kaybet ile cümle

kaybet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onlardan bazıları biraz aşırı olmasına rağmen fikirlerimi kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose my ideas, even though some of them are a bit extreme.
Bir milyon kişi savaşta hayatını kaybetti.One million people lost their lives in the war.
Cüzdanımı kaybettim.I have lost my wallet.
Ben cüzdanımı kaybettim.I have lost my wallet.
Sayende iştahımı kaybettim.Thanks to you I've lost my appetite.
Bana aklımı kaybettirdin.You made me lose my mind.
Ben ilhamımı kaybettim.I lost my inspiration.
Anahtarı kaybetmek senin dikkatsizliğindi.It was careless of you to lose the key.
Bencilliğin sana arkadaşlarını kaybettirecek.Your selfishness will lose you your friends.
Aptallığın sayesinde, maçı kaybettik.Thanks to your stupidity, we lost the game.
Paranı borç ver ve senin arkadaşını kaybet.Lend your money and lose your friend.
Ben sadece yarışlarda kaybettim bu yüzden beş parasızım.I just lost at the races so I'm flat broke.
Karımı geçen sene kaybettim.I lost my wife last year.
Diş dolgumu kaybettim.I've lost my filling.
Aklımı kaybettim.I'm out of my mind.
Ümidini kaybetmemelisin.You should not give up your hope.
Umudunu kaybetmemelisin.You must not give up hope.
Bir kriz anında sakin kalmak ve kontrolü kaybetmemek gereklidir.It is essential to keep calm in a time of crisis and avoid going haywire.
İtibarını kaybetmek aşağılanmak anlamına gelir.To lose face means to be humiliated.
Benim gözlüğümü kaybettim.I've lost my glasses.
Okula giderken cüzdanımı kaybettim.I lost my purse on my way to school.
Biz onu gözden kaybettik.We have lost sight of him.
Yolumuzu kaybettiğimizi anladık.We found that we had lost our way.
Kalabalıkta onu kaybettik.We lost sight of her in the crowd.
Kazansak da kaybetsek de, adil oynamak zorundayız.We have to play fair, whether we win or lose.
Hayal kırıklığına uğradık, takımımız maçı kaybetti.To our disappointment, our team lost the game.
Bizim takım bütün oyunları kaybettiOur team lost all its games.
Takımımız ilk oyunu kaybetti.Our team lost the first game.
Takımımızın neden kaybettiğini açıklayabilir miyiz?Can you account for why our team lost?
Yangında ayakkabımı kaybettim.I lost my shoe in the fire.
Posta treni yangında postasının çoğunu kaybetti.The mail train lost most of its mail in the fire.
Kötü bir soğuk algınlığı şarkıcının sesini kaybetmesine sebep oldu.A bad cold caused the singer to lose his voice.
Ceketini evde kaybetmiş olamazsın.You can't have lost your coat in the house.
Eve vardığımda cüzdanımı kaybettiğimi anladım.When I got home, I found I had lost my wallet.
Eve gittiğimde, kaybetmiş olduğum cüzdanımı buldum.When I got home, I found I had lost my wallet.
Eve gelene kadar şemsiyemi kaybettim.It wasn't until I got home that I missed my umbrella.
Onun işini kaybetmesine neyin sebep olduğunu düşünüyorsun?What do you think caused him to lose his job?
Kurşun kalemimi kaybettim.I've lost my pencil.
Ben kalemimi kaybettim.I have lost my pencil.
Yenin değer kaybetmesi enflasyona neden olur mu?Does depreciation of the yen give rise to inflation?
Yen'in dolar karşısında değer kaybetmesi bekleniyor.The yen is expected to lose value against the dollar.
Buradan ayrılırken zaman kaybetmemeliyiz.We should lose no time in leaving here.
Bilincimi kaybettim.I lost consciousness.
Hava karardı, ve daha da kötüsü, yolumuzu kaybettik.It grew dark, and what was worse, we lost our way.
Biz kalabalıkta adamın görüntüsünü kaybettik.We lost sight of the man in the crowd.
Önceki gün aldığım kamerayı kaybettim.I lost the camera I had bought the day before.
Takımımız kaybetti.Our team lost.
Fişimi kaybettim. Hâlâ bir geri ödeme alabilir miyim?I lost my receipt. Can I still get a refund?
Oyunu kaybetsen bile, bir şansın daha olacak.Even if you lose the game, you'll have another chance.
İşinizi kaybetseniz, ne yapardınız?What would you do, if you lost your job?
Anahtarımı kaybetseydim, kapıyı kilitleyemezdim.If I lost my key, I wouldn't be able to lock the door.
Yüzü tamamen kaybettim.I have lost face completely.
Bob rock müziğe ilgisini kaybetti.Bob lost interest in rock music.
Boksör, ünvan maçı için kilo kaybetmek zorundaydı.The boxer had to lose weight for the title match.
O yüzme havuzunda yüzerken kilitli dolabının anahtarını kaybetti.While swimming in the pool, she lost her locker key.
O, yolunu kaybetmiş olabilir.He might have lost his way.
O kadar çok soğuktu ki ellerimizin kullanımını kaybettik.It was so cold that we lost the use of our hands.
Pasaportumu kaybettim. Yeni bir tane almak zorunda kalacağım.I lost my passport. I'll have to get a new one.
Çamurlu yolda dengemi kaybettim.I lost my balance on the muddy road.
New York'ta yolumu kaybettim.In New York I lost my way.
İlgili Sayfalar