kavuştu ile cümle

kavuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.e voi avete in lui parte alla sua pienezza, di lui cioè che è il capo di ogni Principato e di ogni Potestà
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.I jesteście w nim dopełnieni, który jest głową wszelkiego księstwa i zwierzchności,
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.In Christus bent u dus volmaakt, want Hij is de hoogste heerser en autoriteit over elke andere macht.
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.in v njem ste dopolnjeni, ki je glava vsakega gospodstva in vsake oblasti;
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.ja te olette täytetyt hänessä, joka on kaiken hallituksen ja vallan pää,
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.너희도 그 안에서 충만하여졌으니 그는 모든 정사와 권세의 머리시라
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.Og I er fylt i ham, som er hovedet for all makt og myndighet,
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.og i ham have I eders Fylde, ham, som er Hovedet for al Magt og Myndighed;
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.[ti] Õ benne vagytok bételjesedve, a ki feje minden fejedelemségnek és hatalmasságnak;
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.und ihr seid vollkommen in ihm, welcher ist das Haupt aller Fürstentümer und Obrigkeiten;
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.Voi aveţi totul deplin în El, care este Capul oricărei domnii şi stăpîniri.
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.Vous avez tout pleinement en lui, qui est le chef de toute domination et de toute autorité.
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.y vosotros estáis completos en él, quien es la cabeza de todo principado y autoridad
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.και εισθε πληρεις εν αυτω, οστις ειναι η κεφαλη πασης αρχης και εξουσιας,
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.и вы имеете полноту в Нем, Который есть глава всякого начальства и власти.
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.І ви сповдені в Ньому: бо Він голова всякому князівству і власті.
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.אשר הוא ראש כל שררה ושלטן׃
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.وانتم مملوؤون فيه الذي هو راس كل رياسة وسلطان.
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.你 們 在 他 裡 面 也 得 了 豐 盛 。 他 是 各 樣 執 政 掌 權 者 的 元 首
Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.你 們 在 他 裡面 也 得 了 豐盛 。 他 是 各樣執 政 掌權者 的 元首
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.(117:5) Из тесноты воззвал я к Господу, – и услышал меня, и на пространное место вывел меня Господь.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.Ahdistuksessani minä huusin Herraa, Herra vastasi minulle ja asetti minut avaraan paikkaan.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.A Jehovah invoqué desde la angustia, y Jehovah me respondió poniéndome en lugar espacioso
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.Dalam kesesakanku aku berseru kepada TUHAN; lalu Ia menjawab dan membebaskan aku
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.Do meio da angústia invoquei o Senhor; o Senhor me ouviu, e me pôs em um lugar largo.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.Du sein de la détresse j`ai invoqué l`Éternel: L`Éternel m`a exaucé, m`a mis au large.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.I mitt trångmål åkallade jag HERREN, och HERREN svarade mig och ställde mig på rymlig plats.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.In der Angst rief ich den HERRN an, und der HERR erhörte mich und tröstete mich.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.În mijlocul strîmtorării am chemat pe Domnul: Domnul m'a ascultat şi m'a scos la larg.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.Iz stiske svoje sem klical GOSPODA, odgovoril mi je in me postavil na plano GOSPOD.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.Jeg påkaldte HERREN i Trængslen, HERREN svared og førte mig ud i åbent Land.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.내가 고통 중에 여호와께 부르짖었더니 여호와께서 답하시고 나를 광활한 곳에 세우셨도다
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.Nell'angoscia ho gridato al Signore, mi ha risposto, il Signore, e mi ha tratto in salvo
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.Trong gian truân tôi cầu khẩn Ðức Giê-hô-va; Ðức Giê-hô-va bèn đáp lời tôi, để tôi nơi rộng rãi,
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.Trong gian_truân tôi cầu_khẩn Ðức_Giê - hô-va ; Ðức_Giê - hô-va bèn đáp lời tôi , để tôi nơi rộng_rãi ,
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.ükségemben segítségül hívám az Urat, meghallgatott [és] tágas térre [tett] engem az Úr.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.Ut av trengselen kalte jeg på Herren; Herren svarte mig og førte mig ut i fritt rum.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.V úzkosti vzýval jsem Hospodina, a vyslyšev, uprostrannil mi Hospodin.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.W ucisku wzywałem Pana; wysłuchał mię, i na przestrzeństwie postawił mię Pan.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.Z úzkosti som volal na Hospodina, a vyslyšal ma; Hospodin ma postavil na priestranstvo.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.Εν θλιψει επεκαλεσθην τον Κυριον ο Κυριος μου υπηκουσε, δους ευρυχωριαν.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.В притеснението си призовах Господа; Господ ме послуша и ме постави на широко място.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.מן המצר קראתי יה ענני במרחב יה׃
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.من الضيق دعوت الرب فاجابني من الرحب‎.
