katını ile cümle
katını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
-Bunun 64 katını alalım.-Kau bisa mengalikannya dengan 64.
-Bunun 64 katını alalım.-Můžeš přidat x64.
-Bunun 64 katını alalım.- Nun fügen wir noch 64 hinzu.
-Bunun 64 katını alalım.-Nun fügen wir noch 64 hinzu.
-Bunun 64 katını alalım.- Puoi aggiungere 64 volte.
-Bunun 64 katını alalım.-Tu peux ajouter fois 64.
-Bunun 64 katını alalım.-Voit lisäillä kertoimella 64.
-Bunun 64 katını alalım.- Βάλε και το επί 64.
-Bunun 64 katını alalım.-Вы можете добавить раз 64.
-Bunun 64 katını alalım.- Умножаваме по 64.
Bunun için 12, 5 ve 15'in en küçük ortak katını bulmalıyız.그러면 12와 5와 15의 최소공배수를 구해야합니다
Bunun için 12, 5 ve 15'in en küçük ortak katını bulmalıyız.lo stesso denominatore e quel denominatore deve essere il minimo comune multiplo di 12 e 5 e 15.
Bunun için 12, 5 ve 15'in en küçük ortak katını bulmalıyız.المضاعف المشترك بين الاعداد 12 و 5 و 15
Bunun için 12, 5 ve 15'in en küçük ortak katını bulmalıyız.これをある意味力ずくの方法ですることもできます.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››A bárányért pedig négy annyit kell adnia, mivelhogy ezt mívelte, és annak nem kedvezett.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››A ovcu nahradí štvornásobne preto, že vykonal takú vec a pretože nemal ľútosti.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Dazu soll er vierfältig bezahlen, darum daß er solches getan hat und nicht geschont hat.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Él debe pagar cuatro veces el valor de la corderita, porque hizo semejante cosa y no tuvo compasión
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Et il rendra quatre brebis, pour avoir commis cette action et pour avoir été sans pitié.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Hắn phải thường bốn lần giá chiên con , vì đã làm như_vậy , và vì không có lòng thương_xót .
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Hắn phải thường bốn lần giá chiên con, vì đã làm như vậy, và vì không có lòng thương xót.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Ja karitsa hänen on korvattava nelinkertaisesti, koska hän teki näin ja koska hän ei sääliä tuntenut."
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››저가 불쌍히 여기지 않고 이 일을 행하였으니 그 양 새끼를 사배나 갚아 주어야 하리라
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Och lammet skall han ersätta fyradubbelt, därför att han gjorde sådant, och eftersom han var så obarmhärtig.»
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››og lammet skal han betale firedobbelt, fordi han gjorde dette og ikke viste barmhjertighet.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››og Lammet skal han erstatte trefold, fordi han handlede så hjerteløst!"
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Ovečku také tu zaplatí čtvernásobně, proto že učinil věc tu, a nelitoval ho.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Owcę tę nagrodzi czworako, przeto iż to uczynił, a nie żałował go.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Pagherà quattro volte il valore della pecora, per aver fatto una tal cosa e non aver avuto pietà»
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Pela cordeira restituirá o quádruplo, porque fez tal coisa, e não teve compaixão.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››Şi să dea înapoi patru miei, pentrucă a săvîrşit fapta aceasta, şi n'a avut milă.``
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››tudi ovco mora povrniti četvero, ker je tako reč storil in ker se mu ni smililo.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››και θελει πληρωσει την αμναδα τετραπλασιον, επειδη επραξε το πραγμα τουτο και επειδη δεν εσπλαγχνισθη.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››и за овечку он должен заплатить вчетверо, за то, что он сделал это, и за то, что не имел сострадания.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››и ще плати за агнето четверократно, понеже е сторил това дело, и понеже не се е смирил.
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››ואת הכבשה ישלם ארבעתים עקב אשר עשה את הדבר הזה ועל אשר לא חמל׃
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››ويرد النعجة اربعة اضعاف لانه فعل هذا الامر ولانه لم يشفق
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››他 必 償 還 羊 羔 四 倍 、 因 為 他 行 這 事 、 沒 有 憐 恤 的 心
‹‹Bunu yaptığı ve acımadığı için kuzuya karşılık dört katını ödemeli.››他 必償還 羊羔 四 倍 、 因為 他 行 這事 、 沒有憐恤 的 心
Bu vektörle ötekinin 2 katını toplayınca, şöyle bir vektör bulursunuz. -Si sólo se agregan, vas a tener vector allí.
Bu vektörle ötekinin 2 katını toplayınca, şöyle bir vektör bulursunuz. -اذا جمعت هذان مع 2 × ذلك، سوف تحصل على متجه ما من هنا
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.Ako se najde v roki njegovi, kar je ukradel, živo, bodi vol ali osel ali ovca, naj povrne dvojno.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.dacă ceeace a furat, fie bou, fie măgar, sau oaie, se găseşte încă viu în mînile lui, să dea îndoit înapoi.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.Ha elevenen kapják kezében a lopott jószágot, akár ökör, akár szamár, akár juh: két annyit fizessen érette.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.Jestliže nalezena bude v rukou jeho krádež, buď vůl, neb osel, buď dobytče ještě živé, dvénásobně navrátí.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.Keď sa najde ukradené v jeho ruke, už či je to vôl či osol či nejaké dobytča, a je živé, nahradí dvojnásobne.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.도적질한 것이 살아 그 손에 있으면 소나 나귀나 양을 무론하고 갑절을 배상할지니라
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.Se o furto for achado vivo na sua mão, seja boi, ou jumento, ou ovelha, pagará ele o dobro.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.Si lo robado es hallado vivo en su poder, sea buey, asno u oveja, pagará el doble
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.если украденное найдется у него в руках живым, вол ли то, или осел, или овца, пусть заплатит вдвое.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.И ако откраднатото, било вол, осел, или овца, се намери живо в ръката му, ще плати двойно.
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.אם המצא תמצא בידו הגנבה משור עד חמור עד שה חיים שנים ישלם׃
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.ان وجدت السرقة في يده حيّة ثورا كانت ام حمارا ام شاة يعوّض باثنين
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.若 他 所 偷 的 、 或 牛 、 或 驢 、 或 羊 、 仍 在 他 手 下 存 活 、 他 就 要 加 倍 賠 還
Çaldığı mal -öküz, eşek ya da koyun- sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir.若 他 所 偷 的 、 或 牛 、 或驢 、 或 羊 、 仍 在 他 手下 存活 、 他 就 要 加倍 賠還
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.A földművesek háromszor-négyszer akkora termést aratnak, mint amit kukoricával tudnának.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.De boeren krijgen 3 tot 4 keer zoveel opbrengst als ze met maïs zouden hebben.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Die Farmer bekommen drei- bis viermal so hohe Erträge wie mit Mais.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Farmári získavali troj- až štvornásobok zisku, ktorý by mali z kukurice.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Farmerzy uzyskują trzy lub czterokrotnie większe plony niż gdyby produkowali kukurydzę.