybetti ama bir arkadaş kazandı.Tom lost half of his chocolate bar, but he gained one friend.
Öfke iyi bir yatırımdır. Her zaman, kaybettiğinden fazlasını geri alırsın.Anger is a good investment. You always get back more than you give out.
Tom kaybettiği köpeğinin getirilmesi için bir ödül önerdi.Tom offered a reward for the return of his lost dog.
Öğle yemeği paramı kaybettim.I've lost my lunch money.
Tom bana saatini kaybettiğini söyledi.Tom told me that he'd lost his watch.
Tom bize kaç kilo kaybettiğini söyledi.Tom told us about how much weight you lost.
Tom bana onun anahtarlarını kaybetmediğimden emin olmamı söyledi.Tom told me to make sure I didn't lose his keys.
Eğer öğretmenine ev ödevini kaybettiğini söylersen, sana inanmaz.If you tell your teacher you lost your homework, she won't believe you.
Kilo kaybettim.I've lost weight.
Biraz kilo kaybetmen gerekir.You need to lose some weight.
Biraz kilo kaybetmem gerekiyor.I need to lose some weight.
En sevdiği kazağını kaybetti.She lost her favorite sweatshirt.
Tom çocuklarının velayetini kaybetti.Tom lost custody of his children.
Bilgisayarım çöktü ve her şeyi kaybettim.My computer crashed and I lost everything.
Sana evin anahtarını veriyorum ama onu kaybetme.I am giving you the key to the house, but don’t lose it.
O, adresimizi kaybetmiş olduğu için yazmamış olduğunu açıkladı.He explained that he hadn't written because he had lost our address.
Neredeyse cüzdanımı kaybettim.I almost lost my wallet.
Kilo kaybetmek için diyete başlamak zorundayım.I have to go on a diet to lose weight.
İlgili Sayfalar