Ana içeriğe geç
Sözlük

kayak ile cümle

kayak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
50
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Şuradaki Severnaya Zemlya takım adalarından... ...Kuzey Kutbu'na kayakla gitmeye çalışıyorduk.Próbowaliśmy dotrzeć z tych wysp o tuta, Severnaya Zemlya, do bieguna północnego. Na nartach.
Şuradaki Severnaya Zemlya takım adalarından... ...Kuzey Kutbu'na kayakla gitmeye çalışıyorduk.Tentámos esquiar a partir deste arquipélago, Severnaya Zemlya, até ao Polo Norte.
Şuradaki Severnaya Zemlya takım adalarından... ...Kuzey Kutbu'na kayakla gitmeye çalışıyorduk.We probeerden te skiën van een groep eilanden die je hier ziet: Severnaya Zemlya naar de Noordpool.
Şuradaki Severnaya Zemlya takım adalarından... ...Kuzey Kutbu'na kayakla gitmeye çalışıyorduk.Wir versuchten, von dieser Inselgruppe hier, Sewernaja Semlja, auf Ski zum Nordpol zu gelangen.
Şuradaki Severnaya Zemlya takım adalarından... ...Kuzey Kutbu'na kayakla gitmeye çalışıyorduk.Ми намагалися пройти на лижах від ось цієї групи островів, Північної Землі, до Північного полюсу.
Şuradaki Severnaya Zemlya takım adalarından... ...Kuzey Kutbu'na kayakla gitmeye çalışıyorduk.Опитвахме се да стигнем със ски от тази група острови, Северная Земля, тук до Северния полюс.
Şuradaki Severnaya Zemlya takım adalarından... ...Kuzey Kutbu'na kayakla gitmeye çalışıyorduk.ניסינו לעשות סקי מקבוצת האיים הזאת פה למעלה, סברניה זמליה, אל הקוטב הצפוני.
Şuradaki Severnaya Zemlya takım adalarından... ...Kuzey Kutbu'na kayakla gitmeye çalışıyorduk.كنا نحاول التزلج من هذه المجموعة من الجزر إلى هنا، في سفيرنيا زيمليا، إلى القطب الشمالي.
Şuradaki Severnaya Zemlya takım adalarından... ...Kuzey Kutbu'na kayakla gitmeye çalışıyorduk.北極点までスキーで行こうとしていました 僕が北極点に惹かれたのは
Tahmin et kayaklarımı arabama neyle bağlıyorum?Rate mal was ich benutze um meine Skier an mein Auto zu s-s-schnüren.
Tahmin et kayaklarım ne?Indovina che cosa sono i miei sci
Tahmin et kayaklarım ne?Rate mal was ich als Skier benutze.
Üstünde İngiltere bayrağı olan bir kayak batonum vardı. Rüzgarda dalgalanıyordu.Ik had een skistok met de Britse vlag, wapperend in de wind.
Üstünde İngiltere bayrağı olan bir kayak batonum vardı. Rüzgarda dalgalanıyordu.- 카메라맨이 헬리콥터 문을 열고 비디오 카메라로 찍고 있고 - -
Üstünde İngiltere bayrağı olan bir kayak batonum vardı. Rüzgarda dalgalanıyordu.והיה לי מקל סקי עם דגל אנגליה, מתנופף ברוח.
Üstünde İngiltere bayrağı olan bir kayak batonum vardı. Rüzgarda dalgalanıyordu.ولقد تزلجت القطب مع رفيقي جاك، كما تعلمون، كنا نطير في الهواء.
Üstünde İngiltere bayrağı olan bir kayak batonum vardı. Rüzgarda dalgalanıyordu.自分がその旗を北極点に立て-栄光の瞬間です-
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Așa că, am îmbinat cele două lucruri pe care le iubeam cel mai mult, adică schiatul și surfingul.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.A tak jsem dal dohromady dvě nejoblíbenější věci, což bylo lyžování a windsurfing.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.En dus voegde ik de twee dingen die ik het liefste deed samen, dat was skiën en windsurfen.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.E quindi, misi insieme le due cose che amavo di più, ovvero sciare e fare surf.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Et donc, j'ai fait fusionner les deux choses que j'aimais le plus, c'est-à-dire le ski et la planche à voile.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Fue así que uní dos de las cosas que más me gustaban: esquiar y hacer windsurf.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.그래서 저는 가장 좋아했던 스키와 서핑보드를 하나로 만들었습니다.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.S tehát, két dolgot amit a legjobban szerettem azt összehoztam, ami a síelés és a szörfözés volt.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Và như vậy, Tôi kết hợp hai thứ mà tôi thích nhất, đó là trượt tuyết và lướt ván buồm.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Έτσι, συνδύασα τα δύο πράγματα που αγαπούσα περισσότερο, δηλαδή το σκι και το windsurfing.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Поэтому я объединил две вещи, которые я любил больше всего: лыжи и виндсерфинг.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Стана така, че обединих двете от нещата, които най-много ми харесваха: да карам ски и уиндсърфа.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.Тож, я поєднав дві речі, які любив найбільше: катання на лижах та віндсерфінґ.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.וכך, מיזגתי ביחד את שני הדברים שהכי אהבתי, שהיו סקי וגלישת-רוח.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.بالتالي، قمت بجمع الشيئين الذين احبهما، وهما التزلج والطائرة الشراعية.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.スキーとウィンドサーフィンであり その好きなもの2つを合体させてしまいました この2つはスイスの単調な気候でも楽しめるんです
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Am petrecut săptămâni de-a rândul schiind de-a lungul banchizei Arctice.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Egy időben heteken át síeltem az északi sarkvidéki tenger jegén.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.En una ocasión estuve esquiando en el mar de hielo durante unas semanas, en el alto Ártico.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Ik heb ooit weken lang geskied over het zeeijs bij de Noordpool.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.J'ai passé plusieurs semaines d'affilée à skier sur la mer gelée dans le haut Arctique.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Jeździłem na nartach po morskim lodzie przez kilka tygodni pod rząd w wysokiej Arktyce.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.나는 먼 북극의 바다 얼음 위를 스키를 타며 몇주 동안이나 돌아다녀 본적이 있다.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Saya menyempatkan diri berski menyusuri es di Arktik Utara selama berminggu-minggu.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Strávil jsem čas týdny lyžováním na ledě v Arktidě.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Strávil som týždne lyžovaním na ľade na Arktíde.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Tôi đã dành thời gian trượt tuyết qua biển băng trong vài tuần tại một thời gian ở Bắc Cực cao.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Während meiner Zeit in der hohen Arktis bin ich wochenlang Ski gefahren über das Meereseis.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Карал съм ски със седмици през морския лед във височините на Арктика.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Я провёл несколько недель кряду, идя на лыжах по льдам Арктики.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.ביליתי זמן בסקי לאורך קרח הים בחוג הארקטי הגבוה,
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.-لقد قضيت وقتا في التزحلق على الجليد عبر جليد البحر في وقت ما في مرتفعات القطب الشمالى-
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.そういったものは全て敗者となるのです
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod