Böylece, Yahudiler, Fransız vatandaşlığına kavuşmak için şartları yerine getirdiler.Thus, they now met the conditions for obtaining French citizenship.
Louis, oğluna yeniden kavuşmak istemektedir.Clara does everything to recover her son.
Tek hayali Jamie ile barışıp küçük kızına kavuşmak.They fleshed out the relationship of Jamie's character with her daughter and her granddaughter.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor."Want an Easy Life?
Ama bunun sayesinde, Arkadaşıma tekrar kavuşmak çok güzelHowever, thanks to that... ...finding my friend again is really nice.
- tek aklımızda olan buradan kurtulup hatunlarımıza kavuşmak değil mi?When all we want to do is get the hell out of here and back to our girls. Right?
Öyleyken siz, yaşama kavuşmak için bana gelmek istemiyorsunuz.Yet you will not come to me, that you may have life.
İyi bil ki onlar, Rablerine kavuşmaktan kuşku içindedirler.In truth they are in doubt that they will ever face their Lord.
Dikkatli olun; gerçekten onlar, Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler.In truth they are in doubt that they will ever face their Lord.
Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi.He has set two seas in motion that flow side by side together,
İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.He has set two seas in motion that flow side by side together,
Benden daha çok razı olman için sana kavuşmakta acele davrandım ya Rabbî!”I have hastened to You, O Lord, so that You may be pleased."
Andolsun, Biz Musa’ya kitabı vermiştik; böylece sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma.Assuredly We vouchsafed the Book Unto Musa; so be thou not in doubt in thy receiving it.
Allah'ın lütfundan ihsan ettiği nimetlere kavuşmaktan dolayı sevinç içindedirler.Exulting in that which Allah hath vouchsafed them of His grace.
Şimdi de sen ona (öyle bir kitaba) kavuşmaktan şüphe içinde olma.So entertain no doubt if (the Prophet Muhammad) received the same.
Zeljko, "Eve gidip eşime ve çocuklarıma kavuşmak için sabırsızlanıyorum."I could hardly wait to get home to my wife and children.
Dünya Bankası Yetkilisi Batı Balkanlar'ın Daha Güvenli Bir Ortama Kavuşmakta Olduğunu SöylediWestern Balkans Neighbourhood Getting Safer, World Bank Official Says
Ama birdenbire hepsi ancak ertesi sabah tekrar bilincine kavuşmak üzere uyudu.But suddenly all of them collapsed only to regain consciousness the next morning.
Louis, oğluna yeniden kavuşmak istemektedir.Gott freue sich einfach über die Heimkehr seines Sohnes.
Birçok üye, seçme hakkına kavuşmak için üye oldu.Beaucoup de personnes aspirent à l'honneur d'en faire partie.
Eurydice de Orphe'ye tekrar kavuşmaktan çok mutludur.Eurydice paraît et retrouve Orphée.
Louis, oğluna yeniden kavuşmak istemektedir.Y quiere recuperar a su hijo.
Tek hayali Jamie ile barışıp küçük kızına kavuşmak.Ellos dieron cuerpo a la relación del personaje de Jamie con su hija y su nieta.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.Non le può offrire una vita comoda.
Louis, oğluna yeniden kavuşmak istemektedir.Non è il denaro che ti ridarà tuo figlio.
Göktürkler bağımsızlıklarına kavuşmak için daha önce de birçok kez ayaklanmışlardı.I suoi discendenti misero in atto numerosi tentativi di ottenere l'indipendenza.
Louis, oğluna yeniden kavuşmak istemektedir.Лу умоляет его остаться ради сына.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.Adora uma vida calma.
Sikelgaita büyük miktar gümüşü bir başka zaman hastalanması üzerine sağlığına kavuşmak için bağışladı.Ela doou também uma grande quantidade de prata numa tentativa de recuperar a saúde em outra ocasião.
Ciddi manada yaralanan Brunel, sağlığına kavuşmak için altı ayını harcadı.Vaughan overleed, na een drie maanden durend ziekbed, aan hartfalen.
