Bundan sonra, 31 Aralık 1982'de Bad Mergentheim'de ölene kadar Württemberg'de katiplik yaptı.Thereafter, he was a clerk in Württemberg until he died in Bad Mergentheim on 31 December 1982.
En önemli makamlardan birisi kâtiplikti.One of the major ones was stampeding.
Devlet işlerini kâtiplikteki bürokratlar yürütürdü.The administration of the state was delegated to bureaucrats.
Kâtiplik yolunda tecrübe kazanmıştır.Under the guidance of prof.
Biz böylesi lehine kâtiplik ederiz.Verily! We record it in his Book of deeds.
Bir süre gece kulübü striptizcisi, garson ve katiplik yaptı.For some time she was a nightclub stripper, waitress and clerk.
Bu mecliste katiplik ve başkan vekilliği yaptı.He served as a Court Clerk and Deputy chairman in this Assembly.
İmparatoraluk saray dairesindeki katiplik kariyerinde hızla ilerledi.Am kaiserlichen Hof machte er rasche Karriere.
Kâtiplik mesleği sadece yazı yazmaktan ibaret değildi.Sa curiosité ne se limitait pas aux textes écrits.
En önemli makamlardan birisi kâtiplikti.Один из крупнейших представителей зауропод.
Küçük yaşlarda İstanbul'a gelmiş, kâtipliklerde ve Beylikçi maiyetinde çalışmıştır.عاش في العصر الجليدي وكان يتغذى على الماستدون والصناجة.
En önemli makamlardan birisi kâtiplikti.Disse que faltava ainda a mais importante das atribuições.
Küçük yaşlarda İstanbul'a gelmiş, kâtipliklerde ve Beylikçi maiyetinde çalışmıştır.Desde a infância esteve envolvida nos ministérios e corais de louvor.
Bu kurumda kısa bir süre kâtiplik yaptı.W utworze gościnnie udzielił się Too Short.
Burada katiplik görevinde bulundu ve medrese hocalığı yaptı.Objął mandat radnego powiatu i został wicestarostą.
Devlet işlerini kâtiplikteki bürokratlar yürütürdü.А контроль над їх апаратом управління здійснювали насправді підкупні бюрократи.
Kâtiplik mesleği sadece yazı yazmaktan ibaret değildi.Письменник займався не лише художньою літературою.
İmparatoraluk saray dairesindeki katiplik kariyerinde hızla ilerledi.Čarodějka ji v prezidentském paláci rychle paralyzovala.
Devlet işlerini kâtiplikteki bürokratlar yürütürdü.Administrația de stat a fost delegată birocraților.
Kâtiplik mesleği sadece yazı yazmaktan ibaret değildi.Írói pályafutását nem csak a kurzus határozta meg.
1827 Nisan ayında Boston'a gitti ve burada kâtiplik ve gazete yazarlığı gibi işlerle idare etmeye çalıştı.Han reiste til Boston i april 1827, levde av en rekke jobber som kontorist og avisskribent.
Kâtiplik mesleği sadece yazı yazmaktan ibaret değildi.Cả đời Đỗ Chu không làm gì, ngoài viết văn.
Devlet işlerini kâtiplikteki bürokratlar yürütürdü.Така в правителството влизат основно бюрократи от кариерата.
1814’te kâtiplik görevine getirildi.Leta 1814 je prejel duhovniško posvečenje.
Âşık Çelebi önce Bursa Mahkemesi'nde kâtiplik vazifesi aldı.Senine rentnik OÜ Häcke vaidlustas enampakkumise kohtus.