Ama aynı zamanda yeni katılanlar için de.Nhưng cả những người mới đến nữa.
Ama aynı zamanda yeni katılanlar için de.Pero también los recién llegados.
Ama aynı zamanda yeni katılanlar için de.Αλλά και για τους νεοεισαχθέντες.
Ama aynı zamanda yeni katılanlar için de.Но освен това и новодошлите.
Ama aynı zamanda yeni katılanlar için de.וכבוד.
Ama aynı zamanda yeni katılanlar için de.لكن أيضا للقادمين الجدد.
Ama aynı zamanda yeni katılanlar için de.毎年7000人の患者が
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.그리고 다음으로, 예방접종을 장려하기 위해 참여하는 모든 사람들에게 편두 1kg을 주었습니다.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Ale tým, že sa motivovalo k očkovaniu, darovaním kila šošovice každému kto sa zúčastnil.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Dar pe lângă asta, să stimulezi vaccinarea dai un kilogram de linte oricui participă.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Derudover at gøre det attraktivt at blive vaccineret ved at give et kilo linser til alle der deltager.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Dessutom, för att ytterligare bättra på incitamenten fick alla som deltog ett kilo linser.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Jako dodatkową zachętę dawano szczepionym kilogram soczewicy.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Mais aussi, on encourageait cette vaccination en donnant un kilo de lentilles à chaque participant.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Mas, em segundo lugar, incentivar essa vacinação oferecendo um quilo de lentilhas a todas as participantes.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Navíc ale motivovali k očkování tím, že všem, kdo se zúčastnili, darovali kilo čočky.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Pero en segundo lugar, incentivar esa vacunación dando un kilo de lentejas a todo el que partipase.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Tuy nhiên, hoạt động tiêm chủng còn được khuyến khích hơn bằng cách cho mỗi người đến tham gia một kí đậu.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.И на второ място, за да поощриш ваксинирането даваш килограм леща на всеки, който е участвувал в него.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.Но тут придумали второй элемент стимулирования: каждой участник кампании получает килограмм чечевицы.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.ומישהו אומר, "אז מה אתם עושים על מנת למגר את העוני העולמי"?
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.ثانياً، بتحفيز التطعيم بتقديم كيلو من العدس لكل شخص قام بالمشاركة.
Ama ikinci olarak, aşı yaptırmayı teşvik etmek için katılan herkese bir kilo mercimek verirsiniz.参加者全員にレンズ豆を1kg配ったのです 本当にちょっとしたことです
Ankete katılanların %90'sı ise öğrenimlerinde YouTube'u kullandıklarını ifade ediyor.90% de los encuestados dijeron que habían utilizado YouTube en su enseñanza.
Ankete katılanların %90'sı ise öğrenimlerinde YouTube'u kullandıklarını ifade ediyor.90% des personnes interrogées disent avoir utilisé le site YouTube dans le cadre de leurs cours.
Ankete katılanların %90'sı ise öğrenimlerinde YouTube'u kullandıklarını ifade ediyor.90% من المستجيبين قالوا أنهم استخدموا يوتيوب في التدريس.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.설문 조사를 받은 엄마들 중 58%가 외로움을 느낀다고 합니다.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.58 percent matiek v prieskume uviedlo, že sa cítia osamelé.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.58 procent ankietowanych matek mówi o poczuciu samotności.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.58 procent dotázaných žen mluví o tomto pocitu osamělosti také.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.58 procent van de bevraagde moeders rapporteren gevoelens van eenzaamheid.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.58 Prozent der Mütter, die an einer Umfrage teilnahmen, berichteten von Gefühlen der Einsamkeit.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.58% опитаних матерів зізналися, що відчували самотність.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.58% опрошенных матерей признались, что испытывают чувство одиночества
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.Ainsi 58% des mères interrogées déclarent-elles souffrir de solitude.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.Alisina izkušnja tako ni edina. Kar 58 % vprašanih mater poroča o občutkih osamljenosti.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.A megkérdezett anyák 58 százaléka számolt be a magányosság érzéséről.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.Dari para ibu yang kami survei, 58 persen melaporkan rasa kesepian.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.Deci 58% din mamele intervievate au spus că au sentimente de singurătate.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.El 58% de las madres encuestadas informaron sentir soledad.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.Quindi il 58% delle madri prese in considerazione, riferisce sensazioni di solitudine.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.Vậy nên 58% những bà mẹ được hỏi đều cho biết đã trải qua cảm giác cô đơn.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.Άρα το 58 τοις εκατό από μητέρες που μελετήθηκαν αναφέρουν αισθήματα μοναξιάς.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.И така 58% от анкетираните майки споделят чувство на самота.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.אז 58% מהאמהות בסקר דיווחו על רגשות של בדידות.
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.فقد صرحت 58% من الامهات انهن يشعرن بالوحدة
Anketine katılan annelerden %58'i kendilerini yalnız hissettiklerini bildirdi.孤独感を感じています そのうちの67%が 最も寂しい時期は
Başka? Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı? Devam et.9.11の時と同じだと思います
Başka? Bu gerekçeye katılan başka kimse var mı?Все согласны с таким объяснением?
Belki orada kütleye katılan başka şeyler de vardır. aVždycky se tam může dít něco dalšího, třeba tam může být trocha jiného prvku.
Belki orada kütleye katılan başka şeyler de vardır. aZazwyczaj pojawiają się jakieś zanieczyszczenia, które mają swój wkład w ogólną masę badanego obiektu.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.A bolo ich viac ako štyridsať, ktorí sa tak sprisahali.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.A było ich więcej niż czterdzieści, którzy to przysiężenie uczynili.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.A bylo jich více než čtyřidceti, kteříž se byli tak spikli.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Ada lebih dari empat puluh orang yang mengadakan komplotan itu
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Bilo jih je pa več nego štirideset, ki so sklenili tako zaroto.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Cei ce făcuseră legămîntul acesta, erau mai mulţi de patruzeci.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Ceux qui formèrent ce complot étaient plus de quarante,
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Có hơn bốn mươi người đã lập mưu đó.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Có hơn bốn mươi người đã lập_mưu đó .