katında ile cümle

katında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
63 arasındaki oranın (% 6) iki katından fazladır (63 körében több mint kétszerese a 15–16 évesekének (6%) (
63 arasındaki oranın (% 6) iki katından fazladır (63 toliko kot pri 15- in 16-letnikih (6 % ) (
63 arasındaki oranın (% 6) iki katından fazladır (A maior prevalência ao longo da vida do consumo de cannabis entre os estudantes de
63 arasındaki oranın (% 6) iki katından fazladır (Den högsta livstidsprevalensen bland 15- och 16-åriga skolelever för elever i åldern 15–16 år (6 %) (
63 arasındaki oranın (% 6) iki katından fazladır (Die doppelt so hoch wie unter den 15- bis 16-Jährigen (6 %) (63).
63 arasındaki oranın (% 6) iki katından fazladır (Schematy zażywania konopi indyjskich
63 arasındaki oranın (% 6) iki katından fazladır (Πρότυpiα χρήσης κάνναβης
- Ama aslında muhasebe maliyetinin iki katından çok daha fazla miktarlarla ticaret yapan firmalar var. -Ale není vlastně těžké najít řadu společností, které se obchodují za více jak dvojnásobek účetní hodnoty.
Ama aslında muhasebe maliyetinin iki katından çok daha fazla miktarlarla ticaret yapan firmalar var. -لكن في الحقيقة ليس من الصعب إيجاد الكثير من الشركات يتم تداول أسعار أسهماً بأكثر كثيراً من سعر الاكتتاب.
Ama aslında muhasebe maliyetinin iki katından çok daha fazla miktarlarla ticaret yapan firmalar var. -見つける事は実際に難しいことではありません。 だからそれが何を意味するかです。
Ama dairenin üst katında gördüğüm ... en kötüsü!Pero lo que he visto arriba en el apartamento es... ¡lo peor de todo!
Ama dairenin üst katında gördüğüm ... en kötüsü!Но то, что я видел там, наверху, это выше моего понимания.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Či nepredávajú päť vrabčekov za dva groše? A ani jeden z nich nie je zabudnutý pred Bohom.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Cinque passeri non si vendono forse per due soldi? Eppure nemmeno uno di essi è dimenticato davanti a Dio
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Eikö viittä varpusta myydä kahteen ropoon? Eikä Jumala ole yhtäkään niistä unhottanut.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.참새 다섯이 앗사리온 둘에 팔리는 것이 아니냐 그러나 하나님 앞에는 그 하나라도 잊어버리시는바 되지 아니하는도다
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Não se vendem cinco passarinhos por dois asses? E nenhum deles está esquecido diante de Deus.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Nemde öt verebet meg lehet venni két filléren? és egy sincs azok közül Istennél elfelejtve.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Ne prodajajo li pet vrabcev po dva vinarja? in ne eden izmed njih ni pozabljen pred Bogom.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Ne vend-on pas cinq passereaux pour deux sous? Cependant, aucun d`eux n`est oublié devant Dieu.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Người ta há chẳng bán năm con chim sẻ giá hai đồng tiền sao? Nhưng Ðức Chúa Trời không quên một con nào hết.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Người_ta há chẳng bán năm con chim_sẻ giá hai đồng_tiền sao ? Nhưng_Ðức_Chúa_Trời không quên một con nào hết .
