Geçerli bir kayan nokta değeri girin.Моля, въведете валидно десетично число.
Geçerli bir kayan nokta değeri girin.יש להכניס ערך ממשי תקני.
Geçerli bir kayan nokta değeri girin.الرجاء إدخال قيمة عشرية صحيحة!
Geçerli bir kayan nokta değeri girin.رجاء أدخل a سليم عشري قيمة.
Geçerli bir kayan nokta değeri girin.正しい浮動小数点数を指定してください
Geçerli bir kayan nokta değeri girin.正しい浮動小数点数を指定してください。
Gene dedik ki, 21. yüzyıl; kayan iklim bölgelerine,우리는 또한 21세기에는 기후변화로 인해
Gene dedik ki, 21. yüzyıl; kayan iklim bölgelerine,Abbiamo anche previsto che il ventunesimo secolo avrebbe visto lo spostamento delle zone climatiche,
Gene dedik ki, 21. yüzyıl; kayan iklim bölgelerine,Nous avons également dit que le 21e siècle verrait le déplacement des zones climatiques,
Gene dedik ki, 21. yüzyıl; kayan iklim bölgelerine,אמרנו גם שהמאה ה-21 תראה שינויי אקלים באיזורים,
Gene dedik ki, 21. yüzyıl; kayan iklim bölgelerine,قلنا كذلك أن القرن ال21 سيشهد تحولا للمناطق المناخية،
Gene dedik ki, 21. yüzyıl; kayan iklim bölgelerine,気候帯の変動が発生し 北米やアジアでは干ばつが-
Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim.A když tudy půjde sláva má, postavím tě v rozsedlině skály, a přikryji tě rukou svou, dokudž nepřejdu.
Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim.내 영광이 지날 때에 내가 너를 반석 틈에 두고 내가 지나도록 내 손으로 너를 덮었다가
Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim.quando passerà la mia Gloria, io ti porrò nella cavità della rupe e ti coprirò con la mano finché sarò passato
Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim.Şi cînd va trece slava Mea, te voi pune în crăpătura stîncii, şi te voi acoperi cu mîna Mea, pînă voi trece.
Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim.והיה בעבר כבדי ושמתיך בנקרת הצור ושכתי כפי עליך עד עברי׃
Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim.ويكون متى اجتاز مجدي اني اضعك في نقرة من الصخرة واسترك بيدي حتى اجتاز.
Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim.我 的 榮 耀 經 過 的 時 候 、 我 必 將 你 放 在 磐 石 穴 中 、 用 我 的 手 遮 掩 你 、 等 我 過 去
Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim.我的榮耀經過 的 時候 、 我 必將 你 放在 磐石 穴中 、 用 我 的 手 遮掩 你 、 等 我 過去
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Een draaikolk is voor Steve Grand een ding met een even grote realiteit als een rots.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Ein Whirlpool ist für Steve Grand genauso wirklich wie ein Stein.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.En hvirvelstrøm er for Steve Grand en ting med lige så meget virkelighed som en sten.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.En virvel är, för Steve Grand, ett lika verkligt ting som en sten.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.소용돌이가 스티브 그랜드에게는 바위와 마찬가지의 실체입니다.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Nhưng đối với Steve Grand, xoáy nước, cũng là một vật chất thật sự không kém gì một tảng đá.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Podle Steva Granda je vír stejně reálná věc jako skála.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Pre Steve Granda je vír rovnako skutočný ako skala.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Sebuah pusaran air, menurut Steve Grand, adalah benda yang sama nyatanya dengan sebuah batu.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Steve Grandin mielestä vesipyörre on aivan yhtä todellinen kuin kivi.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Steve Grand szerint azonban az örvény éppen olyan valóságos dolog, mint a kő.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Um vórtice, para Steve Grand, é uma coisa tão real como uma pedra.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Un remolino, para Steve Grand, es una cosa con tanta realidad como una roca.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Un tourbillon, pour Steve Grand, est tout aussi réel qu'une pierre.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Un vârtej, pentru Steve Grand, este un lucru cu la fel de multă realitate ca şi o rocă.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Un vortice, per Steve Grand, è un'entità reale quanto lo è una roccia.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Wir jest dla Steve'a Granda. tak samo realny jak skała.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Μια ρουφήχτρα, για τον Στιβ Γκραντ, είναι ένα πράγμα τόσο πραγματικό όσο κι ένας βράχος.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Водоворот для Стива Гранда настолько же реален, насколько и камень.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Един водовъртеж, за Стив Гранд, е точно толкова обект и точно толкова реален, колкото и скала.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.מערבולת, לפי סטיב גרנד, היא דבר בעל ממשות בדיוק כשל סלע.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.تمثل الدوامة لعالم الحاسوب ستيف جراند واقع حقيقي.. كالصخرة.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.実在のものなのです
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.Chaque colonie a un nom, qui est un numéro, peint sur un rocher.
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.Elke kolonie heeft een naam, een nummer. Dat is op een rots geschilderd.
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.Fiecare colonie are un nume, care este un număr. Care este pictat pe o stâncă.
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.Jede Kolonie hat einen Namen bzw. eine Nummer, welche auf einen Stein gemalt ist.
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.Każda kolonia ma własny numer, który jest namalowany na kamieniu.
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.모든 서식지들은 돌 위에 색깔있는 팬으로 쓴 숫자
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.Og hver koloni har et navn, som er et nummer, som er malet på en sten.
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.Ogni colonia è segnata da un numero, dipinto su una roccia.
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.Y todas las colonias tienen un nombre, que es un número. Que está pintado en una piedra.
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.Всяка колония има име, което е число. Изписано върху камък.
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.У каждой колонии есть имя-номер, которое написано на камне.
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.לכל מושבה יש שם, שהוא מספר.
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.وكل مستعمرة لديها إسم، وهو رقم.
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.石に書いておきます
İlki, mıknatısı özel kılan yumuşak özelliği kayan kişiçarpsa dahi, zarar vermez.Eén: omdat de magneet zacht is raakt de surfer niet gewond als het bord op zijn hoofd landt.
İlki, mıknatısı özel kılan yumuşak özelliği kayan kişiçarpsa dahi, zarar vermez.첫번째로, 자석의 부드러운 성질에 의해 탑승자의 머리에 부딛혀도 부상을 입히지 않을 것입니다.
İlki, mıknatısı özel kılan yumuşak özelliği kayan kişiçarpsa dahi, zarar vermez.Una, la blandura del imán que hace no lástime en la cabeza al que va sobre la tabla.