Ana içeriğe geç
Sözlük

katil ile cümle

katil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"A tohle by byla typická přednáška, kterou bych měl. Otázka zní: "Jak se objeví psychopatický vrah?"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"Dit zou een typische voordracht zijn die ik zou geven.
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"Ecco una mia tipica presentazione. E la domanda è: "Come si diventa un killer psicopatico?"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"És ilyen lenne az átalgos előadás, amit tartok. És a kérdés az: "Hogyan lesz valakiből pszichopata gyilkos?"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"Esta seria a minha palestra típica. A questão é: "Como é que alguém se torna num assassino psicopata?"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"I to mogłaby być typowa prezentacja. A pytanie jest: "Skąd pochodzą zabójcy psychopaci?"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"이 강연은 제가 평상시에 하던 전형적인 강연이 될 것입니다. 그리고 그 질문은 다음과 같습니다. "어떻게 해서 정신병 살인자가 나타날까요? "
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"Si cam asta ar fi discursul tipic pe care l-as tine. Si intrebarea e ,"Cum ajungi sa ai un ucigas psihopat?"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"Και το ερώτημα είναι:"Πώς σου προκύπτει ένας ψυχοπαθής δολοφόνος;"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"Приблизно так виглядає моя звичайна промова. І питання наступне: "Як людина стає вбивцею-психопатом?"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"Това би била типична тема за моя разговор.
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"ועל זה אני בד"כ מרצה. והשאלה היא "איך מגיעים להיות רוצח פסיכופת?"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"وهذا سيكون بالضبط الحديث الذي سأقدمه. والسؤال هو، " كيف ينتهي بك الحال الى قاتل سيكوباتي؟"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"問題は「どのようにして精神異常の殺人者になるのか?」です 私が言う精神異常の殺人者というのは
Bu yasadan sonra belki de katillerin sayısı artacak.Après cette loi, le nombre de meurtres va peut-être augmenter.
Bu yasadan sonra belki de katillerin sayısı artacak.A raíz de esta ley, quizás el número de asesinatos subirá.
Bu yasadan sonra belki de katillerin sayısı artacak.Kvůli tomuto zákonu se počet vražd může zvýšit.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.Also musste die Lehrerin Versammlung um Versammlung aussitzen und dieselben Argumente vorbringen.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.Aşa că ea a trebuit să meargă la întâlniri peste întâlniri, cu aceleaşi argumente iar şi iar şi iar.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.Du coup, elle a dû enchaîner réunion sur réunion et répéter les mêmes arguments encore et encore.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.E così, lei aveva partecipato a una riunione dopo l'altra, discussione dopo discussione.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.Entonces, ella tuvo que ir a una reunión tras otra, con los mismos argumentos una y otra vez.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.Ezért a tanárnőnek kellett hiábavaló egyeztetésekre járni, ahol újra és újra ugyanazok az érvek hangzottak el.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.그래서, 바로 이 여선생님이 연이은 회의에 참석해서, 똑같은 주장을 계속 되풀이해야 했습니다.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.Takže musela chodit ze schůze na schůzi, opakovat stejné argumenty, pořád a pořád dokola.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.Takže, stále musela chodiť na stretnutia za stretnutiami, tie isté argumenty opäť a znovu.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.Thế là cô ấy phải họp hết buổi này đến buổi khác, các lý lẽ giống nhau luôn được lặp lại.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.Zij moest van gesprek naar gesprek, met telkens dezelfde argumenten opnieuw en opnieuw.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.И поэтому ей приходилось посещать встречу за встречей, выслушивать одни и те же доводы снова и снова.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.Така че тя трябвало да ходи на среща след среща, да води едни и същи спорове отново и отново.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.אז, היא נאלצה ללכת לפגישה אחר פגישה, שבהן אותם טיעונים נטענו פעם אחר פעם.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.لذا، كان عليها إجراء مقابلة بعد الأخرى، نفس الادّعاءات تكررت مرات ومرات أخرى.
Bu yuzden ogretmen birbiri ardina bir yigin toplantiya katilip ayni savunmada bulunmak zorunda kaldi.いつも同じ議論の繰り返しでした 30日も眠れない夜を過ごすうちに
Çalışma planlarını araba yerine katil robotlar üretenlerle değiştirmek gibidir.살인 기계를 만드는 청사진으로 바꾸는 것과 같아요.
Çalışma planlarını araba yerine katil robotlar üretenlerle değiştirmek gibidir.ולהחליף את התכניות בתכניות לייצור רובוטים רצחניים.
Çalışma planlarını araba yerine katil robotlar üretenlerle değiştirmek gibidir.و تبديل المخططات الخاصة بالسيارات بمخططات لرجال آليين مدربين على القتل.
Çalışma planlarını araba yerine katil robotlar üretenlerle değiştirmek gibidir.翌日 工場員が働きに来て
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Das sind sehr beeindruckende geistige Führer, auch wenn ich vielem widerspreche, was sie zu sagen haben.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.De är väldigt inspirerande ledare, även om jag inte håller med om mycket av vad de säger.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Eles são líderes muito inspiradores, embora eu discorde de muito do que eles dizem. Igualmente:
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.He ovat hyvin inspiroivia johtajia, siitä huolimatta, että olen eri mieltä monesta asiasta heidän kanssaan.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Họ những nhà lãnh đạo rất gây cảm hứng, cho dù tôi không đồng ý với phần lớn những gì họ nói.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Ils sont des leaders très inspirants, même si je ne suis pas d'acord avec la plupart des choses qu'ils disent.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Jsou to velmi inspirující vůdci, ačkoliv nesouhlasím s valnou většinou toho, co říkají.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.그들은 영감을 주는 리더들이죠. 비록 제가 그들의 의견 대부분을 동의하지는 않지만요.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Nagyon inspiráló vezetők, azzal együtt, hogy a mondanivalójuk többségével nem értek egyet.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Naprawdę potrafią zainspirować, nawet jeśli nie zgadzam się z większością rzeczy, które mówią.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Oba sta zelo čudovita voditelja, čeprav se z marsičem, kar pravita, ne strinjam.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Sono dei leader che ispirano tanto, anche se sono in disacordo con la maggior parte di quello che dicono.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Sunt leaderi foarte motivatori, chiar dacă nu sunt de acord cu multe din câte spun ei.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Zij zijn heel inspirerende leiders, ook al ben ik het niet eens met veel van wat ze zeggen.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Είναι πολύ εμπνευσμένοι ηγέτες, αν και διαφωνώ με πολλά απ' όσα λένε.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Они очень яркие лидеры, хотя я не согласен со многим из того, что они говорят.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Те са много вдъхновяващи лидери, въпреки, че не съм съгласен с много от това, което казват.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.הם מנהיגים מאוד מעוררי השראה, אפילו שאני לא מסכים עם רוב הדברים שהם אומרים.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.إنهما زعيمان ملهمان رغماً عن اني اختلف مع الكثير مما يقولانه;
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.他們是非常鼓舞人心的領袖,縱使我不認同, 他們多數的言論。
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.彼らが言っていることの多くに同意できませんが 「不合理なことを無視するな」
Çünkü ben bir seri katilim!Parce que je suis un tueur en série!
Çünkü ben bir seri katilim!Perche' sono un serial killer!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod