Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?A quelle fréquence nous évadons-nous mentalement ?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Beh, quanto spesso le persone vagano con i loro pensieri?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Bien, ¿con qué frecuencia la gente deja divagar su mente?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Ei bine, cât de des își lasă oamenii mintea să rătăcească?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Hur ofta dagdrömmer folk?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Inu, jak často se lidská mysl zatoulá?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Jak często błądzimy myślami?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?그렇다면, 사람들이 '딴생각'을 얼마나 자주 할까요?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Nos milyen gyakran kalandoznak el az emberek gondolatai?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Nou, hoe vaak dwalen mensen af?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Nuž, ako často sa ľudská myseľ potuluje?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Vậy, người ta thường để tâm trí lãng đãng ở một mức độ thường xuyên nào?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Wirklich oft.
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Πόσο συχνά ονειροπολούμε;
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?А як часто люди поринають у думки?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Как часто люди отпускают свои мысли?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Колко често хората се разсейват?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?ובכן, כל כמה זמן מחשבתם של אנשים נודדת?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?حسن، كم من الوقت تشرد أذهان الناس؟
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?どうやら 実に高い頻度で 気が散ってしまってるようです
Şimdi bütün dağılım olduğu gibi sağa kayar. -Agora, como que derrepente, toda a distribuição foi arrastada para a direita.
Şimdi bütün dağılım olduğu gibi sağa kayar. -A teď se to celé, celé rozdělení posunulo doprava.
Şimdi bütün dağılım olduğu gibi sağa kayar. -A teraz sa to celé, celé rozdelenie posunulo doprava.
Şimdi bütün dağılım olduğu gibi sağa kayar. -Teraz nagle cały rozkład przesunął się w prawą stronę.
Şimdi bütün dağılım olduğu gibi sağa kayar. -Така, изведнъж цялото разпределение се е придвижило надясно.
Sırtını kemer biçiminde büktüğü için kütle merkezi çubuğun aşağısına doğru kayar. -사람이 이 정도로 몸을 구부리게 되면 사람의 전체 밀도의 평균을 구할 때 무게 중심은 봉보다 고도가 낮아지게 됩니다.
Sırtını kemer biçiminde büktüğü için kütle merkezi çubuğun aşağısına doğru kayar. -Skoczek tak mocno wygina plecy, ich środek masy przechodzi pod poprzeczką.
Sırtını kemer biçiminde büktüğü için kütle merkezi çubuğun aşağısına doğru kayar. -בי הקופץ מקמר מאד את גבו, וכאשר מחשבים את ממוצע המסה שלו במקום הזה יוצא שמרכז המסה נמצא מתחת למוט.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.Apoi frontul se misca in musonul de nord-est.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.Aztán a front az északkeleti monszun belseje felé halad.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.Dan beweegt het front de noordoostmoesson in.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.Dann verändert sich die Front weiter in den Nordost Monsun.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.전선이 움직이면 북서 몬순이 됩니다.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.Luego el frente se mueve al monzón del NE.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.Poi il fronte si sposta, e avremo il monsone di nordest.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.Potom sa front posúva smerom k severovýchodnému monzúnu.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.Puis le front va vers la mousson du nord-est.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.Så flytter fronten sig ind i den nordøstlige monsun.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.Sau đó di chuyển vào gió mùa Đông Bắc.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.Sitten rintama liikkuu ja ollaan talvimonsuunissa.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.Μετά το μέτωπο κινείται στο βορειοανατολικό μουσώνα.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.После фронтът се придвижва в североизточния мусон.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.ואז החזית נעה לתוך המונסון הצפון מזרחי.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.ثم تتحرك الجبهة الهوائية نحو الرياح الموسمية الشمالية الشرقية.
Sonra paravan kuzey-doğu musonuna doğru kayar.この中心の前線は垂直ではなく
Söz konusu bir durumda imalat merkezi tekrar ABD'ye veya Avrupa'ya kayar mı?Czy produkcja przeniesie się wówczas z powrotem do USA lub Europy?
Söz konusu bir durumda imalat merkezi tekrar ABD'ye veya Avrupa'ya kayar mı?Pôjde teda manufaktúra naspať do USA alebo snáď Európy?
Söz konusu bir durumda imalat merkezi tekrar ABD'ye veya Avrupa'ya kayar mı?Půjde tedy manufaktura zpět do USA nebo snad do Evropy?
Söz konusu bir durumda imalat merkezi tekrar ABD'ye veya Avrupa'ya kayar mı?¿Será que la manufactura regrese a Estados Unidos o Europa?
Söz konusu bir durumda imalat merkezi tekrar ABD'ye veya Avrupa'ya kayar mı?هل إن تم ذلك سوف تعود الريادة الصناعية إلى أوروبا و امريكا ؟
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.A má duše se volně vznášela jako obrovská velryba plující mořem tiché euforie.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Dan jiwa saya terbang bebas, seperti seekor ikan paus melayang dalam lautan eforia yang sunyi.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.És a lelkem szabadon szárnyalt, mint egy hatalmas bálna, a csendes eufória tengerén tovasuhanva.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Jak dżin uwolniony z lampy. Mój nieskrępowany duch niczym wieloryb płynął przez morza niemej euforii.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.고요한 행복감의 바다를 부드럽게 미끄러지고 있었죠. 열반. 저는 열반을 발견했어요. 제가 이렇게 생각한 기억이 나요.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Mi espíritu flotaba libre como una gran ballena navegando por un mar de euforia silenciosa.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Mijn geest zweefde, als een grote walvis koersend door een zee van stil geluk. Nirvana.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Min själ flöt fritt, som en stor val glidandes genom ett hav av tyst eufori.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Moja duša je lebdela, prosta kot veliki kit, drseč čez ocean tihe evforije.
Ve ruhum, sessiz bir mutluluk denizinde kayarak giden büyük bir balina gibi, özgürce süzülüyordu.Môj duch sa vznášal slobodne, ako veličizná veľryba, čo sa kĺže oceánom tichej eufórie.