katılma ile cümle

katılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Toplantıya katılmalıydın.You should have attended the meeting.
Toplantıya katılmak için yetkili değilsiniz.You are not entitled to attend the meeting.
Toplantıya katılma hakkınız yok.You are not entitled to attend the meeting.
Yapmak zorunda olduğun tek şey bize katılmak.All you have to do is to join us.
Toplantıya katılmayı planlıyor musun?Are you planning to take part in the meeting?
Seni katılmaktan muaf tutacağız.We will exempt you from attending.
Fikrine katılmamak beni üzüyor.It pains me to disagree with your opinion.
Ya sen ya da o, toplantıya katılmak zorunda.Either you or he has to attend the meeting.
Partine katılmaktan mutluluk duyarım.I'd be happy to attend your party.
Konuşmamıza katılmaz mısın?Won't you join our conversation?
Toplantıya katılmaya niyet etmiştim.I had intended to attend the meeting.
Bir konferansa katılmak için Tokyo'ya geldim.I came to Tokyo to attend a conference.
Toplantıya katılmayı isteyip istemediğini ona sor.Ask him if he will attend the meeting.
Toplantıya katılıp katılmayacağını ona sor.Ask him if he will attend the meeting.
Boş olsan da meşgul olsan da törene katılmak zorunda kalacaksın.You'll have to attend the ceremony whether you are free or busy.
Doktor maratona katılmamı yasakladı.The doctor forbade me to take part in the marathon.
Konuşmaya katılmadım.I didn't take part in the conversation.
Kart oyunu için bize katılmak ister misiniz?Would you like to join us for a game of cards?
Masaru İngiliz Kulübüne katılmak istiyor.Masaru wants to join the English Club.
Mike dün uygulamaya katılmadı.Mike didn't join the practice yesterday.
Bob plana katılmadı.Bob wasn't in on the plan.
Tekne yarışına katılmak için yeni bir ekip kuruldu.A new team was formed in order to take part in the boat race.
Peter'ın toplantıya katılmasına gerek yoktur.Peter doesn't need to attend the meeting.
Partiye katılıp katılmayacağıma henüz karar vermedim.I haven't decided yet whether I will attend the party.
Eğer mümkün olursa, bir sonraki toplantıya katılmak istiyorum.If it's at all possible, I'd like you to take part in the next meeting.
Nancy'nin toplantıya katılması zorunludur.It is necessary that Nancy attend the meeting.
Niçin sınıf toplantısına katılmadın?Why didn't you attend the class meeting?
Tom diğer çocuklarla oyunlara katılmayacak kadar çok utangaçtır.Tom was too shy to take part in games with the other boys.
Hangi konsere katılmayı seçtiniz?Which concert did you choose to attend?
Dans kulübüne nasıl katılmak istersin?How would you like to join the dance club?
Planı uygularken, bütün olası zorluklar hesaba katılmalıdır.In carrying out the plan, you should have reckoned with all possible difficulties.
Toplantıya katılmasak iyi olur.We had better not attend the meeting.
Toplantıya katılmaya ciddi olarak söz vermedim.I didn't commit myself to attend the meeting.
Partiye katılmak için olan başvurusu reddedildi.Her application to join the party was rejected.
Yarışa katılmak için yeni bir takım kuruldu.A new team was formed in order to take part in the race.
O konuşma yarışmasına katılmalısın.You should take part in that speech contest.
O nedenle toplantıya katılmadı.He did not attend the meeting for that reason.
Onlara katılmamasının nedeni odur.That is why she didn't join them.
Bütün öğrenciler toplantıya katılmadı.Not all the students attended the meeting.
Biz, bize katılması için Jim'i ikna etmeye çalıştık.We tried to persuade Jim to join us.
Bana katılmak ister misiniz?Would you care to join me?
Bu önemli olduğu için buna bizzat katılmanı istiyorum.Since this is important, I'd like you to attend to it yourself.
Çalıştaya katılmak istiyorsanız lütfen şimdi bizi arayın.Please give us a call now if you want to participate in the workshop!
Sana katılmamamın nedeni bu.This is the reason I disagree with you.
Kulübe katılmaz mısın?Will you join our club?
O projeye katılmak zorunda kaldın.You had to join that project.
Projeye katılmak zorunda kalacaksın.You will have to join the project.
O kulübe katılmadın, değil mi?You didn't join that club, did you?
Öğrenciler derslere düzenli olarak katılmalıdırlar.Students should attend classes regularly.
Olimpiyatlarda en önemli şey kazanmak değil ama katılmaktır.The most important thing in the Olympics is not to win but to participate.
Eh, ben katılmak zorunda değilim.Well, I must disagree.
Bir bakıma, o klübe katılmayı reddetmekte haklısın.In a sense you are right in refusing to join that club.
Siz işe katılmak zorundasınız.You must attend to your work.
Hangi kulübe katılmak istersiniz?Which club do you want to join?
Hangi gruba katılmak istersin?Which group do you want to join?
O tenis kulübüne katılmaya niyetiniz var mı?Do you intend to join that tennis club?
Ben partine katılmaktan mutlu olacağım.I will be happy to attend your party.
Şirketimize katılmanızı istiyoruz.We would like you to join our company.
Fikrime katılmanızı beklemiyorum.I do not expect you to subscribe to my opinion.
Toplantıya ya sen ya da ben katılmak zorundayım.Either you or I must attend the meeting.
İlgili Sayfalar