kavramı ile cümle

kavramı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.A vlastne, moja téza tu je, že viera je prirodzený stav vecí.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.E, de facto, creio que a minha tese nesta matéria é que a crença é o estado natural das coisas.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Ed infatti, credo che la mia tesi sia che credere sia lo stato naturale delle cose.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.És tulajdonképpen, azt hiszem, azt állítom, hogy a hit a dolgok természetes rendje.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Et en fait, ma théorie à ce sujet est que croire est l'état naturel des choses.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Ich denke sogar, und das ist meine zentrale Aussage: Glaube ist die natürliche Lage der Dinge.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.사실, 여기서 제 전제는 믿는다는 것은 자연스러운 상태라는 점입니다.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Mijn stelling is dat geloven natuurlijk is.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Och faktiskt, jag tror att min tes här är att tilltro är sakernas naturliga tillstånd.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Og faktisk, tror jeg min tese her er at tro er tingenes naturlige tilstand.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Și cred că, de fapt, teza mea este că credința este starea naturală a lucrurilor.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Thực ra, luận điểm chính của tôi ở đây là tin tưởng là trạng thái tự nhiên.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Väitän itse asiassa, että usko on asioiden luonnollinen tila.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Vlastně si dovolím tvrdit, že víra je přirozený stav.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.W rzeczywistości, teza która postawię tutaj mówi, że wiara jest naturalnym stanem rzeczy.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Y de hecho creo que mi tesis es que la creencia es parte natural de las cosas.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.И на практика, мисля, че тезата ми тук е, че вярването е естественото състояние на нещата.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.И на самом деле, я утверждаю то, что в порядке вещей верить во что-то.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.ולמעשה, אני חושב שהטענה שלי היא שאמונה היא המצב הטבעי.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.في الواقع اعتقد ان رسالتي هنا هي ان التصديق هوالحالة الطبيعية للامور
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.信じることが自然な状態だと示すものです もともとそれを選んで 信じるのです
Atmosfer kavramı biraz tuhaf gelmş olabilir.Agora você está dizendo - Sal, isso é estranho.
Atmosfer kavramı biraz tuhaf gelmş olabilir.Teď si říkáte: "Sale, tohle je zvláštní.
Atmosfer kavramı biraz tuhaf gelmş olabilir.Сега може би си казвате- Сал, това е странно.
Atmosfer kavramı biraz tuhaf gelmş olabilir.זאת פעם ראשונה שאנו פוגשים
"aynı"lık kavramıyla aynı şey değildir.공통점(sameness)과는 다릅니다.
"aynı"lık kavramıyla aynı şey değildir.אינו זהה למושג זהות.
"aynı"lık kavramıyla aynı şey değildir.مختلف عن مفهوم التطابق.
"aynı"lık kavramıyla aynı şey değildir.そしてトーマス ジェファソンが
Bağımsız olay kavramı olasılıkta çok önemlidir. Bağımsız olmayan, yani bağımlı, olayları da inceleyeceğiz. -그리고 이것은 확률에 있어서 중요한 것입니다.
Bakin, McDonald's kavrami cok basitDas Konzept von McDonald's ist einfach.
Bakin, McDonald's kavrami cok basitKijk, het concept van McDonald's is simpel.
Bakin, McDonald's kavrami cok basitNézd, McDonald's elképzelése egyszerű.
Bakin, McDonald's kavrami cok basitRozumiecie, koncept McDonald's jest prosty.
Bakin, McDonald's kavrami cok basitVedete, il concetto McDonald's è semplice.
Bakin, McDonald's kavrami cok basitVezi tu, conceptul McDonald's este simplu.
Bakin, McDonald's kavrami cok basitVous voyez, le concept de McDonald's est simple.
Bakin, McDonald's kavrami cok basit"Концепция МакДональдса проста.
Belki biraz tekrar olacak, ama kavramı genel olarak anladınız.Es un poco redundante, pero creo que usted consigue la idea.
Belki biraz tekrar olacak, ama kavramı genel olarak anladınız.To jest trochę powtarzanie się, ale myślę, że łapiecie o co chodzi.
Ben bundan 8 yıl önce, Açık Kaynak Ekoloji kavramını, yapay kıtlığa panzehir olarak geliştirdim.Więc zacząłem 8 lat temu opracowywaniu koncepcji Open Source Ecology jako antidotum na sztuczny niedobór
Ben feministim ve din kavramıyla uğraşıyorum.Je suis une féministe & j'ai du mal avec le concept de religion.
Ben feministim ve din kavramıyla uğraşıyorum.Sono una femminista e ho incontrato difficoltà con il concetto di religione.
Ben feministim ve din kavramıyla uğraşıyorum.Soy feminista y he luchado con el concepto de la religión.
Ben feministim ve din kavramıyla uğraşıyorum.Я феминистка и борюсь с концептом религии.
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıGagasan saya adalah bahwa Anda telah (Sebelum dia pas ini)
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıIdeea mea a fost că aţi fost (Înainte de a avea această formă)
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıKhái niệm của tôi mà bạn có được (Trước khi có này phù hợp)
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydı내 생각은 (그녀가이 적합을 갖기 전에)는되어 있다고했습니다
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıLa mia idea era che tu fossi stato (prima di lei aveva questa forma)
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıMeine Vorstellung war, dass ihr hättet (Bevor sie diese fit war)
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıMi idea era que le había sido (Antes de que ella tenía esta forma)
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıMijn idee was dat je was geweest (Voordat ze had dit te passen)
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıMinha idéia era que você tinha sido (Antes que ela tinha esse ajuste)
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıMin opfattelse var, at du havde været (Før hun havde denne fit)
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıMinun ajatus oli, että olisit ollut (ennen hän oli tämä sopii)
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıMin uppfattning var att du hade varit (Innan hon hade denna fit)
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıMoja pojem je bil, da ste bili (preden je imela to fit)
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıMoje pojęcie, że można było (przed miała to pasuje)
Benim kavramı (ki bu uyum vardı önce) olmasıydıMôj názor je, že ste bol (ešte ako to hodí)
İlgili Sayfalar