kat ile cümle

kat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Işık dünyanın etrafında bir saniyenin 7.5 katı hızında seyahat eder.Light travels around the earth seven and a half times a second.
Katip bana hatasını itiraf etti.The clerk admitted his mistake to me.
ABD 1845'te Teksas'ı topraklarına kattı.The United States annexed Texas in 1845.
Şimdilik ona katlanmaya hazırım.I am prepared to put up with it for the time being.
Bu kadar zamandır üst katta ne yapıyorsun?What have you been doing upstairs all this time?
Şimdi katıl ve tam bir yıl boyunca ödeme yapma.Join now and pay nothing for a whole year.
Sonraki toplantıya katılacağım.I'll attend the next meeting.
Satışlar bu yıl iki katına çıkmalıdır.Sales should double this year.
Bu akşam toplantıya katılacak mısınız?Are you going to attend the meeting tonight?
Otur, Kate.Sit down, Kate.
Bu genç insanlardan bazıları benimkinin iki katı kadar uzun bacaklara sahipler.Some of these young people have legs twice as long as mine.
En üst katta bir restoran var.There is a restaurant on the top floor.
Lütfen bana en son kataloğunuzu gönderin.Please send me your latest catalogue.
Dün tartışmaya katıldın mı?Did you take part in the discussion yesterday?
Katiller ona sinsice yaklaştı.The killers stole up on him.
Katil haftalarca kaçak kaldı.The killer remained at large for weeks.
Katil olay yerinde tutuklandı.The murderer was arrested on the spot.
Katil henüz tutuklanmadı.The murderer hasn't been arrested yet.
Katil yakında suçunu itiraf edecek.The murderer will soon confess his crime.
Katil idam edildi.The murderer was executed.
Eğer bir şemsiyeniz varsa, onun altında size katılmama izin verin.If you have an umbrella, let me join you under it.
Size katılamadığım için pişmanım.I regret not being able to join you.
Katılım için üyelik aidatı yok.There's no membership fee for joining.
Katılımcılar onu dikkatsizlikle suçladı.The participants accused him of carelessness.
Partine katılamadığım için üzgünüm.I am sorry I am unable to attend your party.
Korkarım ki bu gece toplantıya katılamayacağım.I'm afraid I won't be able to take part in the meeting tonight.
Bu geceki toplantıya katılamayacağımI'm afraid I won't be able to take part in the meeting tonight.
İşinize katılın.Attend to your business.
Çocuklar tek sıra halinde üst kata çıktı.The children went upstairs in single file.
Benim partiye katılmam gerekli midir?Is it necessary for me to attend the party?
Toplantıya katılamamamın nedeni şiddetli bir baş ağrımın olmasıydı.The reason I could not attend the meeting was that I had a severe headache.
Katılmak zorunda olduğum toplantıyı bana hatırlattığın için sana teşekkür ederim.Thank you for reminding me about the meeting I have to attend.
En çok ihtiyacımız olan şey senin katılımın.What we need most is your attendance.
Kulübümüze katılması için onu ikna edebilir misin?Can you persuade him to join our club?
Kulübümüze katılmak isteyen herkes kabul edilecek.Whoever wants to join our club will be welcome.
Bizim takıma katılmak ister misin?Would you like to join our team?
Misafirimiz alt katta bizi bekliyor.Our guest is waiting for us downstairs.
Niçin partimize katılmıyorsun?Why don't you join our party?
Beyzbol kulübümüze katılır mısın?Will you join our baseball club?
Biz yarışmaya katıldık.We took part in the contest.
Bir sürü belaya katlandım.I went through a lot of trouble.
Maratona katılacağız.We will take part in the marathon.
Biz tartışmaya katıldık.We took part in the discussion.
Biz koroya katıldık.We joined in on the chorus.
Dün akşam partiye katıldık.We attended the party last evening.
Çocuklar evdeyken bir sürü gürültüye katlanmak zorundayız.We have to put up with a lot of noise when the children are at home.
Bize katılacağına kesin gözüyle bakıyorduk.We took it for granted that he would join us.
Yarın atletik yarışmaya katılmamız gerekiyor.We are supposed to take part in the athletic meet tomorrow.
Bizi şaşırtan şey onun toplantıya katılmayacağını söylemesiydi.What puzzled us was that he said he would not attend the meeting.
Ofisimiz Tokyo binasının onuncu katında.Our office is on the 10th floor of Tokyo building.
Gülü seven dikenine katlanır.Love me, love my dog.
Benim kutum seninkinin iki katı kadar ağırdır.My box is twice as heavy as yours.
Abim, babamızın adına toplantıya katıldı.My oldest brother attended the meeting on behalf of our father.
Evim sekizinci kattadır.My home is on the eighth floor.
Erkek kardeşim benim yediğimin iki katı kadar yemek yiyor.My brother eats twice as much as I do.
Karım partiye katılmadı ve ben de.My wife did not attend the party and neither did I.
Kız kardeşim benim sahip olduğumun üç katı kadar çok kitaba sahiptir.My sister has three times as many books as I do.
Ofisim, o gri altı katlı binanın dördüncü katında.My office is on the fourth floor of that gray six-story building.
Ofisim beşinci katta.My office is on the fifth floor.
Benim yerime toplantıya katıldı.He attended the meeting in my place.

İlgili Sayfalar