katil ile cümle

katil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Katılımcı konuşmaya karışmaz.The exhibitor isn't involved in the conversation.
O, onu toplantıya katılması için ikna etmeye çalıştı.She tried to persuade him to attend the meeting.
Onunla birlikte partiye katılması gerekiyordu.She was supposed to attend the party with him.
Sanırım döğüşe katılmamın zamanıdır.I think it's time for me to join the fight.
Ben tamamen size katılıyorum.I agree with you completely.
Katil salatalık cinsiyet ayrımı yapıyor.The killer cucumber is sexist.
Size katılmamın bir sakıncası var mı çocuklar?Mind if I join you guys?
Kesinlikle cenazene katılacağım.I will definitely attend your funeral.
Eşiniz sizinle birlikte kiliseye katılır mı?Does your spouse attend church with you?
Ben sadece öğleden sonraki toplantıya katılamayacağımı sana bildirmek istiyorum.I just want to let you know that I can't attend this afternoon's meeting.
Katilin kim olduğunu düşünüyorsunuz?Who do you think the murderer is?
Bizim politikacılarımızın hepsinin çok yaşlı oldukları izlenimine katılıyor musun?Do you get the impression that all of our politicians are too old?
Katılmak önemlidir!To attend is important!
Katılım önemlidir!Attending is important!
Ben gönüllü itfaiyeye katılmaya karar verdim.I've decided to join the volunteer fire department.
Tom konferansa katılmak için Boston'a gitti.Tom went to Boston to attend a conference.
Tom kiralık bir katil tarafından öldürüldü.Tom was killed by a hired assassin.
Tom konuşmamıza katılmadı.Tom didn't take part in our conversation.
Tom tartışmaya katılmadı.Tom didn't participate in the discussion.
Tom toplantıya katılmamaya karar verdi.Tom decided not to attend the meeting.
Tom toplantıya katılamadı.Tom couldn't attend the meeting.
Tom toplantıya katılamaz.Tom can't attend the meeting.
Tom bugünkü toplantıya katılamayacağını söylemek için aradı.Tom called to say that he couldn't attend today's meeting.
Tom adını dansa katılmak isteyenlerin listesine ekledi.Tom added his name to the list of people who wanted to attend the dance.
Tom teklifimizi kabul etti ve bizim şirkete katıldı.Tom accepted our offer and joined our company.
Tom eşini terk etti ve orduya katıldı.Tom abandoned his wife and joined the army.
Tom'un toplantıya katılması pek olası değil.It's unlikely that Tom will attend the meeting.
Tom partiye katılmak istiyor gibi görünüyordu.It seemed that Tom wanted to attend the party.
Tom'un soğukkanlı bir katil olduğundan şüpheleniyorum.I suspect that Tom is a cold-blooded murderer.
Tom Mary'yi grubumuza katılması için ikna etti.Tom talked Mary into joining our band.
Tom, Mary'nin katilini mahkum etmemiz için ihtiyacımız olan delili buldu.Tom found the evidence we needed to convict Mary's killer.
Tom mitinge katılmak için Mary'ye ihtiyaç olduğunu düşünmez.Tom doesn't think there is any need for Mary to attend the meeting.
Tom Mary'nin cenaze törenine katılmadı.Tom didn't attend Mary's funeral.
Tom Mary'nin mezuniyet törenine katıldı.Tom attended Mary's graduation ceremony.
Tom Mary'nin partisine katılma davetini kabul etti.Tom accepted the invitation to attend Mary's party.
Masaru, English Club'a katılmayı diliyor.Masaru wishes to join the English Club.
Gerçekten orduya katılmayacaksın, değil mi?You aren't really going to join the army, are you?
Tom'un Mary'nin bir seri katil olduğuna dair hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea that Mary was a serial killer.
Tom hariç, herkes katıldı.With the exception of Tom, everyone attended.
Kırk kişi katıldı.Forty people attended.
kırk kişi katıldıForty people attended.
Onun fikrine katılıyorum.I agree with his idea.
Tom Mary'nin orduya katılmasını engellemeye çalıştı.Tom tried to prevent Mary from joining the army.
Tom Mary'nin muhtemelen etkinliğe katılmayacağını düşündü.Tom thought that Mary was probably not going to attend the event.
Tom katilin kim olduğunu biliyordu.Tom knew who the killer was.
Tom Mary'ye sadece onun partisine katılamayacağını bildirmek istedi.Tom just wanted to let Mary know that he wouldn't be able to attend her party.
Tom törene katılmak istemiyor.Tom doesn't want to take part in the ceremony.
Tom maratona katılmadı.Tom didn't take part in the marathon.
Tom önceki taahhüdünden dolayı toplantıya katılamadı.Tom couldn't attend the meeting because of a previous engagement.
Tom grubumuza katılmayı açıkça istemedi.Tom clearly isn't interested in joining our group.
Tom bugünkü toplantıya hepimizin katılması gerektiğini kesinlikle anlıyor.Tom certainly understands that we all need to attend today's meeting.
Tom kesinlikle Mary'nin partiye katılmasını istemediğini netleştirdi.Tom certainly made it clear that he didn't want Mary to attend the party.
Tom masamızda bize katılmak için uğradı.Tom came over to join us at our table.
Tom dün gece Mary'yi aradı ve takıma katılması için onu teşvik etti.Tom called Mary last night and encouraged her to join the team.
Tom'un eskiden uyuşturucu satıcıları ve katillerle takıldığını duydum.I heard that Tom used to hang out with drug dealers and murderers.
O, derse katılmadı.He didn't go to class.
Birkaç öğrenci yarışmaya katılmaktan mutlu olacağını söyledi.A number of students said they would be happy to take part in the contest.
Bir bir erkek olsaydım beyzbol takımına katılırdım.If I were a boy, I could join the baseball team.
Sen bir seri katilsin.You're a serial killer.
Bizim şirketimize katılmanızı rica etmeyi düşünüyorduk.We were thinking of asking you to join our company.

İlgili Sayfalar