katını ile cümle
katını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın. Bu da 12.000 dolar demek.Pokud ji opustíš, budeš muset tento poplatek zaplatit ještě dvakrát. to znamená 12,000 dolarů.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Dacă o părăseşti, va trebui să-i plăteşti zestrea de două ori.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Ha elhagyod, a hozomány kétszeresét kell fizetned.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Hvis du går fra hende, skal du betale bruden medgiften gange to.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Ja jos jätät hänet, sinun pitää maksaa kaksinkertaisesti.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Jeśli ją zostawisz będziesz musiał zapłacić 2 razy tyle.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Jika kau meninggalkannya kau harus membayar maharnya dua kali lipat.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.만약에 니가 그냥 떠나버린다면, 지참금으로 두배를 더 내야한다.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Nếu anh rời bỏ cô ấy anh sẽ phải trả cho cô dâu gấp đôi
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Nếu bạn bỏ cô ấy, bạn phải trả tiền của hồi môn cho cô dâu lần hai
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Se la lascia dovra' darle... Dovra' pagarle il doppio della dote.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Si la abandonas tienes que pagarle el doble.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Si vous la quittez, vous aurez à payer le double de la dot.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Wenn du sie verlässt, musst du das doppelte der Aussteuer bezahlen.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Αν την εγκαταλείψεις, θα πρέπει να πληρώσεις το διπλάσιο της νυφικής προίκας.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Ако я напуснете ще трябва да платите тази сума двойно.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.Если вы оставите ее вам придется платить невестой приданое раза два.
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.אם תעזוב אותה תצטרך לשלם את מוהר הכלה כפול שתיים
Eğer onu terk edersen, geline başlık parasının iki katını ödemek zorundasın.إذا تخليت عنها يجب عليك أن تدفع ضعف مهر العروس
- e üzeri 2 x veya e üzeri 2 x'in bir katını elde ederim.Y todo eso. Nos reuníamos e el x 2 o algún múltiplo de e a la x 2.
- e üzeri 2 x veya e üzeri 2 x'in bir katını elde ederim.וכל זה. נקבל e בחזקת 2X או כמה כפולות של e בחזקת 2X.
- e üzeri 2 x veya e üzeri 2 x'in bir katını elde ederim.وكل ذلك. سوف نحصل على ه إلى 2 x أو بعض متعددة إلى 2 x (ه).
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.즉 태양의 400만배의 질량이 태양계와 같은 정도로 압축되어 있다는 이야기입니다.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.4 miliony mas Słońca wciśnięte w tak małą objętość.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.Chúng ta đang nhồi 4 triệu lần khối lượng của mặt trời vào một đơn vị nhỏ.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.Comprimimos cuatro millones de veces la masa del sol en ese pequeño volumen.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.Deci, înghesuim de patru milioane ori masa soarelui în acel mic volum.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.Jadi kita menjejalkan empat juta kali massa Matahari ke dalam volume yang kecil.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.Nous avons donc 4 millions de fois la masse du Soleil dans ce petit volume.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.Så vi trycker ihop fyra miljoner gånger solens massa in i den lilla volymen.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.We proppen dus vier miljoen keer de massa van de zon in dat kleine volume.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.Wir zwängen vier Millionen mal die Masse der Sonne in diesen kleinen Raum.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.Zhustili jsme tedy hmotu čtyř miliónů sluncí do takhle malého objemu.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.Έτσι, συνωστίζουμε τέσσερα εκατομμύρια ηλιακές μάζες σε τόσο μικρό όγκο.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.Значи, натъпкваме четири милиона пъти масата на Слънцето вътре в онзи малък обем.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.Ми стиснули масу, у 4 мільйони разів більшу за масу Сонця, у цьому невеликому об'ємі.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.Так что, мы запихнyли массу в 4 миллиона раз большую, чем Солнце, в этот маленький объем.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.אז אנחנו דוחסים את מסת השמש פי ארבעה מיליון לנפח קטן זה.
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.لذلك نحن نتكلم عن أربعة ملايين مرة حجم الشمس في ذلك الحجم الصغير
Güneş kütlesinin 4 milyon katını biz bu küçük hacme tıkıyoruz.同じ大きさに詰まっているのです つまり広告どおりよね でしょ?
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.A Izák sial v tej zemi a našiel toho roku, že sa mu urodilo stonásobne, a Hospodin ho požehnal.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Dat jaar haalde Isaäk een enorme oogst binnen. Zijn zaaisel kwam honderdvoudig terug. De HERE zegende hem.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.És vete Izsák azon a földön, és lett néki abban az esztendõben száz annyia, mert megáldá õt az Úr.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.In Izak je sejal v tej deželi, in žel je isto leto stotero, tako ga je blagoslovil GOSPOD.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Isaac a făcut sămănături în ţara aceea, şi a strîns rod însutit în anul acela; căci Domnul l -a binecuvîntat.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Isaac sema dans ce pays, et il recueillit cette année le centuple; car l`Éternel le bénit.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Isaac sembró en aquella tierra, y aquel año obtuvo ciento por uno. Jehovah lo bendijo
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Isak sådde korn der i landet og fikk det år hundre fold, for Herren velsignet ham.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Isak såede der i Landet og fik samme År 100 Fold; og HERREN velsignede ham,
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Isaque semeou naquela terra, e no mesmo ano colheu o cêntuplo; e o Senhor o abençoou.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Ja Iisak kylvi siinä maassa ja sai sinä vuonna satakertaisesti, sillä Herra siunasi häntä.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.이삭이 그 땅에서 농사하여 그 해에 백배나 얻었고 여호와께서 복을 주시므로
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Och Isak sådde där i landet och fick det året hundrafalt, ty HERREN välsignade honom.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Sel pak Izák v zemi té, a shledal v tom roce sto měr; nebo požehnal mu Hospodin.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Tedy siał Izaak w onej ziemi, i zebrał roku onego sto korcy, albowiem błogosławił mu Pan.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Und Isaak säte in dem Lande und erntete desselben Jahres hundertfältig; denn der HERR segnete ihn.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Y-sác gieo hột giống trong xứ đó ; năm ấy gặt được bội trăm phần ; vì Ðức_Giê - hô-va đã ban phước cho .
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Y-sác gieo hột giống trong xứ đó; năm ấy gặt được bội trăm phần; vì Ðức Giê-hô-va đã ban phước cho.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.И Исаак пося в оная земя и събра през същото лято стократно; и Господ го благослови.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.И сеял Исаак в земле той и получил в тот год ячменя во сто крат: так благословил его Господь.