Yunan'lar yasal lord olan IV. Aleksios'u öldürdüklerinden beri vatan haini ve katildiler.Tout d'abord, les Grecs sont des traîtres et des assassins, car ils ont tué leur seigneur, Alexis IV.
Fakat daha sonradan Aziz Başkomiser katili bulur.Par la suite, le curé découvre la supercherie.
1990 da yapılan ilk festivale 45 ulkeden 400 ogrenci katilmisti.400 étudiants originaires de 45 pays participèrent au premier festival en 1990.
Çünkü katil TJ zannedilmektedir.Elle est surnommée TJ.
Katilleri yakalandı.Les meurtriers furent arrêtés.
Acımasız başarıları ona (Ἀλβανιτοκτόνος) "Arnavut katili" (Αλβανοκτόνος, Albanoktonos) unvanını kazandırdı.Ses conquêtes impitoyables lui valurent le surnom de « tueur d’Albanais » (Ἀλβανιτοκτόνος/Albanoktonos).
"Tank Katili" olarak anılır.Surnommé « l'Assassingue ».
Başlarda onun bir katil olduğunu düşünürüz.Depuis le début, c'est elle l'assassin en série.
Babasını öldürtmesinden dolayı kendisine Tacikçe Pederkuş(baba katili) lakabı verilmiştir.Il fut enterré à côté de la tombe de Hârûn ar-Rachîd, le meurtrier de son père et le père de son meurtrier.
Katil cesedi saklamak için ciddi çabalar sarf etmişti.Il leur faut maintenant cacher le cadavre.
Seri katiller ile şölen katillerini birbirine karıştırmamak gerrekir.Les tueurs en série ne doivent pas être confondus avec les tueurs de masse, ni avec les tueurs à la chaîne.
Anında annesinin katil olduğuna ikna olmuş durumda.Or, la jeune fille est convaincue que son père est l'assassin de sa mère.
Peter amcasının katilini bulur.Peter trouve le squelette de son grand-père décédé.
Bu arada Sean ise gerçek katilin izini bulmuştur.De son côté, Sean retrouve la trace de Vicky...
Acımasız bir katil.Un homme brutal.
Joseph Paul Franklin (13 Nisan 1950 - 20 Kasım 2013), Amerikan seri katil.Joseph Paul Franklin (1950-2013), tueur en série américain.
Kanıtlar üç yüksek rütbeli Alman subayından birinin katil olabileceğine işaret etmektedir.Il a indiqué avoir retrouvé les noms de trois sous-officiers allemands qui auraient pu jouer un rôle.
Daha sonra, Katilin Rudy Cooper Olduğu ortaya çıkar.On peut en conclure que c'est Rudy l'assassin du policier.
Onun da amacı Arno gibi babasının katilini bulmak.C'est également lui qui tuera le père d'Arno Dorian.
Futbolculuğunda lakabı "Bebek Yüzlü Katil" idi.Ce match lui vaudra son surnom de « Baby-Face Killer » (tueur au visage de bébé).
Uzun bir aradan sonra katiller ortaya çıkar.Peu après, deux tueurs font leur apparition.
Bir cinayete "cinayet" derim, bir katile "katil" derim."Je n'ai jamais appelé 'meurtrier' celui qui tue un nègre.
Blood Bros. at Video oyunlarının katil listesiPortail de la littérature Portail des jeux Portail des vampires Portail des livres-jeux
Bundy, sıklıkla Amerikan seri katillerinin öncül örneği olarak kabul edilir.Holmes est souvent considéré comme le premier tueur en série américain.
Ancak bu yazının katil tarafından mı yazıldığı ya da tesadüfen mi orada bulunduğu anlaşılamamıştır.Cependant l'auteur n'indique pas en note si, après guerre, ces documents ont été retrouvés ou même recherchés.
Jane Toppan (doğum adı Honora Kelley; 1857–1938), Amerikalı seri katil.Jane Toppan (1854-1938), née Honora Kelley, était une tueuse en série américaine.
Olağan yargı sistemi uygulanmadı; burada adı geçen "sapkın kadının" katilin kedisi olma ihtimali vardır.Il n'y a pas eu de procès équitable et il est fort probable que la « méchante femme » ait été la meurtrière.
Adını dünyaca ünlü oyuncu Marilyn Monroe ve seri katil Charles Manson'dan almıştır.Son nom de scène est une référence à l'actrice Marilyn Monroe et au gourou Charles Manson.
1932) 1859 - Billy The Kid, Amerikalı hırsız ve katil (ö.1941 - Billy the Kid le réfractaire (Billy the Kid).
Katil polis memuru ile de karşılaşır.Un flic met la main sur un meurtrier.
Bu katil kurbanlarının derilerini yüzerek bir maske yapmış ve o maskeyi taktığı zaman cinayet işlemiştir.Le tueur avait étranglé sa victime avant de faire son simulacre de pendaison ; il portait des gants.
1599) 1890 - William Kemmler, Amerikalı suçlu katil (elektrikli sandalye ile idam edilen ilk kişi) (d.1890 : William Kemmler, premier détenu exécuté par la chaise électrique (° 9 mai 1860).
Eurovision elemelerine katildi.Le groupe a été spécialement créé pour l'Eurovision.
Sherlock bunları bir seri katilin yönlendirdiğini düşünür.Gibbs envisage l'hypothèse d'un tueur en série.
Katil ise istediği kadar yalan söyleyebilir.Durant le match, l'arbitre peut siffler autant de fautes qu'il veut.
Mona Woden'ın kiralık katilidir.Le corps de Mona Vanderwall est toujours recherché.
Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir.Il vient prêter main forte aux Seven Deadly Sins.
Polisler katili yakaladı.La policía cogió al asesino.
Katile karşı öfkeyle doldurulduk.Estábamos llenos de ira contra el asesino.
Tom onun katil olduğunu biliyordu.Tom sabía quien era el asesino.
Baltalı katilin yakalanması vatandaşların yardımı sayesinde oldu.La captura del asesino del hacha fue posible gracias a la colaboración ciudadana.
Weapon XI / Deadpool: değiştirilmiş Wade Wilson mutant katilidir.Arma XI / Masacre: El alterado Wade Wilson es el asesino mutante.
Neden katillik unvanını nefsimize izafe ettik?¿Por qué le atribuimos el título de asesino a nuestra raza?
Jason, filmlerin tamamında katil ya da cinayetlerin sebebi olarak yer alır.Jason está presente en todas las películas, tanto como el asesino o la motivación para los asesinatos.
İngiliz tankları Flak 88 "Tank Katili" ile durduruldu.Los blindados británicos temían previamente detenerse por el Flak 88 "Asesinos de tanques".
Karakter, seri katil Ed Gein'den esinlenilerek yaratılmıştır.El personaje está basado en el asesino en serie Ed Gein.
Program çeşitli seri katiller, psikopatlar ve toplu cinayetler işlemiş kişilerin profillerini çıkarır.El programa presenta los perfiles de varios homicidas, asesinos en serie y psicópatas.
Bir cinayet işlemiş olan katil, öldürülen kişinin eşinin oanyıyla idam cezasının yerine köle olabilirdi.Un asesino condenado a muerte podía solicitar a la esposa de la víctima convertirse en su esclavo.
"Avcı" Drizzt'in dövüş yeteneğini örnekleyen soğuk, ruhsuz bir katildir.El "cazador" era un asesino frío, desapasionado que personificó el valor de luchador de Drizzt.
Acımasız başarıları ona (Ἀλβανιτοκτόνος) "Arnavut katili" (Αλβανοκτόνος, Albanoktonos) unvanını kazandırdı.Sus implacables éxitos le valieron el epíteto de «asesino de albaneses» (Αλβανοκτόνος, Albanoktonos).
Katili yakalandı.El criminal fue arrestado.
Çünkü arkadaşlarının katillerinden biri de odur.Asesino de uno de sus compañeros.
Acımasız bir katildir.Él es un asesino despiadado.
Katil ya da katillerin kim olduğuna dair en küçük bir fikrim yok.No se sabe cuál es la relación entre víctima y asesino.
1969 - Robert Kennedy'nin katili Sirhan Bişara Sirhan, ölüm cezasına çarptırıldı.1969: en Los Ángeles, el asesino de Robert Kennedy, Sirhan Bishara Sirhan, es condenado a muerte.
Seri katiller ile şölen katillerini birbirine karıştırmamak gerrekir.¡Cómo consolarnos nosotros, asesinos entre los asesinos!
Sevgilim Ahmet Yıldız’ın katillerinin yakalanmamış olması hayret vericidir.Me deja atónito el hecho de que todavía no hayan sido capturados los asesinos de Ahmet.
Acımasız bir katil.Asesino brutal.
Mahkeme aşamasında beş tanık katili teşhis etti.Hay que recordar que durante la instrucción solo cinco testigos habían declarado por este caso.
1911) 1989 - Ted Bundy, Amerikalı seri katil (d.1989: Ted Bundy, asesino serial estadounidense (n.