kat ile cümle
kat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun çalışmalarını eleştirirken henüz tecrübesiz olduğunu hesaba katmalısın.When you criticize his work, you should take into account his lack of experience.
Baharatlar yemeklere tat katar.Spices improve dishes.
Konferansa katılamayacağım.I won't be able to attend the conference.
Tom Mary'yi akşam yemeği için ona ve ailesine katılması için davet etti.Tom invited Mary to join him and his family for dinner.
Katil balinalar güzel ama tehlikelidirler.Killer whales are beautiful but dangerous.
Bu çok katlı bir yapıdır.This is a multi-storey building.
Bu çok katlı bir binadır.This is a multi-storey building.
Sözlerine katılmıyor olabilirim ama seni sonuna kadar dinlerim.I may disagree with your words but I hear you out.
Onun kitapta yazdıklarına katılıyor musunuz?Do you agree with what he wrote in the book?
Mary ve Kate çok samimi.Mary and Kate are inseparable.
Sadece birbirimize katlanamıyoruz.We just can't stand each other.
Yaşlı amcam ve halam ikisi de epey katı ahlakçıdır.My elderly uncle and aunt are both rather straitlaced.
Tom kağıdı katladı ve onu cebine koydu.Tom folded the paper and put it in his pocket.
Çocuklar üst katta uyuyorlar.The children are asleep upstairs.
Tom üst kata gitmedi.Tom didn't go upstairs.
Tom'un anne ve babası onun düğününe katılmadılar.Tom's parents didn't attend his wedding.
Tom'un anne ve babası onun nikâhına katılmadılar.Tom's parents didn't attend his wedding.
Bu yere katlanamam.I can't stand this place.
Tom'un söylediği her şeye katılıyorum.I agree with everything Tom said.
Yaprağı yarıya katla.Fold the leaf in half.
Yaprağı yarıya katlayın.Fold the leaf in half.
Herkes benim derslerime katılabilir ama herkes onları anlayamaz.Anyone can attend my lectures, but not everyone can understand them.
Eve geri gitmek istemiyorum. Bir partiye katılmak istiyorum.I don't want to go back home. I want to party.
Altıncı katta oturuyoruz.We live on the sixth floor.
Barselona, Katalon mutfağının cennetidir.Barcelona is the heaven of Catalan cuisine.
Kurbanın kendi kanı ile katilin adını yazmaya çalıştığı görünmektedir.It appears that the victim tried to write the murderer's name with his own blood.
Tom'un raporunda yazdığı şeye katılıyor musun?Do you agree with what Tom wrote in his report?
Yazdıklarına katılıyorum.I agree with what you've written.
Bütün katılımcılar ana salonda toplandı.All the participants gathered in the main hall.
Bana katılır mısın, yakışıklı?Care to join me, handsome?
Mary katolik, ama erkek arkadaşı ateist.Mary is Catholic, but her boyfriend is an atheist.
Mary Tom'un patronuna katlanamıyor, çünkü o erkek bir şovenist domuz.Mary can't stand Tom's boss, because he's a male chauvinist pig.
Meryem Tom'un patronuna katlanamıyor, çünkü o erkek şovenisti bir domuz.Mary can't stand Tom's boss, because he's a male chauvinist pig.
Erkekler kadınlara göre yaklaşık 7-8 kat daha fazla testosterona sahiptir.Men have about 7 to 8 times more testosterone than women.
Bonn'a giderken Köln Katedrali'ni ziyaret ettik.On the way to Bonn, we took in the Cologne Cathedral.
Katıldığın için çok teşekkür ederim!Thank you so much for attending!
Nihayet Tatoeba'ya değişik dillerde 10,000 cümle katkıda bulundum.Finally I have contributed 10,000 sentences, in various languages, to Tatoeba.
Sanırım çok fazla şeker kattım.I think I added too much sugar.
Fotoğraf bir grup kongre katılımcılarını gösteriyor.The photo shows a group of the congress participants.
Kosova 2016 Olimpiyat Oyunları'na katılacak.Kosovo will participate in the Olympic Games 2016.
Artık buna katlanmayacağım.I won't tolerate it anymore.
Lütfen bana katıl.Please join me.
Size katılamam.I can't join you.
Tom yetimhanenin bina fonuna katkıda bulunarak telafi etmeye çalışmıştır.Tom has attempted to make amends by contributing to the orphanage's building fund.
Onlar sekizinci kattalar.They're on the eighth floor.
Japon dilinin üç farklı alfabesi var: hiragana, katakana ve kanji.The Japanese language has three different alphabets: hiragana, katakana and kanji.
Mary katılamadığı için üzgün.Mary is sorry she cannot attend.
Tom katılamadığı için üzgün.Tom is sorry he cannot attend.
Tom ve Mary katılamadıkları için üzgünler.Tom and Mary are sorry they cannot attend.
Katar'da yaşıyordum.I was living in Qatar.
Ben Katar'da yaşıyordum.I was living in Qatar.
Hoşuma gittiğin kadar, bazen su katılmamış bir pislik olabildiğini de düşünüyorum.As much as I like you, I think you can be a total jerk at times.
Asansörü üçüncü kata çıkardınız.You took the elevator up to the third floor.
Asansörle üçüncü kata çıktınız.You took the elevator up to the third floor.
Kolombiya'da Katolik gelenekleri hakimdir.In Colombia, Catholic customs prevail.
Kati her gün içer.Kati drinks every day.
Ona katılmıyorum.I disagree with it.
Katılacak birçok acil konular var.There are many urgent matters to attend to.
Elbiseler üst katta satılıktır.Dresses are on sale on the top floor.
Artık bu ağrıya katlanamam.I can't take this pain any longer.