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.¿No se venden cinco pajaritos por dos cuartos? Pues ni uno de ellos está olvidado delante de Dios
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Nu se vînd oare cinci vrăbii cu doi bani? Totuş, niciuna din ele nu este uitată înaintea lui Dumnezeu.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Sælges ikke fem Spurve for to Penninge? og ikke een af dem er glemt hos Gud.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Säljas icke fem sparvar för två skärvar? Och icke en av dem är förgäten hos Gud.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Selges ikke fem spurver for to øre? Og ikke én av dem er glemt hos Gud.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Verkauft man nicht fünf Sperlinge um zwei Pfennige? Dennoch ist vor Gott deren nicht eines vergessen.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Wat kosten vijf mussen? Bijna niets. Toch vergeet God er niet één van.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Zdaliž neprodávají pět vrabců za dva haléře? Avšak ani jeden z nich není v zapomenutí před Bohem.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Δεν πωλουνται πεντε στρουθια δια δυο ασσαρια; και εν εξ αυτων δεν ειναι λελησμονημενον ενωπιον του Θεου
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Не продават ли се пет врабчета за два асария? И ни едно от тях не е забравено пред Бога.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Не пять ли малых птиц продаются за два ассария? и ни одна из них не забыта у Бога.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.Хиба пятеро горобцїв не продають за два шаги? й один же з них не забутий перед Богом.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.הלא חמש צפרים תמכרנה בשני אסרים ואין אחת מהן נשכחת לפני האלהים׃
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.أليست خمسة عصافير تباع بفلسين. وواحد منها ليس منسيا امام الله.
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.五 個 麻 雀 、 不 是 賣 二 分 銀 子 麼 . 但 在 神 面 前 、 一 個 也 不 忘 記
Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir.五 個 麻雀 、 不 是 賣二分銀 子麼 . 但 在 神 面前 、 一 個 也 不忘記
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.A pesar de que era, pensé que algo de caer por la ventana, pero fue la segundo piso de nuevo.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Även som det var, tänkte jag något att halka ut genom fönstret, men det var andra våningen tillbaka.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Bahkan saat itu, saya pikir sesuatu yang menyelinap keluar dari jendela, tetapi itu adalah lantai dua kembali.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Chiar şi aşa cum a fost, m-am gândit ceva de alunecare pe fereastră, dar a fost etajul al doilea înapoi.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Dokonca ako to bolo, som si niečo pošmyknutia z okna, ale to bolo Druhé poschodie späť.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Dokonce jak to bylo, jsem si něco uklouznutí z okna, ale to bylo Druhé patro zpět.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Jo se oli, ajattelin jotain liukastumisen ulos ikkunasta, mutta se oli Toisessa kerroksessa takaisin.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.그게에도, 나는 창 밖으로 미끄러지고있는 무언가를 생각하지만했던 다시 층에.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Még volt, azt hittem valami csúszik ki az ablakon, de ez volt az emeleti vissza.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Mesmo que fosse, eu pensei que algo de escorregar para fora da janela, mas foi o segundo andar para trás.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Nawet jak to było, myślałem, że coś wymyka się spod okna, ale to było drugim piętrze z powrotem.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Selv som det var, jeg tænkte noget for at glide ud af vinduet, men det var anden etage tilbage.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Tudi kot je bilo, sem mislil, kaj za zdrs skozi okno, vendar je bil drugem nadstropju nazaj.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Zelfs als het was, ik dacht dat er iets van uitglijden uit het raam, maar het was de tweede verdieping terug.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Ακόμη και όπως ήταν, σκέφτηκα κάτι γλιστρήματος έξω από το παράθυρο, αλλά ήταν η δεύτερο όροφο πίσω.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Даже, как это было, я думал, что-то ускользает из окна, но это было Второй этаж назад.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Дори и като е, си помислих нещо от подхлъзване на прозореца, но тя е на втори етаж обратно.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Навіть, як це було, я думав, що щось вислизає з вікна, але це було Другий поверх тому.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.אפילו שזה היה, חשבתי משהו חומק אל מחוץ לחלון, אבל זה היה בקומה השנייה בחזרה.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.فكرت حتى في الوقت الذي كان ، بشيء من الانزلاق للخروج من النافذة ، ولكنه كان الطابق الثاني الى الوراء.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.戻って二階。 私は臆病者ですありませんが、完全にこのヘッド行商紫ラスカルどう判断するか
Biraz zor gözüküyor, taban ve yüksekliğinin çarpımının1/2 katından çok daha karmaşık gözüküyor açıkçası. -조금 복잡해보이기도 해 1/2 곱하기 밑변 곱하기 높이라는 공식보다

İlgili Sayfalar