kayalık ile cümle
kayalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.Og noget faldt på Klippen; og da det voksede op, visnede det, fordi det ikke havde Væde.
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.Og noget falt på stengrunn; og da det var vokset op, visnet det, fordi det ikke hadde væte.
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.Otra parte cayó sobre la roca, y cuando creció, se secó, porque no tenía humedad
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.Outra caiu sobre pedra; e, nascida, secou-se porque não havia umidade.
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.Un'altra parte cadde sulla pietra e appena germogliata inaridì per mancanza di umidità
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.Und etliches fiel auf den Fels; und da es aufging, verdorrte es, darum daß es nicht Saft hatte.
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.Une autre partie tomba sur le roc: quand elle fut levée, elle sécha, parce qu`elle n`avait point d`humidité.
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.αλλο δε επεσεν επι την πετραν και αναφυεν εξηρανθη, διοτι δεν ειχεν ικμαδα
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.А друго падна на канарата; и щом поникна изсъхна, защото нямаше влага.
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.а иное упало на камень и, взойдя, засохло, потому что не имело влаги;
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.А инше впало на камінь; і посходивши, посохло, бо не мало вогкости.
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.ויש אשר נפל על הסלע ויצמח וייבש כי לא היתה לו לחה׃
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.وسقط آخر على الصخر فلما نبت جف لانه لم تكن له رطوبة.
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.有 落 在 磐 石 上 的 、 一 出 來 就 枯 乾 了 、 因 為 得 不 著 滋 潤
Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.有 落在 磐石 上 的 、 一 出 來 就 枯乾 了 、 因 為 得 不 著 滋潤
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.A drugo pade na skalnata tla, kjer nima veliko prsti, in precej požene, ker nima globoke zemlje.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.A iné padlo na skalnaté miesto, kde nemalo mnoho zeme, a hneď vzišlo, lebo nemalo hlbokosti zeme.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.A iné padly na skalnaté miesta, kde nemaly mnoho zeme, a hneď vzišly, pretože nemaly hlbokosti zeme;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.A jiné padlo na místo skalnaté, kdežto nemělo mnoho země, a hned vzešlo; neb nemělo hlubokosti země.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Drugo pa pade na skalnata tla, kjer nima veliko prsti, in precej požene, ker nima globoke zemlje.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Er viel ook wat zaad op steenachtige grond. Omdat er weinig aarde lag, kwam het vlug op.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Jiná pak padla na místa skalnatá, kdežto neměla mnoho země; a rychle vzešla, protože neměla hlubokosti země.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.더러는 흙이 얇은 돌밭에 떨어지매 흙이 깊지 아니하므로 곧 싹이 나오나
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.더러는 흙이 얇은 돌밭에 떨어지매 흙이 깊지 아니하므로 곧 싹이 나오나
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Một phần khác rơi nhằm chỗ đất đá sỏi, chỉ có ít đất thịt, bị lấp không sâu, liền mọc lên;
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Một phần khác rơi nhằm chỗ đất_đá sỏi , chỉ có ít đất_thịt , bị lấp không sâu , liền mọc lên ;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Một phần khác rơi nhằm nơi đất đá sỏi, chỉ có ít đất thịt, tức thì mọc lên, vì bị lấp không sâu;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Một phần khác rơi nhằm nơi đất_đá sỏi , chỉ có ít đất_thịt , tức_thì mọc lên , vì bị lấp không sâu ;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Némely pedig a köves helyre esék, a hol nem sok földje vala, és hamar kikele, mivel nem vala mélyen a földben.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Outra caiu no solo pedregoso, onde não havia muita terra: e logo nasceu, porque não tinha terra profunda;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Un'altra cadde fra i sassi, dove non c'era molta terra, e subito spuntò perché non c'era un terreno profondo
