kayağı ile cümle
kayağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.49
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu da, rüzgar sörfü ile kayağın bir icatta buluşması.Συνδυασμός σκι και ιστιοσανίδας.
Bu da, rüzgar sörfü ile kayağın bir icatta buluşması.Цей винахід включає комбінацію серфінгу та лиж.
Bu da, rüzgar sörfü ile kayağın bir icatta buluşması.Это изобретение включает комбинацию серфинга и лыж.
Bu reklamda manyetik olarak havalanan kayaktan bahsediliyor. tuttuğunuz jel kayağın altını kaplıyor.Đây là cái ván nâng bằng từ được nhắc tới trong quảng cáo. Cái gel các bạn đang cầm sẽ viền khắp đáy tấm ván.
Bu reklamda manyetik olarak havalanan kayaktan bahsediliyor. tuttuğunuz jel kayağın altını kaplıyor.이게 아까 광고에서 보여드린 자성으로 뜨는 보드 입니다. 들고 계시는 젤리 자석이 보드의 밑바닥에 붙여질 것입니다.
Bu reklamda manyetik olarak havalanan kayaktan bahsediliyor. tuttuğunuz jel kayağın altını kaplıyor.Эта магнитная парящая доска, упомянутая в рекламе. Гель, который вы держите, будет покрывать низ доски.
Bu reklamda manyetik olarak havalanan kayaktan bahsediliyor. tuttuğunuz jel kayağın altını kaplıyor.זה הקרש המרחף מגנטית שהוזכר בפירסומת. הג'ל שאתם מחזיקים יכסה את תחתית הקרש.
Bu reklamda manyetik olarak havalanan kayaktan bahsediliyor. tuttuğunuz jel kayağın altını kaplıyor.هذا هو اللوح المرفوع-مغناطيسيا الذي ذكر في الإعلان التجاري. الهلام الذي تمسكونه سيرتب أسفل اللوح.
Bu reklamda manyetik olarak havalanan kayaktan bahsediliyor. tuttuğunuz jel kayağın altını kaplıyor.皆さんがお持ちのジェルが 板の底面に並んでいます これは2つの理由から非常に重要です
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.Ai cũng co ro lại, tôi thì đang đứng trên đỉnh của khí cầu, chuẩn bị trượt xuống bằng miếng ván.
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.Alle saßen im Korb, und ich war oben auf dem Ballon, um von dort mit meinem Skysurfboard hinunter zu rutschen.
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.Ekipa siedziała w koszu, a ja byłem na szczycie balonu, gotowy aby ześlizgnąć się z deską do skysurfingu.
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.Iedereen zat in een korf, en ik boven op de ballon, klaar om er met mijn skysurfplank vanaf te glijden.
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.모두 기구 안에 앉아 있고 전 풍선 위에 있었죠. 스키이서프 보드를 타고 미끄러지기를 기다리면서요.
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.Mindenki a kosárban ül, én a ballon tetején voltam, készen arra, hogy lecsússzak a skyszörf deszkámmal.
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.Semuanya duduk di dalam keranjang dan saya ada di atas balon, bersiap terjun dengan papan selancar udara.
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.Todos sentados en la cesta, y yo encima del globo, listo para deslizarme con mi tabla de skysurf.
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.Toţi stăteau în coş, iar eu eram deasupra balonului, pregătit să decolez cu placa sub picioare.
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.Tout le monde dans la nacelle et moi sur le ballon, prêt à glisser avec ma planche de surf.
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.Tutti a sedere nel cesto, ed io in cima al pallone, pronto a scivolare giù con la mia tavola da skysurf.
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.Všetci sedeli v koši a ja na balóne, pripravený skĺznuť sa na skysurfe.
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.Όλοι κάθονται σε ένα καλάθι κι εγώ ήμουν πάνω στο μπαλόνι, έτοιμος να γλιστρήσω με την σανίδα εναέριου σερφ.
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.כולם יושבים בתוך סל ואני על הבלון מלמעלה מוכן לגלוש למטה עם גלשן האוויר שלי
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.الكل جالس في السلة وأنا كنت على أعلى البالون جاهز لكي أتزلج للأسفل بلوح تزلجي
Herkes sepetin içinde otururken ben balonun üstündeydim, skysurf kayağımla aşağıya kaymaya hazırlanıyordum.私は気球の頂上にいて スカイサーフィンで滑り降りようとしています それからこれ 高速道路を走っているトラックからジャンプです
Nasıl desem Su kayağında tek başımaUna vez estaba yo solo, esperando para sobrevolar una cascada.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.Azelőtt egy héttel, ért egy erősebb ütés a tavaszi síelés alatt -- igen elestem.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.Dříve ten týden jsem se těžce uhodila při pozdní lyžovací sezóně- ano, upadla jsem.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.그 주 초에, 늦 봄 스키를 타면서 심하게 부딪혔던 것입니다.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.Mai devreme în acea săptămână, suferisem o căzătură destul de serioasă, în timp ce schiam-- da, am căzut.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.No início daquela semana, tive um choque forte enquanto esquiava no final da primavera -- sim, eu caí.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.Vài ngày trước đó, tôi đã va khá mạnh vào đợt trượt tuyết cuối xuân -- đúng vậy tôi đã ngã.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.V ten týždeň som sa dosť udrela počas jarného lyžovania -- áno, spadla som.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.Νωρίτερα εκείνη την εβδομάδα, είχα ένα σχετικά άσχημο χτύπημα καθώς έκανα σκι, ναι έπεσα.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.На той неделе я довольно сильно ударилась во время катания на лыжах.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.На тому тижні я досить сильно вдарилася під час катання на лижах.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.מוקדם יותר באותו שבוע, חטפתי חבטה די רצינית במהלך גלישת סקי בשלהי האביב -- כן, נפלתי.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.في بداية ذلك الأسبوع ، تعرضت لضربة قوية أثناء التزحلق في أواخر الربيع -- نعم، وقعت.
O hafta, daha önce, bir bahar kayağı sırasında sert bir darbe aldım -- evet, düştüm.私は春スキーに行き 転んだ時に かなり強い衝撃を受けて 視界に 浮遊物や星が見えていました
Su kayağında tek başıma-Bagaimana keadaanmu? Semuanya saya lakukan sendiri.
Su kayağında tek başımaSozinho, todo mundo olhando, e espiando para ver se alguém mais iria aparecer
YB: Bu da, rüzgar sörfü ile kayağın bir icatta buluşması.A combinação de "windsurfing" e esqui resultou nesta invenção aqui.
YB: Bu da, rüzgar sörfü ile kayağın bir icatta buluşması.FN:また僕は、危険なものを発明することにも興味がありました
YB: Bu da, rüzgar sörfü ile kayağın bir icatta buluşması.YB: a windszörf és a síelés ötvözése kellett ehhez a találmányhoz.
YB: Bu da, rüzgar sörfü ile kayağın bir icatta buluşması.YB: 윈드서핑과 스키가 결합되어 이 발명품이 나오게 되었죠.
YB: Bu da, rüzgar sörfü ile kayağın bir icatta buluşması.Yves Behar: ecco una combinazione di windsurf e sci in questa invenzione.
YB: Bu da, rüzgar sörfü ile kayağın bir icatta buluşması.А това е комбинация между windsurf и ски.
YB: Bu da, rüzgar sörfü ile kayağın bir icatta buluşması.י.ב.: המצאה זו היא שילוב בין גלישת רוח לסקי.
YB: Bu da, rüzgar sörfü ile kayağın bir icatta buluşması.ي.ب.: مزيج من المركبات الشراعية والتزلج دخلت في هذا الاختراع