kat ile cümle

kat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom törene katılmak istemiyor.Tom doesn't want to take part in the ceremony.
Tom bodrum katında iki ceset keşfetti.Tom discovered two dead bodies in his basement.
Tom maratona katılmadı.Tom didn't take part in the marathon.
Tom önceki taahhüdünden dolayı toplantıya katılamadı.Tom couldn't attend the meeting because of a previous engagement.
Tom acıya güçlükle katlanabiliyordu.Tom could hardly stand the pain.
Tom hapishanedeki hayata katlanabildi.Tom could face life in prison.
Tom grubumuza katılmayı açıkça istemedi.Tom clearly isn't interested in joining our group.
Tom bugünkü toplantıya hepimizin katılması gerektiğini kesinlikle anlıyor.Tom certainly understands that we all need to attend today's meeting.
Tom kesinlikle Mary'nin partiye katılmasını istemediğini netleştirdi.Tom certainly made it clear that he didn't want Mary to attend the party.
Tom Mary'nin sızlanmalarına daha fazla katlanamıyor.Tom can't put up with Mary's whining any longer.
Tom Mary'nin John'la çıkması fikrine katlanamaz.Tom can't bear the thought of Mary going out with John.
Tom masamızda bize katılmak için uğradı.Tom came over to join us at our table.
Tom dün gece Mary'yi aradı ve takıma katılması için onu teşvik etti.Tom called Mary last night and encouraged her to join the team.
Tom göle yakın bir kat mülkiyeti aldı.Tom bought a condominium near the lake.
Tom'un eskiden uyuşturucu satıcıları ve katillerle takıldığını duydum.I heard that Tom used to hang out with drug dealers and murderers.
Bu adama katlanamıyorum.I can't stand that guy.
O, derse katılmadı.He didn't go to class.
Kate üşüttü.Kate had a cold.
Birkaç öğrenci yarışmaya katılmaktan mutlu olacağını söyledi.A number of students said they would be happy to take part in the contest.
Bir bir erkek olsaydım beyzbol takımına katılırdım.If I were a boy, I could join the baseball team.
Ebeveynlerim çok katı.My parents are very strict.
Sen bir seri katilsin.You're a serial killer.
Bizim şirketimize katılmanızı rica etmeyi düşünüyorduk.We were thinking of asking you to join our company.
Tom Mary'ye karşı katıydı.Tom was hard on Mary.
Kendine bu kadar katı olma.Don't be so hard on yourself.
Kendine karşı bu kadar katı olma.Don't be so hard on yourself.
Ben asansörü üçüncü kata çağırdım.I took the elevator to the third floor.
O büyük bir dolandırıcılığa katıldı.He took part in a big scam.
Ahenksiz şarkı söylesen bile, bize katıl.Even if you sing out of tune, join us.
Kate ödevini mutfakta yaptı.Kate did her homework in the kitchen.
Bir karınca kendi ağırlığının 50 kat fazlasını kaldırabilir.An ant can lift more than 50 times its weight.
Bu sıcak havaya daha fazla katlanamıyorum.I just can't stand this hot weather anymore.
Hangi katta yaşıyorsun?What floor do you live on?
Biz hepimiz katıksız düzenbazız. Hiçbirimize inanma.We are arrant knaves, all. Believe none of us.
Ben de bacchanalia'ya katılmak istiyorum!I want to take part in the bacchanalia too!
Tom'un katılacağı bir toplantısı var.Tom has a meeting to attend.
Tom senin protestona niçin katılmadığını anlamanı umuyor.Tom hopes you understand why he can't take part in your protest.
Beşinci katta oturuyorum.I live on the fifth floor.
Katılmak için acil bir şeyim var.I have something urgent to attend to.
Ben bu konferansa katılmak istiyorum.I want to participate in this conference.
Pope Katolik mi?Is the Pope Catholic?
Birçok vatandaş orduya katıldı.Many citizens joined the army.
Jani üst katımda ve Mari alt katımda yaşıyor.Jani lives above me and Mari lives below me.
Bu kutuyu ona üst kata taşıtacağım.I'll get him to carry this box upstairs.
Güzellik yarışmasına katılmayı planlıyor.She plans to take part in the beauty contest.
O bir güzellik yarışmasına katılmak niyetinde.She intends to participate in a beauty contest.
O, özel jetiyle tüm kıtayı katetti.He covered the whole continent in his private jet.
Bu senin katil olduğunun kanıtıdır.This is proof that you're the murderer.
Bu madde, katı haldedir.This substance is in solid state.
Teknolojik yenilikler sayesinde, fabrikanın maksimum üretimi iki katına çıktı.Thanks to technological innovations, maximum outputs of the factory have doubled.
Firarda bir katil manyak var!There's a homicidal maniac on the loose!
Ben onun metnine tamamen katılıyorum.I fully agree with his text.
Sanat kitapları ve kataloglar almak için nereye gidebilirim?Where can I go to buy art books and catalogs?
Sen ve Randy bize katılır mısınız?Will you and Randy join us?
Kısacası, ben katılmıyorum.In short, I disagree.
Ben onun yorumlarına katlanamıyorum.I can't stand his comments.
Çaresi yoksa katlanmak gerekir.What can't be cured must be endured.
Martılar büyük mesafeler katedebilirler.Seagulls can fly over great distances.
Ona katlanmaktan başka seçeneğimiz yoktu.We had no choice but to put up with it.
Yapabileceğimiz tek şey ona katlanmaktı.The only thing we could do was to bear with it.

İlgili Sayfalar