katında ile cümle

katında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
RAB yücelerdeki kutsal katından aşağı baktı, Göklerden yeryüzünü gözetledi,因為 他 從至高 的 聖所垂看 . 耶和華 從天 向 地 觀察
Soruda üçgenin ikinci açısının,birinci açısının 4 katından 50 derece daha az olduğunu söylüyor.삼각형의 두 번째 각은 첫 번째 각의 4배보다 50도 작고
Soruda üçgenin ikinci açısının,birinci açısının 4 katından 50 derece daha az olduğunu söylüyor.E nos dizem que o segundo ângulo de um triângulo é 50 graus menor do que 4 vezes o primeiro ângulo.
Soruda üçgenin ikinci açısının,birinci açısının 4 katından 50 derece daha az olduğunu söylüyor.Vi får at vide, at den anden vinkel i en trekant er 50 grader mindre end 4 gange den første vinkel.
Soruda üçgenin ikinci açısının,birinci açısının 4 katından 50 derece daha az olduğu söyleniyor.두 번째 각은 첫 번째 각의 4배보다 50도 작다고 하네요
Soruda üçgenin ikinci açısının,birinci açısının 4 katından 50 derece daha az olduğu söyleniyor.Então nos dizem que o segundo ângulo de um triângulo é 50 graus menor do que 4 vezes o primeiro ângulo.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››A že z Zákona nebývá žádný ospravedlněn před Bohem, zjevné jest, nebo spravedlivý z víry živ bude.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››Da se pa po postavi nihče ne opraviči pred Bogom, je očitno, zakaj: „Pravični bo iz vere živel“.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››Desde luego, es evidente que por la ley nadie es justificado delante de Dios, porque el justo vivirá por la fe
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››É evidente que pela lei ninguém é justificado diante de Deus, porque: O justo viverá da fé;
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››Hogy pedig a törvény által senki sem igazul meg Isten elõtt, nyilvánvaló, mert az igaz ember hitbõl él.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››Ja selvää on, ettei kukaan tule vanhurskaaksi Jumalan edessä lain kautta, koska "vanhurskas on elävä uskosta".
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››또 하나님 앞에서 아무나 율법으로 말미암아 의롭게 되지 못할 것이 분명하니 이는 의인이 믿음으로 살리라 하였음이니라
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››Men at ingen bliver retfærdiggjort for Gud ved Lov, er åbenbart, thi "deri retfærdige skal leve af Tro."
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››No, že zákonom nebol a nebude nikto ospravedlnený u Boha, je zrejmé, pretože spravedlivý bude žiť z viery.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››Og at ingen blir rettferdiggjort for Gud ved loven, er åpenbart; for: Den rettferdige, ved tro skal han leve;
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››А что законом никто не оправдывается пред Богом, этоясно, потому что праведный верою жив будет.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››А що нїхто законом не оправдуєть ся перед Богом, се явно, бо праведний вірою жив буде.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››וגלוי הוא כי על ידי התורה לא יצדק האדם לפני האלהים כי צדיק באמונתו יחיה׃
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››ولكن ان ليس احد يتبرر بالناموس عند الله فظاهر لان البار بالايمان يحيا.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››沒 有 一 個 人 靠 著 律 法 在 神 面 前 稱 義 、 這 是 明 顯 的 . 因 為 經 上 說 、 『 義 人 必 因 信 得 生 。
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››沒有 一 個 人 靠著 律法 在 神 面前 稱義 、 這是 明顯 的 . 因 為經 上說 、 『 義 人 必 因 信 得 生 。
Üçgenin ikinci açısı,birinci açısının 4 katından 50 derece daha azdır.두 번째 각은 첫 번째 각의 4배보다 50도 작네요
Üçgenin ikinci açısı,birinci açısının 4 katından 50 derece daha azdır.Então dizem que o segundo ângulo de um triângulo é 50 graus menor do que 4 vezes o primeiro ângulo.
Üçgenin ikinci açısı,birinci açısının 4 katından 50 derece daha azdır.Казват, че вторият ъгъл на даден триъгълник е с 50 градуса по-малък от 4 пъти първия ъгъл.
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.(7:8) Que l`assemblée des peuples t`environne! Monte au-dessus d`elle vers les lieux élevés!
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.(7:8) сонм людей станет вокруг Тебя; над ним поднимись на высоту.
