kayıtları ile cümle
kayıtları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat bunların hiçbirini benim tıp kayıtlarımda bulamazsınız.Nhưng không thông tin nào trên đó được thể hiện trong hồ sơ bệnh lí của tôi.
Fakat bunların hiçbirini benim tıp kayıtlarımda bulamazsınız. Ve tabi sizinkileride.Maar niets van dat alles staat in mijn medisch dossier en het staat ook niet in het uwe.
Fakat bunların hiçbirini benim tıp kayıtlarımda bulamazsınız.Ωστόσο, τίποτα από αυτά δεν είναι γραμμένο στο ιατρικό ιστορικό μου.
Fakat bunların hiçbirini benim tıp kayıtlarımda bulamazsınız.Але ця інформація не доходить в мою медичну карту.
Fakat bunların hiçbirini benim tıp kayıtlarımda bulamazsınız.Но ничего этого нет в моей истории болезни.
Fakat bunların hiçbirini benim tıp kayıtlarımda bulamazsınız.Но нищо от това го няма в моята медицинска документация.
Fakat bunların hiçbirini benim tıp kayıtlarımda bulamazsınız.מה הולך לקרות במפגש הרכבת שלנו.
Fakat bunların hiçbirini benim tıp kayıtlarımda bulamazsınız.لكن لا شئ من هذا موجود في سجلي الطبي.
Fakat bunların hiçbirini benim tıp kayıtlarımda bulamazsınız.一切こういったものがないのです
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.En av de sakar som hon upptäckte var att hennes makes sjukjournaler i en pappersmapp var helt i oordning.
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.그녀가 발견한 점 중 하나는 바로 이 폴더에 들어있는 남편의 의무기록이
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.Salah satu hal yang dia temukan adalah rekam medis suaminya pada map ini berantakan.
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.Едно от нещата, което тя откри е, че медицинските данни на съпруга й в тази папка просто не са били подредени.
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.Она обнаружила, что в истории болезни ее мужа, в этой бумажной папке, был полный беспорядок.
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.אחד מהדברים שהיא גילתה היה שהתיק הרפואי של בעלה בתוך תיקיית הנייר הזו
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.أحد الأشياء التي إكتشفتها أن سجل زوجها الطبى في هذا المجلد الورقى
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.ご主人の医療記録が かなりぐちゃぐちゃに ファイルされていることでした。
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Ich kann mir Ihre Finanzbelege ansehen.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Ik kan je financiële gegevens bekijken.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Je peux regarder vos registres financiers.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.저는 여러분의 재정 기록상황을 볼 수 있습니다.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Megnézhetem a pénzügyi nyilvántartásaidat.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Mogę przejrzeć twoją dokumentację finansową.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Můžu se podívat na jeho finanční záznamy.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Posso guardare i tuoi estratti conto.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Posso ver os seus registos financeiros.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Pot să vă cercetez trecutul financiar.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Puedo mirar sus registros financieros.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Saya dapat melihat catatan keuanganmu.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Tôi có thể xem những bản lưu tài chính của bạn
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Μπορώ να κοιτάξω τα οικονομικά σου στοιχεία.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Аз мога да погледна в банковите ви записи.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.Я могу посмотреть на ваши финансовые записи.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.אני יכול להסתכל בנתונים הכספיים שלך.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.بإمكاني النظر إلى بياناته المالية.
Finansal kayıtlarına bakabilirim.支払いに遅れがないかを調べ
Finlandiya’da her girişimcinin ticari etkinliğine dair muhasebe kayıtları tutma yükümlülüğü vardır.En Finlandia, todos los empresarios tienen la obligación de llevar la contabilidad de sus empresas.
Finlandiya’da her girişimcinin ticari etkinliğine dair muhasebe kayıtları tutma yükümlülüğü vardır.I Finland har alla företagare bokföringsskyldighet.
Finlandiya’da her girişimcinin ticari etkinliğine dair muhasebe kayıtları tutma yükümlülüğü vardır.Suomessa jokaisella yrittäjällä on kirjanpitovelvollisuus.
Finlandiya’da her girişimcinin ticari etkinliğine dair muhasebe kayıtları tutma yükümlülüğü vardır.В Финляндии каждый предприниматель обязан вести бухгалтерский учет.
Finlandiya’da her girişimcinin ticari etkinliğine dair muhasebe kayıtları tutma yükümlülüğü vardır.في فنلندا كل ممارس عمل حر مجبر بإجراء المحاسبة.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı."Allgemeine Arithmetik: Betriebsbücher." Sie arbeiteten bis spät in die Nacht hinein.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı."Arithmétique générale - Registre d'opération" Ils travaillaient tard le soir.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı.Aritmetica generală -- registrele de operare, a necesitat multă muncă nocturnă.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı."Arytmetyka ogólna - dzienniki pracy". Dużo przesiadywania po nocach.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı."Az általános aritmetika: működési napló." Késő éjszakába nyúló munka.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı.일반 수학--작업 일지, 밤 늦게까지 일하면서.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı.La aritmética general -- los registros de operación, trasnochando mucho.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı.L'aritmetica generale -- i registri operativi, lavorando fino a tarda notte.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı.Số học tổng quát -- các nhật ký vận hành máy, khiến họ phải thức khuya làm việc.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı.Μένοντας ξάγρυπνοι τα βράδια.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı.В общата аритметика, опериращите журнали, изгорили много от нощното гориво на хората.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı."Загальна арифметика - робочі журнали". Довгими зимовими вечорами.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı."Общая арифметика - рабочие журналы". Долгими зимними вечерами.
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı.,האריתמטיקה הכללית - יומני התפעול .שרפו הרבה לילות
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı.الحسابات العامة -- سجلات التشغيل السهر لليالي طويلة
Genel aritmetik -- çalışma kayıtları, sabahlara kadar çalışıyorlardı.文字通り油を燃やして、夜遅くまで働きました MANIAC(数学的数値的積分器兼演算器)は
Gerçeğe dayanan- biliyorsunuz onlarla konuşabilip kayıtlarını görebiliyorduk; ücretler şöyle görünüyordu.Ale podle skutečných dat - podle toho, co nám řekli, a podle jejich záznamů, takhle vypadají jejich mzdy.
Gerçeğe dayanan- biliyorsunuz onlarla konuşabilip kayıtlarını görebiliyorduk; ücretler şöyle görünüyordu.De igazi adatok alapján -- mivel tudtunk beszélni velük, és láttuk a könyvelésüket, így néznek ki a bérek.
Gerçeğe dayanan- biliyorsunuz onlarla konuşabilip kayıtlarını görebiliyorduk; ücretler şöyle görünüyordu.그들이 실제로 받는 그러니까 그들에게서 직접 듣고 장부를 통해 본 그들의 수입을 일반적인 급여 형식으로 보면