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.αλλα δε επεσον επι τα πετρωδη, οπου δεν ειχον γην πολλην, και ευθυς ανεφυησαν, επειδη δεν ειχον βαθος γης,
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Αλλο δε επεσεν επι το πετρωδες, οπου δεν ειχε γην πολλην, και ευθυς ανεφυη, διοτι δεν ειχε βαθος γης,
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.И когато сееше, някой зърна паднаха край пътя; и птиците дойдоха и ги изкълваха.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Иное упало на каменистое место , где немного было земли, и скоро взошло, потому что земля была неглубока;
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.иное упало на места каменистые, где немного было земли, и скоро взошло, потому что земля была неглубока.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Инше ж упало на каменистому, де не мало доволї землї, і зараз посходило, бо не мало глибокої землї.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Инше ж упало на каменистому, де не мало землї багато, й зараз посходило, бо не мало глибокої землї;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.ויש אשר נפל על מקום הסלע אשר אין לו שם אדמה הרבה וימהר לצמח כי לא היה לו עמק אדמה׃
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.ויש אשר נפל על מקמות סלע אשר אין לו שם אדמה הרבה וימהר לצמח כי לא היה לו עמק אדמה׃
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.وسقط آخر على الاماكن المحجرة حيث لم تكن له تربة كثيرة. فنبت حالا اذ لم يكن له عمق ارض.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.وسقط آخر على مكان محجر حيث لم تكن له تربة كثيرة. فنبت حالا اذ لم يكن له عمق ارض.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.有 落 在 土 淺 石 頭 地 上 的 . 土 既 不 深 、 發 苗 最 快
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.有 落在 土淺 石 頭地 上 的 . 土 既 不 深 、 發苗 最快
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.有 落 在 土 淺 石 頭 地 上 的 、 土 既 不 深 、 發 苗 最 快
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.有 落在 土淺 石頭 地上 的 、 土 既 不 深 、 發苗 最快
Kindakun KayalıklarıKindakun Rocks
Kırlara kaçıp Rimmon Kayalığına sığınanların sayısı altı yüzdü. Kayalıkta dört ay kaldılar.Ale šesťsto mužov sa obrátilo a utieklo na púšť ku skale Rimmon, a bývali v skale Rimmon štyri mesiace.
Kırlara kaçıp Rimmon Kayalığına sığınanların sayısı altı yüzdü. Kayalıkta dört ay kaldılar.De gjorde omkring og flygtede ud i Ørkenen til Rimmons Klippe, 600 Mand stærke, og blev der i fire Måneder.
Kırlara kaçıp Rimmon Kayalığına sığınanların sayısı altı yüzdü. Kayalıkta dört ay kaldılar.I obrátilo se na poušť a uteklo k skále Remmon šest set mužů, kteříž zůstali v skále Remmon za čtyři měsíce.
Kırlara kaçıp Rimmon Kayalığına sığınanların sayısı altı yüzdü. Kayalıkta dört ay kaldılar.베냐민 육백명이 돌이켜 광야로 도망하여 림몬 바위에 이르러 거기서 넉달을 지내었더라
Kırlara kaçıp Rimmon Kayalığına sığınanların sayısı altı yüzdü. Kayalıkta dört ay kaldılar.Lại có sáu trăm người xây lưng chạy trốn về phía đồng vắng , đến hòn đá Rim-môn và ở đó bốn tháng .
Kırlara kaçıp Rimmon Kayalığına sığınanların sayısı altı yüzdü. Kayalıkta dört ay kaldılar.Lại có sáu trăm người xây lưng chạy trốn về phía đồng vắng, đến hòn đá Rim-môn và ở đó bốn tháng.
Kırlara kaçıp Rimmon Kayalığına sığınanların sayısı altı yüzdü. Kayalıkta dört ay kaldılar.Slechts zeshonderd mannen wisten in de woestijn naar de rots Rimmon te ontkomen, waar zij vier maanden bleven.
Kırlara kaçıp Rimmon Kayalığına sığınanların sayısı altı yüzdü. Kayalıkta dört ay kaldılar.ויפנו וינסו המדברה אל סלע הרמון שש מאות איש וישבו בסלע רמון ארבעה חדשים׃
Kırlara kaçıp Rimmon Kayalığına sığınanların sayısı altı yüzdü. Kayalıkta dört ay kaldılar.ودار وهرب الى البرية الى صخرة رمون ست مئة رجل واقاموا في صخرة رمون اربعة اشهر.
Kırlara kaçıp Rimmon Kayalığına sığınanların sayısı altı yüzdü. Kayalıkta dört ay kaldılar.只 剩 下 六 百 人 、 轉 身 向 曠 野 逃 跑 、 到 了 臨 門 磐 、 就 在 那 裡 住 了 四 個 月
Kırlara kaçıp Rimmon Kayalığına sığınanların sayısı altı yüzdü. Kayalıkta dört ay kaldılar.只 剩下 六百 人 、 轉身 向 曠野 逃跑 、 到 了 臨 門磐 、 就 在 那 裡 住 了 四 個月
Maldivler, harika bir yer. (Gülüşmeler) Tamamiyle mercan kayalıklarından oluşuyor.Le Maldive, un posto bellissimo, (Risate) sono interamente composte di scogliere coralline.
Mercan kayalıkları ile Hint isles-ticaret onun sörf ile kuşatır.Các đảo Ấn Độ bởi các rạn san hô - thương mại bao quanh nó với lướt web của mình.