katılmaz ile cümle

katılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Konuşmamıza katılmaz mısın?Won't you join our conversation?
Kulübe katılmaz mısın?Will you join our club?
Akşam yemeği için bize katılmaz mısın?Won't you join us for dinner?
Ona katılmazsan, kızmaya eğilimlidir.If you disagree with him, he is liable to get angry.
Oynayan diğer çocukları seyreder ama asla kendisi katılmaz.She watches the other kids playing, but she never joins in.
O toplantıya katılmazsak daha iyi olur.It would be better if we didn't attend that meeting.
O asla herhangi bir toplantıya katılmaz.He never participates in any get-togethers.
O asla toplantılara katılmaz.He never participates in any reunions.
Tom çoğu zaman bana katılmaz.Tom doesn't often agree with me.
Tom ve Mary hiçbir şeye katılmazlar.Tom and Mary never agree on anything.
Ruhu şad olsun, Mouloud Mammeri asla bölücülerin safına katılmazdı.Mouloud Mammeri, may he rest in peace, would never have joined the separatists.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.Women did not take part in these activities.
Konstantin onlara katılmaz ve masasında yazma çalışmalarını sürdürür.Konstantin does not join them, and spends this time working on a manuscript at his desk.
Takım FIFA ya da AFC üyesi değildir ve uluslararası turnuvalara katılmaz.The team is part of neither FIFA nor the AFC and does not participate in international tournaments.
Ancak kendisi bu yemeklere ya hiç katılmaz ya da çok kısa süre görünmekle yetinirdi.However, one had to be careful of offering too little food or offering it too soon.
Halifeler divan toplantılarına katılmazlardı.Hegelians generally would not accept his conclusions.
Kız tarafı gece yapılan eğlencelere katılmaz.He dares not touch her that night.
'Çamlar buraya dikilecek, hiç biriniz katılmazsa ben tek başıma dikeceğim.So shall those blots that do with me remain, / Without thy help, by me be borne alone.
Elektrik yükleri yoktur, türleri yoktur ve zayıf etkileşimlere katılmazlar.They have no electric charge, do not participate in the weak interactions, and have no flavor.
Bana katılmazsanız sizi yargılamam.And if you don't agree I won't even judge.
Eğer orada olmazsanız, tartışmaya katılmazsanız işte bu sizin katılım notunuzu düşürecektir.Nonparticipation, or not being there, that will lower your participation grade.
Bunların hiçbiri hesaba katılmaz.None of that gets accounted for.
SETimes'a konuşan Markoviç, "AB'ye katılmazsak ekonomik açıdan nasıl kalkınabiliriz bilmiyorum."If we do not join the EU, I do not see how can we develop economically.
Bu törene gelin katılmaz.In this ceremony, the bride does not participate.
Evrimsel psikoloji gibi teoriler bu pozisyona katılmaz.Theories such as evolutionary psychology disagree with that position.
Örneğin orduya katılmazlar.Auf den Feldzug wird nicht eingegangen.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.Frauen wurden von diesen Aktivitäten ausgeschlossen.
Elektrik yükleri yoktur, türleri yoktur ve zayıf etkileşimlere katılmazlar.Die Lamellen sind hell und besitzen keinen Grauton, dafür aber ockerige Bestandteile.
Akuma turnuvaya katılmaz; ama turnuvayı yakından takip eder.Er gewinnt das Turnier, stirbt jedoch noch auf dem Feld.
En yüksek ve en düşük puanlar bu hesaplamaya katılmazlar.Die höchste und die niedrigste Wertung werden dabei nicht berücksichtigt.
Çiftlik meclislerine katılmaz ve bu nedenle kararlarda özellikle önemli değildir.Il ne participe pas aux assemblées agricoles et n'est donc pas particulièrement important dans les décisions.
Örneğin orduya katılmazlar.Ils ne s'engagent pas dans l'armée.
Konstantin onlara katılmaz ve masasında yazma çalışmalarını sürdürür.Konstantin ne les rejoint pas et travaille à un manuscrit.
Burma, Hindistan ve Yugoslavya ise çağrılı olmalarına rağmen katılmazlar.Birmania, India y Yugoslavia también fueron invitadas, pero no participaron.
1924-25, 1944-45 ve 1947-48 sezonlarında lige katılmaz.Ganó dos ligas en las temporadas 1944-45 y 1947-1948.
Çiftlik meclislerine katılmaz ve bu nedenle kararlarda özellikle önemli değildir.Non partecipa alle assemblee della fattoria e quindi non è particolarmente importante nelle decisioni.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.Le donne non potevano partecipare a queste attività.
Baltimore'a geçişe tüm takım oyuncuları ve idari kadro katılmaz.Non tutti i giocatori, lo staff e i dirigenti comunque si trasferirono a Baltimore.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.Женщины в них не участвовали.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.المرأة لم تشارك في هذه الأنشطة.
Humphrey ön seçimlere katılmaz.لم تعد إيكو قادرة على المبادرة في الحديث.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.As mulheres não participaram dessas atividades.
Baltimore'a geçişe tüm takım oyuncuları ve idari kadro katılmaz.Nem todos os jogadores e funcionários fariam a mudança para Baltimore, no entanto.
Humphrey ön seçimlere katılmaz.Que o general Huerta não participasse nas eleições.
Takım FIFA ya da AFC üyesi değildir ve uluslararası turnuvalara katılmaz.A equipe não faz parte da FIFA nem da UEFA e não participa de torneios internacionais.
Ancak, kendisi bu fikre katılmaz.Outros não partilham dessa opinião.
Ancak, kendisi bu fikre katılmaz.Zij voelt zelf echter niets voor hem.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.De vrouwen konden bij deze ontwikkelingen niet achterblijven.
Elektrik yükleri yoktur, türleri yoktur ve zayıf etkileşimlere katılmazlar.Ze hebben geen elektrische lading, interageren niet volgens de zwakke wisselwerking en ze hebben geen smaak.
Elektrik yükleri yoktur, türleri yoktur ve zayıf etkileşimlere katılmazlar.Nie mają ładunku elektrycznego, nie uczestniczą w oddziaływaniach słabych i nie mają zapachu.
Kullanıcılar genellikle incelemelere katılmazlar veya bunu yapacak bilgileri yoktur.Często rozmówcy nie mają potrzeby czy chęci do ujawniania swoich danych.
Örneğin orduya katılmazlar.Nie uczestniczą w wojnie.
Humphrey ön seçimlere katılmaz.Ahmadineżad nie wystartuje w wyborach.
Kulübe katılmaz mısın?Wstąpisz do naszego klubu?
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.Kvinnor hade inte rätt att bli medlemmar i dessa föreningar.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.Жінки в них участі не брали.
Ancak, kendisi bu fikre katılmaz.Проте він не підтримав цю ідею.
Burma, Hindistan ve Yugoslavya ise çağrılı olmalarına rağmen katılmazlar.Barma, Indie a Jugoslávie pozvání odmítly.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.Ženy se nezúčastnily.
Baltimore'a geçişe tüm takım oyuncuları ve idari kadro katılmaz.Nicméně, ne všichni hráči a zaměstnanci vyjádřili ochotu se stěhovat do Baltimoru.
İlgili Sayfalar