Sessiz kalmaya devam edersen, kendimi kaybedeceğim.If you continue to remain silent, I'll lose my temper.
Kazanacağımı ya da kaybedeceğimi bilmiyorum.I don't know whether I will win or lose.
Patronuma böyle şeyler dedikten sonra, işimi kaybedeceğime eminin.After I said such a thing to my boss, I am certain to lose my job.
İşimi kaybedeceğime inanamıyorum.I can't believe I'm going to lose my job.
Her şeyi kaybedeceğim.I'll lose everything.
Kaybedeceğimize inanamıyorum.I can't believe we're going to lose.
İşimi kaybedeceğim.I'm going to lose my job.
Ödünç para alırsam özerkliğimi kaybedeceğim gibi hissediyorum.If I borrow the money, I feel like I'll lose my autonomy.
Sizi kaybedeceğimden korkuyordum.I was afraid I was going to lose you.
İşlerimizi kaybedeceğimize dair bir olasılık var mı?Is there a chance we'll lose our jobs?
Gerçekten kaybedeceğimizi düşünüyor musun?Do you really think we're going to lose?
Kaybedeceğimizi biliyordum.I knew we were going to lose.
Seni kaybedeceğim.I'm going to lose you.
Kaybedeceğimizi biliyoruz.We know that we're going to lose.
Ben kaybedeceğimizden oldukça eminim.I'm pretty sure that we'll lose.
Muhtemelen kaybedeceğim.I'll probably lose.
Kaybedeceğimi sanmıyorum.I don't think I'll lose.
Kaybedeceğimi biliyordum.I knew I was going to lose.
Biz hiçbir zaman kaybedeceğimizi düşünmedik.I never thought of winning.
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum.Someone as cute as Ha Ni... I knew I would lose her like this soon enough.
İşte buradayız, şeçkinler, bundan şüphe yok, büyüğü kaybedeceğim.Here we are, like, crème de la crème, and there is no doubt about it, that I'm going to lose big.
Tüm servetimi o bahiste kaybettim sayılır... bugün yeni yıl ama bahsi kaybedeceğimI will lose all my fortune to that bastard anyway... It's the New year It's lmmoral wu
Öyle korkuyorum ki erkeğimi kaybedeceğim diye.I'm so afraid, my man I'm gonna lose.
Kaybedeceğimizden korkuyorum.I'm scared we'll lose it.
Özgürlüğümü bağlılığımı kaybetmemek için kaybedeceğim.I will lose my freedom in order not to lose connection.
Biz hiçbir zaman kaybedeceğimizi düşünmedik.Ich werde mich nie verlieren.
İşimi kaybedeceğim.Perderé mi trabajo.
Biz hiçbir zaman kaybedeceğimizi düşünmedik.Nunca pensó que pudiera ganar.
Biz hiçbir zaman kaybedeceğimizi düşünmedik.Я не считаю, что я проиграл.
Biz hiçbir zaman kaybedeceğimizi düşünmedik."Misschien verloor ik daarom wel nooit.
Biz hiçbir zaman kaybedeceğimizi düşünmedik.Nigdy nie przegrał żadnej bitwy.
Biz hiçbir zaman kaybedeceğimizi düşünmedik.אל תחשוב על איך לנצח.
"bunu kaybedeceğim", diye düşünmüş,"Aduh, aku akan kehilangan melodi ini,
"bunu kaybedeceğim", diye düşünmüş,"Jag kommer att förlora den-
"bunu kaybedeceğim", diye düşünmüş,"이 멜로디를 놓칠것 같은데 그러면
"bunu kaybedeceğim", diye düşünmüş,כאילו, "אני הולך לאבד את הדבר הזה,
"bunu kaybedeceğim", diye düşünmüş,مثل، " سأفقد هذا الشئ،
"bunu kaybedeceğim", diye düşünmüş,"一生悩まされる"
Gerçek şu ki, tutunduğum, tükettiğim, yığdığım şeylerin hepsi bir kutuya girecek ve hepsini kaybedeceğim.Защото всичко, което заграбя, натрупам и консумирам, ще се върне обратно в кутията и ще го загубя.
Günbegün, kötü haber gelecek diye bekliyorum. Öyle korkuyorum ki erkeğimi kaybedeceğim diye.И утре, и днес, не ме оставят лошите новини, така боя се, че моя мъж губя завинаги.
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum.Iemand zo schattig als Ha Ni... Ik wist dat ik haar spoedig zo zou verliezen.
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum.Jemand, so süss wie Ha Ni... Ich wusste früh genug, das ich sie so verlieren würde.
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum.Joku yhtä söpö kuin Ha Ni... Tiesin että menettäisin hänet liian pian.
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum.Ktoś tak uroczy jak Ha Ni... Wiedziałam, że niedługo ją stracę w ten sposób.
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum.Någon så söt som Ha Ni.... Jag visste att jag skulle förlora henne ganska snart.
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum.Người dễ thương như Ha Ni... Tôi biết sớm muộn gì cũng sẽ mất con bé thế này mà!
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum.Qualcuno carino come Ha Ni.. Sapevo che l'avrei persa tra non molto in questo modo.
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum.Seseorang yang imut seperti Ha Ni.... Aku tahu aku akan segera kehilangan dia seperti ini.
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum.Κάποια που είναι τόσο χαριτωμένη όπως η Χα Νι... Το ήξερα ότι θα την έχανα έτσι τόσο σύντομα.
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum.Кто-то такой же милый, как Ха Ни... Я знала, что потеряю ее скоро.
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum....מישהי כל-כך חמודה כמו הא ני .ידעתי שאני אאבד אותה כך בקרוב
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum....شخص لطيف مثل ها ني لقد كنت على علم بأني سأخسرها هكذا قريباً
Ha Nİ gibi tatlı bir kızı er ya da geç kaybedeceğimi biliyordum.いつ奪われてもおかしくないもの 全部 スンジョがぐずぐずしてるからいけないのよ
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş, "bunu kaybedeceğim", diye düşünmüş,Começa a sentir a velha ansiedade a crescer nele como "vou perder isto,
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş, "bunu kaybedeceğim", diye düşünmüş,Αρχίζει λοιπόν να νιώθει όλο αυτό το άγχος να φουσκώνει μέσα του του τύπου "πάει χάθηκε" ας πούμε,
İşte buradayız, şeçkinler, bundan şüphe yok, büyüğü kaybedeceğim.Aquí estabamos, lo mejor de lo mejor. y no había duda de esto, que yo iba a perder en grande.
İşte buradayız, şeçkinler, bundan şüphe yok, büyüğü kaybedeceğim.Aqui somos a nata Não havia dúvidas de que eu ia perder em grande.
İşte buradayız, şeçkinler, bundan şüphe yok, büyüğü kaybedeceğim.A tutaj byłam wśród najlepszych... ...i wiedziałam, że czeka mnie dotkliwa porażka.
İşte buradayız, şeçkinler, bundan şüphe yok, büyüğü kaybedeceğim.이젠 crème de la crème (정상에 선 사람들) 에 있게 됐죠 그리고 제가 큰 것을 잃어가고 있다는 것에 의심의 여지가 없었어요
İşte buradayız, şeçkinler, bundan şüphe yok, büyüğü kaybedeceğim.Daar zijn we dan, het neusje van de zalm, en het is zo zeker als wat dat ik enorm ga verliezen.