katil ile cümle
katil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Cümleleri etiketlemek için en azından gelişmiş katılımcı olmak zorundasın.In order to tag sentences, you must, at least, be an "advanced" contributor.
O bir gruba katıldı.She joined a group.
Orduya katıldı.She joined the army.
Tom bize katılacak mı?Will Tom be joining us?
Her seri katil, bir zamanlar birinin bebeğiydi.Every serial killer was somebody's baby once.
Bu şubat ayında bir piyano yarışmasına katılıyorum.I am joining the piano competition this February.
Tom'un onlara katılmaktan başka seçeneği yok.Tom has no choice but to join them.
Tom katılmak için havasında görünmüyor.Tom seems to be in no mood to participate.
Toplantıya katılmamak için herhangi bir mazereti kabul etmeyeceklerdir.They will not accept any excuses for not joining the meeting.
Katılıyorum. Ben de kısa cümlelerde virgülü ihmal etme eğilimindeyim.I agree. I also tend to omit the comma in short sentences.
Sana katılmak istiyorum.I want to join you.
Sana tamamen katılmıyorum.I completely disagree with you.
Her şey hesaba katılmalıdır.Everything must be accounted for.
Bir ay içinde size katılmak için döneceğim.I will be back to join you in one month.
O ölüyorken kendi kanıyla katilin adını yazmaya çalıştı.As she was dying, she tried to write the murderer's name with her own blood.
Tom'un şirketimize ne zaman katıldığını hatırlayabiliyor musun?Can you remember when Tom joined our company?
Bu öğleden sonra bir toplantıya katılmak zorundayım.I have to attend a meeting this afternoon.
Toplantıya katılamayacağım konusunda Tom'u bilgilendirdim.I informed Tom that I wouldn't be attending the meeting.
Keşke Tom ekibimize katılsa.I wish that Tom would join our team.
Ulusal Muhafızlara katılmaya karar verdim.I've decided to join the National Guard.
Tom takımına katılırsa ben de katılacağım.If Tom joins your team, I will, too.
Polis kurbanın katilini tanıdığına inanıyor.The police believe the victim knew his killer.
Tom'un katilinin kimliğini biliyoruz.We know the identity of Tom's killer.
Grubumuza katılmalısın.You should join our group.
Grubumuza katılmalısınız.You should join our group.
Tom toplantıya katılamayacağını söylemek için aradı.Tom called to say he couldn't attend the meeting.
Tom bugün derse katılmadı.Tom didn't attend class today.
Tom toplantıya katılmadı.Tom didn't attend the meeting.
Tom dünkü toplantıya katılmadı.Tom didn't attend yesterday's meeting.
Tom orduya katılmam için ısrar ediyor.Tom has been urging me to join the army.
Tom orduya katılmam için sıkıştırıyor.Tom has been urging me to join the army.
Tom katılmak istediğini asla söylemedi.Tom never said he wanted to participate.
Bu konuda size katılıyorum.In that regard, I agree with you.
Önemli şey katılmaktır.The important thing is to participate.
O daha sonra bize katılacak.She will join us later.
Tom daha sonra bize katılacak.Tom will join us later.
Tom daha sonra bize katılacağını söyledi.Tom told me that he'll join us later.
Katılmamın bir sakıncası var mı?Do you mind if I join in?
Kurban katil tarafından defalarca bıçaklandı.The victim was stabbed repeatedly by the killer.
Tom ekibimize katılmayı kabul etti.Tom has agreed to join our team.
Tom takımımıza katılmayı kabul etti.Tom has agreed to join our team.
Burada katılmayan biri var mı?Is there anyone here who disagrees?
Tom'un orduya katılmakla ilgileneceğinden kuşkuluyum.I doubt Tom would be interested in joining the army.
Tom kızının düğününe katılmak için Boston'a uçtu.Tom flew to Boston to attend his daughter's wedding.
Belki Tom bize katılabilir.Maybe Tom can join us.
Bir düğüne katılmak için gelecek hafta Boston'a gitmem gerekiyor.I'm supposed to go to Boston next week to attend a wedding.
Bazılarınız bana katılmayabilir.Some of you may disagree with me.
En azından 100 kişi katıldı.At least 100 people attended.
"Bir oyun mu oynuyorsunuz? Ben katılabilir miyim?" "Elbette." "Peki tamam.""You're playing a game? Can I join?" "Sure." "Okay, cool."
Hastalık yüzünden toplantıya katılamadım.I wasn't able to attend the meeting due to illness.
Tom'un katılacak başka işi var.Tom has other business to attend to.
"Hey herkes, söyleyecek bir şeyim var!" "Oğlum, nedir o?" "Ben Ganon'a katılacağım!""Hey everyone, I have something to say!" "My boy, what is it?" "I'm going to join Ganon!"
Toplantıya katılmasını iste.Ask him to attend the meeting.
Tom partiye katılmayı sever.Tom likes to party.
Hoşlansak ta hoşlanmasak ta o toplantıya katılmak zorundayız.We have to attend that meeting whether we like it or not.
Tom bir kahkaha kulübüne katıldı ve onun stres seviyeleri önemli ölçüde düştü.Tom has joined a laughter club and his stress levels have decreased significantly.
Üç binden fazla insan konsere katıldı.More than 3000 people attended the concert.
Tom'un katil olduğunu önermek için hiçbir kanıt yok.There's no evidence to suggest that Tom was the killer.
Toplantıya katılmamamı mı öneriyorsun?Are you suggesting that I not attend the meeting?
Tom, kardeşine düğününe katılmayı göze alamayacağını söylemek zorunda kaldı.Tom had to tell his brother that he couldn't afford to attend his wedding.