Ana içeriğe geç
Sözlük

katolik ile cümle

katolik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Katolik Kilisesi gibi, eğer prezervatif dağıtırsanız, herkesin koşturarak seks yapacağını düşünenler gibi.맺을거라고 생각하는 카톨릭 교회와 같은 사람들의 비합리적인 입장들에 대해서 저는 언급하지 않을 것입니다.
Katolik Kilisesi gibi, eğer prezervatif dağıtırsanız, herkesin koşturarak seks yapacağını düşünenler gibi.Ludzi, którzy sądzą, że jeśli rozdamy prezerwatywy wszyscy zaczną się ganiać i uprawiać seks.
Katolik Kilisesi gibi, eğer prezervatif dağıtırsanız, herkesin koşturarak seks yapacağını düşünenler gibi.ובכן, אני אפילו לא מתכוונת להתייחס לעמדה הלא הגיונית בבירור של אנשים, כמו עמדת הכנסיה הקתולית.
Katolik Kilisesi gibi, eğer prezervatif dağıtırsanız, herkesin koşturarak seks yapacağını düşünenler gibi.コンドームがあると皆が走り出て セックスをしだすと考える人のことです ローマ法王ベネディクトがネットで
Katolik Klisesine geçti. ve sonradan Katolik olanların hiçbirisi, Nijerya'nın kırsalında천주교로 개종하셨던 어머니는, 참고로 카톨릭 개종자들보다 더 광신적인 사람은 없죠.
Katolik Klisesine geçti. ve sonradan Katolik olanların hiçbirisi, Nijerya'nın kırsalındaלקתוליות כאשר נישאה לאבי - ואין קנאי יותר ממומר לקתולי -
Katolik Klisesine geçti. ve sonradan Katolik olanların hiçbirisi, Nijerya'nın kırsalındaإلى الكاثوليكية عندما تزوّجت والدي -- ولا يوجد أي أحد أكثر عنفاً من معتنق الكاثوليكية --
Katolik Klisesine geçti. ve sonradan Katolik olanların hiçbirisi, Nijerya'nın kırsalındaそして カトリック改宗者より過激な人はいません- 母はナイジェリアの農村地帯の
Katolikleri ve eşcinselleri sevmiyor.Katholiken und Homosexuelle. Das ist assoziative Geisteskrankheit.
Katolikleri ve eşcinselleri sevmiyor.Não gosta dos judeos, catolicos ou os gays.
Katolikleri ve eşcinselleri sevmiyor.No le gustan los judíos, los católicos o los gays.
Katolikleri ve eşcinselleri sevmiyor.Yahudi, atau Katolik, atau gay.
Katolik olmadığını garanti etti, ancak her bahar derslerini orada yapıyordu.Hij nam zijn klassen daar elke lente naartoe.
Katolik olmadığını garanti etti, ancak her bahar derslerini orada yapıyordu.자신의 대부분의 학생들도 마찬가지라고 했습니다. 하지만 그는 그의 학생들을 매 해 봄마다 그곳으로 데려갔다고 합니다.
Katolik olmadığını garanti etti, ancak her bahar derslerini orada yapıyordu.ligesom de fleste af eleverne men han underviste der hvert forår.
Katolik olmadığını garanti etti, ancak her bahar derslerini orada yapıyordu.וגם לא מרבית תלמידיו, אבל הוא לוקח לשם את כיתותיו בכל אביב.
Katolik olmadığını garanti etti, ancak her bahar derslerini orada yapıyordu.ومعظم طلابه لم يكونوا كذلك، لكنه اخذ صفوفه هناك كل ربيع.
Katolik olmadığını garanti etti, ancak her bahar derslerini orada yapıyordu.毎年 春に生徒たちを そこに連れて行くのだと言いました 彼によると もっとも 落着きがなく 注意力散漫で
Katolik rahibelerden,Estaba recibiendo informes de monjas católicas,
Katolik rahibelerden,제게 수녀님께서 연락을 주시기도 하고
Katolik rahibelerden,Έπαιρνα αναφορές από καθολικές καλόγριες,
Katolik rahibelerden,קיבלתי דיווחים מנזירות קתוליות,
Katolik rahibelerden,لقد كان الحصول على تقارير من الراهبات الكاثوليك،
Katolik rahibelerden,キリスト教徒から報告をもらい 誰もが
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.카톨릭의 지적 헤게모니가 유럽 전역을 지배하는 도구가 될 것이라고 여겨졌습니다.
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.la hegemonía intelectual católica en toda Europa.
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.l'egemonia cattolica intellettuale in Europa.
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.l'hégémonie intellectuelle catholique dans toute l'Europe.
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.נחשב לכלי שיעזור להשליט הגמוניה קתולית ברחבי אירופה.
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.كان من المفترض أن يكون أداة ستقوم بفرض الهيمنة الفكرية الكاثوليكية في جميع أنحاء أوروبا.
Matbaa Avrupa çapında katolik anlayışa dair fikirlerin dolaşıma gireceği umularak yapılmıştı.ツールとして 捉えられていたのです しかし実際に起きたのは マルティン・ルターの95ヶ条に
Onun kontrolsüzlüğü, benim Katolikliğim var.Sie hat ihre Hysterie, ich meine Reli- gion.
Onun kontrolsüzlüğü, benim Katolikliğim var.Ea are isteria. Eu am catolicismul.
Onun kontrolsüzlüğü, benim Katolikliğim var.Ella tiene su histeria y yo mi catolicismo.
Onun kontrolsüzlüğü, benim Katolikliğim var.Elle a son hystérie et moi mon catholicisme.
Onun kontrolsüzlüğü, benim Katolikliğim var.Hänellä on hysteriansa, minulla katolisuuteni.
Onun kontrolsüzlüğü, benim Katolikliğim var.Sie hat ihre Hysterie, ich meine Reli- gion.
Onun kontrolsüzlüğü, benim Katolikliğim var.Vi är beroende av varandras sällskap.
"Pekâlâ" —Burada arkadaşım kem küm etti — "Aslında bir Katolik inziva yeri.""Ну, - тут мій друг почав затинатися та бурмотіти - ну, власне, це католицький притулок".
"Pekâlâ" —Burada arkadaşım kem küm etti — "Aslında bir Katolik inziva yeri.""Ну, — тут мой друг хмыкнул и пробормотал, — ну, это католическое уединённое жилище".
Protestocuların öncülerinden biri din adamı Trần Đình Lai, katolik rahip şunları söyledi;El reverendo Trần Đình Lai, uno de los sacerdotes católicos que lideran la protesta, dijo:
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Aku adalah anak kulit hitam ateis di sekolah katolik kulit putih yang dijalankan oleh suster.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Byla jsem černé ateistické dítě mezi samými bílými v katolické škole provozované řádovými sestrami.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Byłam czarnym, ateistycznym dzieckiem w na wskroś białej, katolickiej szkole kierowanej przez zakonnice.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Én voltam a fekete ateista kölyök az apácák teljesen fehér katolikus iskolájában.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Eram un copil ateu negru la o şcoală numai de albi, condusă de călugăriţe.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Era uma garota negra ateia nma escola católica de brancos dirigida por freiras.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Ero la bambina nera atea nella scuola cattolica di soli bianchi gestita da suore.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Ik was het zwarte atheïstische kind in de volledig blanke katholieke nonnenschool
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Jag var den svarta ateistungen i en helt vit katolsk skola som drivs av nunnor.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.J'étais la fillette noire athée dans une école catholique de blancs dirigée par des nonnes.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.수녀들에의해 운영되는 천주교의 전부 백인인 학교에서 저는 흑인 무신론자 아이였습니다.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Tôi là một đứa bé da đen, không tôn giáo theo học tại một ngôi trường Thiên chúa của người da trắng.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Yo era la niña negra atea en una escuela católica de monjas y niños blancos.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Ήμουν το μαύρο, άθεο παιδί σε ένα "λευκό" καθολικό σχολείο που το διηύθυναν καλόγριες.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Бях черното атеистко дете сред всичките бели католически училища и монахини.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Я була чорношкірим дитям, атеїстом, серед білих, в католицькій школі, якою управляли монахині.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.Я была темнокожим ребенком, атеистом, среди белых, в католической школе, управляемой монахинями.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.הייתי הילדה השחורה והאתאיסטית בבית הספר הקתולי שבו לבנים בלבד, ונוהל בידי נזירות.
Rahibeler tarafından işletilen, tümüyle beyaz bir katolik okulundaki siyah ateist çocuktum.كنت الطفلة السوداء الملحدة في مدرسة مرتاديها من البيض الكاثوليك تديرها الراهبات.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod