kat ile cümle

kat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Katile karşı öfkeyle doldurulduk.We were filled with anger against the murderer.
Şimdi bile, biz halen onun gerçek katil olduğundan şüpheleniyoruz.Even now, we still doubt that he is the real murderer.
Ailemize bir katılım bekliyoruz.We are expecting an addition to our family.
Sizi ekibimize kattığımız için mutluyuz.We are happy to have you join our team.
Birinci katta bir yangın patlak verdi.A fire broke out on the first floor.
Beşinci katta bir yangın patlak verdi.A fire broke out on the fifth floor.
5. katta bir yangın çıktı.A fire broke out on the fifth floor.
Boş olsan da meşgul olsan da törene katılmak zorunda kalacaksın.You'll have to attend the ceremony whether you are free or busy.
Geçen yıl Bayan Kato senin öğretmenin miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Geçen sene Bayan Kato senin öğretmenin miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Geçen yıl Bayan Kato sizin öğretmeniniz miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Geçen sene Bayan Kato sizin öğretmeniniz miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Bay Kato bize İngilizce öğretiyor.Mr. Kato teaches us English.
Bay Kato bize İngilizce öğretir.Mr. Kato teaches us English.
Kato ona Amerika Birleşik Devletleri hakkında birçok soru sordu.Kato asked him many questions about the United States.
Kato'nun sınıfı kırk tane oğlan ve kızdan oluşur.Kato's class consists of forty boys and girls.
Bay Kato'yu sizinle tanıştırmama izin verin.Allow me to introduce Mr Kato to you.
Bay Kato çalışmak için artık çok yaşlıydı.Mr Kato was too old to work any longer.
Fiyat geçen yılkinin iki katı.The price is double what it was last year.
Konferansa kaç tane mühendis katıldı?How many engineers took part in the conference?
Onlarca genç insan gösteriye katıldı.Dozens of young people attended the demonstration.
Ben onu sıkı çalışma programıma katacağım.I'll work that into my tight schedule.
Konsere katılım iyiydi.The concert was well attended.
Müzik ve sanat, yaşam zevkine çok büyük ölçüde katkıda bulunabilirler.Music and art can greatly contribute to the enjoyment of life.
Çatı katında geniş bir oda var.There's ample room in the attic.
Yüksek bir tuz diyetinin sürdürülmesi yüksek tansiyona katkıda bulunabilir.Maintaining a high salt diet may contribute to high blood pressure.
İngilizce konuşma yarışmasına katılacak mısın?Are you going to take part in the English speech contest?
Şeytanı an, Kathy'i gör.Speak of the devil, here comes Kathy.
Yüzme için bize katılacak mısın?Will you join us for a swim?
İçerken bana katılır mısın?Will you join me for a drink?
Doktor maratona katılmamı yasakladı.The doctor forbade me to take part in the marathon.
Biz onun gençliğini hesaba katmalıyız.We must take his youth into account.
Biz şirketimizin atletizm karşılamasına katıldık.We participated in the athletic meet of our company.
Konuşmaya katılmadım.I didn't take part in the conversation.
Biz araba içinde yaklaşık 100 mil katettik.We covered some 100 miles in the car.
Bir şemsiye alma zahmetine katlanmak zorunda değilsiniz.You don't have to go to the trouble of getting an umbrella.
Şirketimiz kurulduğundan beri uzun bir yol katetti.Our company has come a long way since it was set up.
Bütün bu gürültülere nasıl katlanabilirsiniz?How can you stand all these noises?
Sanırım buradaki Tay yiyeceklerine baharat katılır bu yüzden Japonlar ondan hoşlanacaklar.I think the Thai food at this place is seasoned so Japanese will like it.
Katılacağına kesin gözüyle bakıyordum.I took it for granted that you would join.
Hasta olmasam sana katılırım.If I were not ill, I would join you.
Bir erkek olsam bir beyzbol takımına katılabilirim.If I were a boy, I could join a baseball team.
Ona artık katlanamıyorum.I can't stand it anymore.
Gürültüye daha fazla katlanamıyorum.I cannot put up with the noise any longer.
Onun kötü davranışlarına daha fazla katlanamam.I cannot put up with his bad manners any longer.
Senin en son posta sipariş kataloğunu satın almak istiyorum.I would like to purchase your latest mail order catalogue.
Kart oyunu için bize katılmak ister misiniz?Would you like to join us for a game of cards?
Mayuko yalnız yaşamaya katlanamıyor.Mayuko can't bear living alone.
Ben tamamen katılıyorum.I agree completely.
Masaru İngiliz Kulübüne katılmak istiyor.Masaru wants to join the English Club.
Rahibe Teresa Hindistan, Kalküta'da yaşamış ve çalışmış Katolik bir rahibeydi.Mother Teresa was a Catholic nun who lived and worked in Calcutta, India.
Mike dün uygulamaya katılmadı.Mike didn't join the practice yesterday.
Bay Hopkins öyle bir yüksek sesle konuştu ki onu üst kattan duyabiliyordum.Mr Hopkins spoke in such a loud voice that I could hear him upstairs.
Sadece birkaç üye toplantıya katıldı.Only a few members turned up at the meeting.
Bob cumartesi günü bakkalda bir kâtip olarak çalıştı.Bob worked as a clerk in the grocery store on Saturday.
Bob plana katılmadı.Bob wasn't in on the plan.
Neredeyse bizim üç katımız kadar büyükler.They're almost three times as big as we are.
Tekne yarışına katılmak için yeni bir ekip kuruldu.A new team was formed in order to take part in the boat race.
Helen ve Kathy Tokyo'nun bir banliyösünde bir daire kiraladı.Helen and Kathy rented an apartment in a suburb of Tokyo.
Ön masadaki anahtarımı istedikten sonra asansörle benim kata çıktım.After asking for my key at the front desk, I took the elevator to my floor.

İlgili Sayfalar