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.我 在 急 難 中 求 告 耶 和 華 、 他 就 應 允 我 、 把 我 安 置 在 寬 闊 之 地
Sıkıntı içinde RABbe seslendim; Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.我 在 急難 中 求 告 耶和華 、 他 就 應允 我 、 把 我 安置 在 寬闊 之地
‹‹ ‹Sodomla kızlarını, Samiriyeyle kızlarını, onlarla birlikte de seni eski gönencine kavuşturacağım.내가 그들의 사로잡힘 곧 소돔과 그 딸들의 사로잡힘과 사마리아와 그 딸들의 사로잡힘과 그들 중에 너의 사로잡힌 자의 사로잡힘을 돌이켜서
‹‹ ‹Sodomla kızlarını, Samiriyeyle kızlarını, onlarla birlikte de seni eski gönencine kavuşturacağım.Но Я возвращу плен их, плен Содомы и дочерей ее, плен Самарии и дочерей ее, и между ними пленплененных твоих,
‹‹ ‹Sodomla kızlarını, Samiriyeyle kızlarını, onlarla birlikte de seni eski gönencine kavuşturacağım.ושבתי את שבותהן את שבית סדם ובנותיה ואת שבית שמרון ובנותיה ושבית שביתיך בתוכהנה׃
‹‹ ‹Sodomla kızlarını, Samiriyeyle kızlarını, onlarla birlikte de seni eski gönencine kavuşturacağım.وأرجّع سبيهنّ سبي سدوم وبناتها وسبي السامرة وبناتها وسبي مسبييك في وسطها
‹‹ ‹Sodomla kızlarını, Samiriyeyle kızlarını, onlarla birlikte de seni eski gönencine kavuşturacağım.我 必 叫 他 們 被 擄 的 歸 回 、 就 是 叫 所 多 瑪 和 他 的 眾 女 、 撒 瑪 利 亞 和 他 的 眾 女 、 並 你 們 中 間 被 擄 的 、 都 要 歸 回
‹‹ ‹Sodomla kızlarını, Samiriyeyle kızlarını, onlarla birlikte de seni eski gönencine kavuşturacağım.我 必 叫 他 們被擄 的 歸回 、 就是 叫所 多 瑪 和 他 的 眾女 、 撒瑪利亞 和 他 的 眾女 、 並 你 們中間 被 擄 的 、 都 要 歸回
Şu konuyu açıklığa kavuşturalım.Deixa-me ver se compreendi.
Şu konuyu açıklığa kavuşturalım.Déjame aclararlo.
Şu konuyu açıklığa kavuşturalım.Để tôi nói thẳng nhé.
Şu konuyu açıklığa kavuşturalım.이건 확실히 해두죠
Şu konuyu açıklığa kavuşturalım.Laat me dit even duidelijk maken.
Şu konuyu açıklığa kavuşturalım.Lass mich etwas klarstellen.
Şu konuyu açıklığa kavuşturalım.Permite-mi sa clarific.
Şu konuyu açıklığa kavuşturalım.Pozwól, że zapytam wprost.

İlgili Sayfalar