kat ile cümle

kat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kate'in babası istasyondan eve yürür.Kate's father walks home from the station.
Kate iyi bir endama sahip.Kate has a good figure.
Kate'in sesi diğer kızlarınkinden açıkça farklı.Kate's voice is clearly different from the other girls'.
Onları Kate'e götüreceğim.I'll take them to Kate.
Bu çiçeği Kate'e getirir misin?Could you bring this flower to Kate?
Kate, gözleri açık yatıyordu.Kate was lying with her eyes open.
Kate adında bir kız seni görmeye geldi.A girl named Kate came to see you.
Kate kaba şekilde gitmesini isteyerek onun kalbini kırdı.Kate broke his heart by rudely demanding he go away.
Chris Kate'i tuhaf bir çocukla mahallede yürürken fark etti.Chris noticed Kate walking through the neighborhood with a strange boy.
O, Kate'in bakış açısına göre çok çalışıyor.From Kate's point of view, he works too much.
Ben Kate'i erkek kardeşinden daha aktif buldum.I found Kate more active than her brother.
Chris onun en sevdiği kızı, Kate'i gördü, Beth ile özel görüşüyordu.Chris saw his favorite girl, Kate, having a private conversation with Beth.
Kulübe katılmaz mısın?Will you join our club?
Kulübümüze katılır mısın?Will you join our club?
Sınıfımızdaki hiçbir öğrenci, Kate'den daha akıllı değildir.No student in our class is smarter than Kate.
Bebek Kate tarafından yetiştirildi.Cookie was raised by Kate.
Cookie Kate'nin üzerinden atladı.Cookie jumped over Kate.
Kaptanımız hastalandı, bu yüzden onun yerine toplantıya ben katıldım.Our captain got sick, so I attended the meeting in his place.
Kathy üniversitede okuyabilmek için yarı zamanlı bir iş buldu.Kathy got a part-time job so that she could study at college.
Kathy yıldızlara bakıyor.Kathy is gazing at the stars.
Kathy'nin partide ne giydiğini hatırlıyor musunuz?Do you remember what Kathy had on at the party?
Kathleen'in ifadelerinin gerçek olduğu çıktı.Kathleen's statements turned out to be true.
O projeye katılmak zorunda kaldın.You had to join that project.
Projeye katılmak zorunda kalacaksın.You will have to join the project.
O kulübe katılmadın, değil mi?You didn't join that club, did you?
Kesinlikle toplantıya katılacak.He will certainly attend the meeting.
Bob kesinlikle toplantıya katılacak.Bob will certainly attend the meeting.
Öğrenciler derslere düzenli olarak katılmalıdırlar.Students should attend classes regularly.
Golf kulübüne katıldım.We joined the country club.
Katolik kilisesi boşanmaya karşıdır.The Catholic Church is opposed to divorce.
Lütfen bana bir katalog gönder.Please send me a catalogue.
Yakında katalog almak için sabırsızlanıyorum.We look forward to receiving the catalog soon.
Olimpiyatlarda en önemli şey kazanmak değil ama katılmaktır.The most important thing in the Olympics is not to win but to participate.
Oyuncak bölümü beşinci katta.The toy department is on the fifth floor.
Büyük babam benim beş katım kadar yaşlıdır.My grandfather is five times as old as I am.
Asansör bozuktu ve biz beşinci kata yürümek zorunda kaldık.The elevator was out of order and we had to walk to the fifth floor.
Bir asansörle beşinci kata çıktım.I went up to the 5th floor in an elevator.
Emmy peçeteyi ikiye katladı.Emmy folded the napkin in half.
Üst katta dört yatak odamız var.We have four bedrooms upstairs.
Tüm sıkıntılara rağmen katlandık.We hung on in spite of all the troubles.
Eh, ben katılmak zorunda değilim.Well, I must disagree.
Öğle yemeğinde bana katılır mısın?Would you join me for lunch?
Bir yürüyüş için bana katılır mısın?Would you join me for a walk?
Ann alt kata geldi.Ann came downstairs.
Bir ölçüde söylediklerine katılıyorum.I agree with what you say to some extent.
Cömert bir adam hayır kurumuna iki milyar yen katkıda bulunduA generous man contributed some two billion yen to charity.
Alice yüreğinde erimiş katı bir şey hissetti.Alice felt something hard melt in her heart.
Ortalama bir Amerikan yaşam alanı Japonya'daki yaşam alanının iki katı kadar büyüktür.The average American living space is twice as large as the living space in Japan.
Şu aptal kadına katlanamıyorum.I can't stand that silly woman.
Bu dükkanda sekiz kâtip çalışır.That store employs eight clerks.
O kadar gürültüye katlanamam.I can't abide that noise.
Kate'e annesinin adı verildi.She was named Kate after her mother.
Şu dağ bundan beş kat daha yüksektir.That mountain is five times as high as this one.
O köpek tam olarak bunun iki katı büyüklüğünde.That dog is exactly twice the size of this one.
O binanın kaç katı var?How many floors does that building have?
O binanın sahibi bu binanın beşinci katında oturuyor.The owner of that building is living on the 5th floor of this building.
O, o binanın birinci katında.It's on the first floor of that building.
O barda biraya su kattıklarından şüpheleniyorum.I suspect they water down the beer in that pub.
Bir bakıma, o klübe katılmayı reddetmekte haklısın.In a sense you are right in refusing to join that club.
Siz işe katılmak zorundasınız.You must attend to your work.

İlgili Sayfalar