katılır ile cümle
katılır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Suçlar işlediğine, buna katılırım.Jag är överens om att han begick brott.
Suçlar işlediğine, buna katılırım.Que cometeu crimes. Estou de acordo.
Suçlar işlediğine, buna katılırım.Sono d'accordo che ha commesso dei crimini.
Suçlar işlediğine, buna katılırım.Spáchal zločiny, súhlasím.
Suçlar işlediğine, buna katılırım.Że popełnił przestępstwa, to się zgadzam.
Suçlar işlediğine, buna katılırım.Συμφωνώ ότι διέπραξε εγκλήματα.
Suçlar işlediğine, buna katılırım..זה שהוא ביצע פשעים, אני מסכים
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Ale ak ja mám s vďakou podiel na čomsi, prečo sa mne má ktosi rúhať pre to, za čo ja ďakujem?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Als ik God dank voor wat ik eet, hoe durft die ander er dan iets van te zeggen? Ik dank God toch!
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?A poněvadž já s díků činěním požívám, proč mi se rouhají příčinou toho, z čehož já díky činím?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?A ponieważ ja z dziękowaniem pożywam, czemuż o to mam być bluźniony, za co ja dziękuję?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Če jaz uživam kaj s hvalo Bogu, zakaj naj bi bil preklinjan ob tem, za kar se zahvaljujem?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Dacă mănînc, aducînd mulţămiri, de ce să fiu vorbit de rău pentru un lucru, pentru care mulţămesc?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Dersom jeg nyder det med Taksigelse, hvorfor hører jeg da ilde for det, som jeg takker for?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Dersom jeg nyter det med takk, hvorfor skal jeg da spottes for det som jeg takker for?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?E, se eu com gratidão participo, por que sou vilipendiado por causa daquilo por que dou graças?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Ha pedig én hálaadással veszek részt, miért káromoltatom azért, a miért én hálákat adok?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Jos minä sen kiittäen nautin, miksi minua herjataan siitä, mistä kiitän?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?만일 내가 감사함으로 참예하면 어찌하여 내가 감사하다 하는 것에 대하여 비방을 받으리요
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Nếu tôi tạ ơn rồi ăn , cớ nào vì một bữa ăn đã cảm_ơn mà_lại bị chê_bai ?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Nếu tôi tạ ơn rồi ăn, cớ nào vì một bữa ăn đã cảm ơn mà lại bị chê bai?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Om jag äter därav med tacksägelse, varför skulle jag då bliva smädad för det som jag tackar Gud för?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Si je mange avec actions de grâces, pourquoi serais-je blâmé au sujet d`une chose dont je rends grâces?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?So ich's mit Danksagung genieße, was sollte ich denn verlästert werden über dem, dafür ich danke?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Και εαν εγω μετ' ευχαριστιας μετεχω, δια τι βλασφημουμαι δι' εκεινο, δια το οποιον εγω ευχαριστω;
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Всеки мъж, който се моли или пророкува с покрита глава, засрамва главата си.
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Если я с благодарением принимаю пищу , то для чего порицать меняза то, за что я благодарю?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?Коли ж я благодаттю причащаю ся, на що мені хулу приймати (за те), за що дякую?
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?ואם אכל אני בתודה למה אהיה מגדף על הדבר אשר אני מודה עליו׃
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?فان كنت انا اتناول بشكر فلماذا يفترى عليّ لاجل ما اشكر عليه.
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?我 若 謝 恩 而 喫 、 為 甚 麼 因 我 謝 恩 的 物 被 人 毀 謗 呢
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?我 若謝恩 而喫 、 為甚麼 因 我 謝恩 的 物 被 人 毀謗呢
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Also hoffe ich, dass Sie mich auf meiner Suche begleiten werden - Sie als Vordenker.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Deci sper să vă alăturați în această încercare -- ca avangardiști în gândire.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Donc j'espère que vous vous joindrez à moi dans ma quête, vous en tant que leaders d'opinion.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Doufám, že se ke mě připojíte v mém úkolu -- vy jako přemýšliví lídři.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Ezért remélem, hogy csatlakoznak hozzám a küldetésemen -- önök, mint gondolatvezérek.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Ik hoop dat jullie me zullen volgen in mijn missie, jullie als opinieleiders.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Jadi saya harap Anda bergabung dalam perjalanan saya -- Anda sebagai pemimpin pikiran.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Por eso espero que me ayuden en esto... Uds. como líderes de pensamiento.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Portanto espero que se juntem a mim na minha busca — vocês como pensadores.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Przyłączcie się jako przywódcy.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Så jag hoppas att du vill hjälpa mig med mitt uppdrag -- som föregångare.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Spero che vi unirete a me in questa ricerca -- voi leader del pensiero.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Takže dúfam, že sa ku mne pridáte v mojom snažení... že budete vodcami v spôsobe myslenia.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Vì thế tôi mong các bạn sẽ cùng tôi trong hành trình này Các bạn chính là những nhà lãnh đạo
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Ελπίζω λοιπόν να με συνοδεύσετε στην αναζήτησή μου -- εσείς ως αρχηγοί σκέψης.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Надеюсь, вы ко мне присоединитесь — как интеллектуальные лидеры.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Надявам се, че ще ме придружите в търсенето ми - вие като мислени водачи.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.Тож я сподіваюсь, що ви підтримаєте мій намір -- саме ви як лідери.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.אז אני מקווה שתצטרפו למסע שלי -- אתם כמנהיגי מחשבה.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.لذا آمل منكم أن تنضموا إلى ندائي -- أنتم كقادة الفكر.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.この試みに加わって いただけたらと思います 生まれつきクリエイティブな人と
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.여러분들도 저의 이런 여정에 함께 하시길 바랍니다. 여러분들이 사고(思考)의 지도자가 되는거죠.
Umarım bu hedefimde siz de bana katılırsınız -- fikir önderleri olarak.我希望 你地可以同我一齊 去令呢樣嘢發生 你地成為思想領袖
Umarım hepiniz bu yolculukta bana katılırsınız, çocuklara dokunur ve dürüst olursunuz.E spero che veniate con me in questo viaggio, e raggiungiate i bambini e siate onesti.
Umarım hepiniz bu yolculukta bana katılırsınız, çocuklara dokunur ve dürüst olursunuz.Espero que me acompañen en este viaje en alfombra mágica y conmuevan a los niños y sean honestos.
Umarım hepiniz bu yolculukta bana katılırsınız, çocuklara dokunur ve dürüst olursunuz.Ich hoffe, sie leisten mir Gesellschaft auf dieser Reise, berühren Kinder und sind ehrlich.
Umarım hepiniz bu yolculukta bana katılırsınız, çocuklara dokunur ve dürüst olursunuz.여러분도 저와 함께 이 마법 양탄자 여정에 동참하시기를 바랍니다. 그리고 아이들에게 손을 내밀고 솔직해지기를.
Umarım hepiniz bu yolculukta bana katılırsınız, çocuklara dokunur ve dürüst olursunuz.Remélem csatlakoznak hozzám a varázsszőnyegen, és megérintik gyerekek életét és őszinték lesznek.