katılır ile cümle
katılır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mitinglerinin çoğunda ona katılırdım.저는 많은 캠페인 운동을 돕고는 했었는데
Mitinglerinin çoğunda ona katılırdım.Több kampányban is csatlakoztam hozzá,
Mitinglerinin çoğunda ona katılırdım.Towarzyszyłem mu w wielu kampaniach.
Mitinglerinin çoğunda ona katılırdım.נהגתי להצטרף אליו לקמפיינים רבים,
Mitinglerinin çoğunda ona katılırdım.حيث بإمكان الشعب والمواطنين حكم دولتهم كنت معتاداً على الإنضمام إليه في حملاته الإنتخابية
Mitinglerinin çoğunda ona katılırdım.私は父の遊説に よく同行しました 父の隣にいるのが私です
Miting mi? Prenses katılırsa, büyük yankı uyandırır.Αν η Πριγκίπισσα παίξει το ρόλο της κόρης των λουλουδιών, τότε η απήχηση θα είναι αρκετά μεγάλη.
Miting mi? Prenses katılırsa, büyük yankı uyandırır.لو اصبحت الاميرة ممثل الحزب فسيكون له ثأتير كبير
Ne gelmiyor Herkes katılırKit Kat op welk tijdstip wordt gedaan
Ne gelmiyor Herkes katılırlo que no viene todo el mundo asiste a cuando se puede ver el desperado
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Càng tham gia vào các câu chuyện, bạn sẽ càng học hỏi được nhiều điều.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Čím viac sa do toho ponoríte, tým viac z toho vyťažíte.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Cuanto más se involucren, más se beneficiarán.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Hoe dieper je gaat, hoe meer je eruit haalt.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Im bardziej się zaangażujesz, tym więcej zyskasz.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Je mehr Sie sich darauf einlassen, desto mehr werden Sie davon haben.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.많이 참여하실 수록 더 많은 것을 얻을 수 있습니다
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Più vi farete coinvolgere, più ne uscirete arricchiti.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Plus vous y apportez, plus vous en retirerez.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Quanto mais se envolverem, mais proveito tiram.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Semakin Anda masuk ke dalamnya, semakin banyak yang Anda akan dapatkan.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Več kot boste sami vložili, več boste odnesli.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın. Ve şimdi, şov devam etsin!Zpětnou vazbu na tuto akci můžete poslat na [email protected]
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Όσο περισσότερο ενταχθείτε μέσα σ' αυτό, τόσο περισσότερα θα πάρετε μαζί σας φεύγοντας.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Колкото повече инвестирате в него, толкова повече ще извлечете.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Чем глубже вы погрузитесь в действо, тем больше вынесете оттуда.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.Що більше ви віддасте, то більше отримаєте.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.ככל שתכנסו לזה, כך תפיקו יותר.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.بقدر انغماسك فيه، بقدر ما ستستفيد منه.
Ne kadar çok katılırsan, o kadar çok geri alırsın.さぁ 始まりますよ!
Olay ufkunun iç tarafında ne varsa... ...eninde sonunda tekilliğe katılır... ...yani bu kütleye dahil olur.Bármi közelebb, mint vagy a Dimenziókapu hogy végül végül a szingularitás hozzájárul a tömeg.
Olay ufkunun iç tarafında ne varsa... ...eninde sonunda tekilliğe katılır... ...yani bu kütleye dahil olur.Tout ce qui est proche ou dans la limite finit dans la singularité, augmentant la masse.
Olay ufkunun iç tarafında ne varsa... ...eninde sonunda tekilliğe katılır... ...yani bu kütleye dahil olur.Все, що досить близько або всередині горизонту подій, потрапить у сингулярність, збільшуючи її масу.
Olay ufkunun iç tarafında ne varsa... ...eninde sonunda tekilliğe katılır... ...yani bu kütleye dahil olur.משהו קרוב יותר מאשר או בתוך אופק האירועים יש להגיע בסופו של דבר הסינגולריות, תרומה זו בנפח גדול.
Oprah'a katılır ve ona "Cazibe Kanunun" gerçekte bir kanun olmadığını açıklar.오프라 (Oprah)쇼 에 나가서 그냥 그녀에세 설명해 주기를, "흡인력의 법칙"은, 실제로, 법이 아니라구요.
Oprah'a katılır ve ona "Cazibe Kanunun" gerçekte bir kanun olmadığını açıklar.יופיע באופרה ויסביר לה ש"חוק המשיכה" הוא, בעצם, לא חוק.
Oprah'a katılır ve ona "Cazibe Kanunun" gerçekte bir kanun olmadığını açıklar.أن تذهب إلى أوبرا وتشرح لها أن " قانون الجذب " في الحقيقة ليس قانوناً
Oprah'a katılır ve ona "Cazibe Kanunun" gerçekte bir kanun olmadığını açıklar.「引き寄せの法則」は実際には法則じゃないと説明することへの願い これが私の言いたかったこと
Pek çok insan buna katılır.Beaucoup de personnes sont d'accord.
Pek çok insan buna katılır.Een heleboel mensen zijn het ermee eens.
Pek çok insan buna katılır.Ezzel sokan egyetértenek.
Pek çok insan buna katılır.Mnoho lidí s tím souhlasí.
Pek çok insan buna katılır.Monet ovat samaa mieltä.
Pek çok insan buna katılır.Muchos están de acuerdo.
Pek çok insan buna katılır.Mulți de oameni sunt de acord.
Pek çok insan buna katılır.Rất nhiều người tán thành.
Pek çok insan buna katılır.Un sacco di persone concordano.
Pek çok insan buna katılır.Viele Menschen sehen das so.
Pek çok insan buna katılır.Wielu się z tym zgadza.
Peki imkanı olsaydı Veloci-Ti kolye takarak PGA Turu'na katılır mıydı?Akankah ia mengenakan liontin Veloci-Ti jika ia berkesempatan bergabung dalam PGA Tour?
Peki imkanı olsaydı Veloci-Ti kolye takarak PGA Turu'na katılır mıydı?Porterait-il le pendentif Veloci-Ti s'il avait l'occasion de rejoindre le PGA Tour ?
Peki imkanı olsaydı Veloci-Ti kolye takarak PGA Turu'na katılır mıydı?¿Utilizaría el colgante Veloci-Ti si pudiera unirse al PGA Tour?
Peki imkanı olsaydı Veloci-Ti kolye takarak PGA Turu'na katılır mıydı?Будет ли он носить подвеску Veloci-Ti, если он попадёт на тур PGA Tour?
PGA Turu'na katılır mıydı?؟PGA Tour إذا حظي بفرصة الانضمام إلى رحلة
Prenses katılırsa, büyük yankı uyandırır.Ha a hercegnő ezt megteszi, abból nagy ügy lesz.
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond csalhatatlan o'er fejét felfüggeszti a szöges acél, és minden alkalommal részt vesz. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond erehtymätön sylen syöksi keihäsvartta päänsä lykkää piikkilanka teräs, ja joka käänteessä käy. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond feilloze o'er zijn hoofd schorst de prikkeldraad van staal, en elke bocht woont. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond infailibil incantatoare capul suspendă oţel ghimpată, şi fiecare rândul său, participă. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond infaillible o'er sa tête suspend L'acier barbelé, et chaque tour assiste. "