Albert, ona kavuşmak için orduya kaydolur.Albert is in alle staten als hij dit te weten komt.
Eurydice de Orphe'ye tekrar kavuşmaktan çok mutludur.Eurydyka trafia do orszaku Jowisza.
Çünkü kadınlara göre, Charlie ile beraber olan her kadın bir süre sonra hayatının aşkına kavuşmaktadır.Precis som alla andra killar så blir Phil till slut kär.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.На неї чекає легке безтурботне життя.
Louis, oğluna yeniden kavuşmak istemektedir.«Досі чекаю на повернення сина.
Ama ailesine kavuşmak için artık çok geçtir.Již velmi dlouho touží nalézt své rodiče.
Tek hayali Jamie ile barışıp küçük kızına kavuşmak.Jamie ale své dítě schová a nechá Michaela, ať si vezme ji.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.Este un tip comod care vrea să ducă o viață liniștită.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.Egyszerű életet él.
Çünkü kadınlara göre, Charlie ile beraber olan her kadın bir süre sonra hayatının aşkına kavuşmaktadır.A bűbáj értelmében minden nő, aki lefekszik Charlie-val, az őutána megtalálja igaz szerelmét.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.He elivät yksinkertaista elämää.
Albert, ona kavuşmak için orduya kaydolur.Aleksanteri lähti armeijansa kanssa häntä vastaan.
Böylece, Yahudiler, Fransız vatandaşlığına kavuşmak için şartları yerine getirdiler.Οι Εβραίοι της Γαλλίας αποκτούν την ιδιότητα του πολίτη.
Ama ailesine kavuşmak için artık çok geçtir.Blir det for mye for familien å komme over?
Ciddi manada yaralanan Brunel, sağlığına kavuşmak için altı ayını harcadı.Sau khi giải cứu, Ghinsberg đã dành ba tháng để phục hồi trong bệnh viện.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.穏やかな生活を取り戻す。
Albert, ona kavuşmak için orduya kaydolur.ブラウンは軍隊に入ることにする。
Yağışlı giden havalarda kuşlar beslenebilecekleri suya kavuşmaktadır.而对鸟类来说,当需要喝水时,它们能飞到水源处。
Tek hayali Jamie ile barışıp küçük kızına kavuşmak.הם האירו את מערכת היחסים של דמותה של ג'יימי עם בתה ונכדתה.
Ama ailesine kavuşmak için artık çok geçtir.Avšak na to, aby sa mohli vrátiť domov, už bolo neskoro.
Göktürkler bağımsızlıklarına kavuşmak için daha önce de birçok kez ayaklanmışlardı.Jie dažnai sukildavo, norėdami iškovoti nepriklausomybę.
Rahat bir hayata kavuşmak istiyor.Tikima pomirtiniu gyvenimu.
Louis, oğluna yeniden kavuşmak istemektedir.Jo sūnus kvietė jį sugrįžti.
Eurydice de Orphe'ye tekrar kavuşmaktan çok mutludur.Hermes tõi ka Eurydike Hadesesse tagasi, kui Orpheus oli ta teist korda kaotanud.
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.A aj, jeden přistoupiv, řekl jemu: Mistře dobrý, co dobrého budu činiti, abych měl život věčný?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.A hľa, istý človek pristúpil k nemu a povedal: Dobrý Učiteľu, čo dobrého mám činiť, aby som mal večný život?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.A oto jeden przystąpiwszy, rzekł mu: Nauczycielu dobry! co dobrego mam czynić, abym miał żywot wieczny?
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Atunci s'a apropiat de Isus un om, şi I -a zis: ,,Învăţătorule, ce bine să fac, ca să am viaţa vecinică?``
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.Då trädde en man fram till honom och sade: »Mästare, vad gott skall jag göra för att få evigt liv?»
Adamın biri İsaya gelip, ‹‹Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?›› diye sordu.E eis que se aproximou dele um jovem, e lhe disse: Mestre, que bem farei para conseguir a vida eterna?