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.daß sich die Völker um dich sammeln; und über ihnen kehre wieder zur Höhe.
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.Entonces te rodeará la congregación de los pueblos, y hacia ella vuélvete en lo alto
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.Himpunlah bangsa-bangsa di sekeliling-Mu, dan berkuasalah atas mereka dari takhta-Mu di surga
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.Hội các dân tộc sẽ vây phủ từ phía Ngài; Còn Ngài vì chúng phải trở lên cao.
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.Hội các dân_tộc sẽ vây phủ từ phía Ngài ; Còn_Ngài vì chúng phải trở_lên cao .
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.민족들의 집회로 주를 두르게 하시고 그 위 높은 자리에 돌아오소서
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.Lad Folkeflokken samles om dig, tag Sæde over den hist i det høje!
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.Reúna-se ao redor de ti a assembléia dos povos, e por cima dela remonta-te ao alto.
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.Să Te înconjure adunarea popoarelor, şi şezi mai sus decît ea, la înălţime!
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.Sorgi, Signore, nel tuo sdegno, levati contro il furore dei nemici, alzati per il giudizio che hai stabilito
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.Stå op, Herre, i din vrede, reis dig mot mine fienders rasen og våkn op til min hjelp! Du har jo påbudt dom.
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.Tako naj te obda zbor narodov in nad njim se vrni zopet v višavo.
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.Και η συναξις των λαων θελει σε κυκλωσει και συ επιστρεψον, να καθησης υπερανωθεν αυτης εις υψος.
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.И нека събраните племена те обикалят; И Ти се върни да седнеш на високо над тях.
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.ועדת לאמים תסובבך ועליה למרום שובה׃
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.‎ومجمع القبائل يحيط بك فعد فوقها الى العلى‎.
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.願 眾 民 的 會 環 繞 你 . 願 你 從 其 上 歸 於 高 位
Uluslar topluluğu çevreni sarsın, Onları yüce katından yönet.願眾 民 的 會環繞 你 . 願 你 從其上 歸於 高位
Union Square'de bir teras katında kalıyordum.Eu era um diplomata britânico solteiro em Nova Iorque.
Union Square'de bir teras katında kalıyordum.유니온 스퀘어의 팬트하우스에서 살았고
Union Square'de bir teras katında kalıyordum.lebte ich in einem Penthouse am Union Square.
Union Square'de bir teras katında kalıyordum.locuiam într-un apartament de lux din Union Square.
Union Square'de bir teras katında kalıyordum.חייתי בפנטהאוז בכיכר יוניון.
Union Square'de bir teras katında kalıyordum.كنت أعيش في شقة صغيرة في يونيون سكوير.
Union Square'de bir teras katında kalıyordum.独身イギリス外交官がどんなニューヨーク生活を送るか
Uzun saatler boyunca çalışsam da, Union Square'de bir teras katında kalıyordum.A pesar de que trabajaba largas horas, vivía en un penthouse en Union Square.
Uzun saatler boyunca çalışsam da, Union Square'de bir teras katında kalıyordum.Hoewel ik erg lange dagen maakte, woonde ik in een penthouse aan Union Square.
Uzun saatler boyunca çalışsam da, Union Square'de bir teras katında kalıyordum.Mặc dù phải làm việc nhiều giờ liền, bù lại tôi sống trong căn hộ hạng sang
Uzun saatler boyunca çalışsam da, Union Square'de bir teras katında kalıyordum.Mimo że pracowałem do bardzo późna, mieszkałem w apartamencie na Union Square.
Uzun saatler boyunca çalışsam da, Union Square'de bir teras katında kalıyordum.Přestože jsem pracoval dlouho do noci, žil jsem v podkrovním bytě na Union Square.
Uzun saatler boyunca çalışsam da, Union Square'de bir teras katında kalıyordum.Ugyan rengeteg órát dolgoztam egy nap, de egy Union Square-i felhőkarcoló tetején laktam.
Uzun saatler boyunca çalışsam da, Union Square'de bir teras katında kalıyordum.Въпреки че работех много дълги часове, живеех в мезонет на Юниън Скуеър.
Uzun saatler boyunca çalışsam da, Union Square'de bir teras katında kalıyordum.Несмотря на то, что я помногу работал, я жил в пентхаусе на Юнион Сквер.

İlgili Sayfalar