kat ile cümle
kat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sanayi devriminden beri dünya nüfusu üç kattan daha fazla arttı.Since the Industrial Revolution, the world population has more than tripled.
Hükümet programa katılan firmalara faizsiz kredi sağlayacak.The government will provide interest-free loans to firms that participate in the program.
Mavi gökyüzünü görmek istediğimde çatı katına çıkarım.I go up to the rooftop when I want to see the blue sky.
Öğretmen benim sahip olduğumun üç katı kadar çok kitaba sahip.The teacher has three times as many books as I do.
Her üye katılmalı.Every member must attend.
Katılmak bütün üyeler için zorunludur.Attendance is compulsory for all members.
Savaşa tüm dünya katıldı.The whole world was involved in the war.
Her şeyi hesaba katarsak, seyahat eğlenceliydi.All in all, the excursion was pleasant.
Her şeyi hesaba katarsak, partide iyi bir zaman geçirdik.All in all, we had a good time at the party.
Her şeyi hesaba katarsak, uluslararası konferans bir başarı idi.All in all, the international conference was a success.
Sendika gösteriye katıldı mı?Did the union participate in the demonstration?
Bacağı onun tenis turnuvasına katılmasını engelleyecek.His leg will prevent him from participating in a tennis tournament.
Çok sayıda öğrenci yarışmaya katıldı.Many students took part in the contest.
Çok sayıda ülke Olimpiyat Oyunlarına katıldı.A lot of countries participated in the Olympic Games.
Çok kişinin katılmasını beklemiyorduk.We did not expect many to attend.
Biraz gecikmeyi hesaba katmalıyız.We must allow for some delay.
Konferansa birçok ülkeden temsilciler katıldı.Delegates from many countries participated in the conference.
Ona katlanamıyorum.I can't stand it.
Birinin üst kata gittiğini duyduk.We heard someone go upstairs.
Toplantıya kimler katıldı?Who attended the meeting?
Erkek çocuklarından her biri yarışa katılmaya istekliydi.Each of the boys was eager to join in the race.
Yerel polis trafik ihlalleri konusunda çok katıdır.The local police are very strict about traffic violations.
Haritayı katlayın.Fold up the map.
Bize katılırsın, değil mi?Join us, won't you?
Sabahleyin katlanır yatağı temizleriz.In the morning, we clear the futon.
Sınava tekrar katılmak zorundayım.I have to take the test again.
Bu acıya katlanamıyorum.I can't stand this pain.
Ağrıya katlanmalısın.You must endure the pain.
Bir elektrik kesintisi, salondaki karışıklığa katkıda bulundu.A power failure contributed to the confusion in the hall.
Erkek kardeşim fiyatın iki katını ödedi.My brother paid double the price.
Erkek kardeşim beyzbol kulübüne katıldı.My brother has joined the baseball club.
Sadako uykuya dalmadan önce hızlı bir şekilde kağıdı katlamayı denedi.Quickly Sadako tried to fold the paper before she fell asleep.
Hırsız bir üst kat penceresinden zorla girmiş gibi görünüyor.It seems that the burglar broke in through an upstairs window.
Hava güzel olması koşuluyla, katılım iyi olmalı.Attendance should be good provided the weather is favorable.
Katip "Sizin için ne yapabilirim, efendim?" dedi.The clerk said, "What can I do for you, sir?"
Aniden, katip öfkeden kendini kaybetti.All of a sudden, the clerk lost his temper.
İddiaya göre o katil.He is allegedly the murderer.
Kulübe katılmak istiyorsan, önce bu başvuru formunu doldurmalısın.If you want to join the club, you must first fill in this application form.
Bu şirkette daha fazla kadına ihtiyacımız olduğu konusunda sana katılıyorum.I agree with you that we need more women in this company.
İstatistikler bu şehrin nüfusunun beş yıl içinde iki katına çıkacağını öne sürmektedir.Statistics suggest that the population of this town will double in five years.
Size katılmamın bir sakıncası var mı?You mind if I join you?
Japonya'da ilk ve orta okula katılmak zorunludur.In Japan, attendance at elementary and junior high school is compulsory.
Günlük eşya bölümü hangi katta?What floor is the daily goods department on?
Ben fiyatın iki katını öderim.I'll pay double the price.
Beyaz boya odaya ışık katacaktır.White paint will brighten the room.
Altı ay önce sağ gözümdeki katarakt için bir ameliyat geçirdim.Six months ago I had an operation for the cataract in my right eye.
Babasının adına toplantıya katıldı.He attended the meeting for his father.
Onun bir kat mülkiyeti aldığını biliyor muydun?Did you know he bought a condominium?
Onun alt kata geldiğini duydum.I heard him coming downstairs.
Onun bize katılacağı kesin.It is certain that he will agree with us.
Keşke o, toplantıya katılsaydı.I wish he had attended the meeting.
Onun alt kata geldiğini duyduk.We heard him come downstairs.
Toplantıya ya o katılacak ya da ben.Either he or I am to attend the meeting.
Bize katılıp katılmayacağını bilmiyorum.I don't know whether he'll join us or not.
Onun gösterdiği fotoğraf onun hikayesine renk kattı.The photo he showed added color to his story.
Onun genç olduğu gerçeğini hesaba katmalıyız.We must take into account the fact that he is young.
O üst kata giderken görüldü.He was seen to go upstairs.
Ona katılmazsan, kızmaya eğilimlidir.If you disagree with him, he is liable to get angry.
Ona, bu valizi üst kata taşıtacağım.I'll get him to carry this case upstairs.
Ona daha fazla katlanamam.I can't put up with him any longer.