kat kat ile cümle

kat kat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, iş yerinde her zaman katıdır.She is always hard at work.
O onu projeye katılmaktan vazgeçirmeye çalıştı.She tried to dissuade him from participating in the project.
O bu şirkete katıldığından beri iki kez terfi etti.She has been promoted twice since she joined this company.
O, yarışmaya katıldı.She took part in the contest.
Komploya katıldığını inkar etti.She denied having taken part in the scheme.
O, ağrıya cesurca katlandı.She bore the pain bravely.
Birçok okul etkinliklerine katılır.She takes part in many school activities.
O, partiye katılmak istiyor.She wants to attend the party.
O, mendilini düzgünce katladı.She folded her handkerchief neatly.
O, hakaretlere daha fazla katlanmadı.She could not put up with the insults any more.
Toplantıya katılamadığını açıkladı.She explained that she couldn't attend the meeting.
Toplantıya katılmamaya karar verdi.She decided not to attend the meeting.
O ona, toplantıya katılamayacağını bildirmek için telefon etti.She telephoned him that she couldn't attend the meeting.
O, konsere katılmak için para ödedi.She paid to attend the concert.
O senin sahip olduğunun üç katı kadar çok sözlüğe sahiptir.She has three times as many dictionaries as you do.
O hala partiye katılmak istiyor mu?Does she still want to take part in the party?
O, acı sona katlandı.She endured to the bitter end.
O, çocukların oyunlarına katıldı.She participated in the children's games.
O, partiye katılmamı ilke edindi.She made a point of my attending the party.
O, bizim konuşmamıza katılmadı.She didn't take part in our conversation.
O benimkinin on katı fazla ingilizce kelime biliyor.She knows ten times as many English words as I do.
Benim sahip olduğumun iki katı kadar çok CD ye sahip.She has twice as many CDs as I do.
O, benim yerime toplantıya katılacak.She will attend the meeting instead of me.
Sosyal refahla ilgili konferansa katıldı.She attended the lecture on social welfare.
Kızıl Haç'a katkıda bulundu.She contributed to the Red Cross.
Geçen hafta ses sınavına katıldı.She went in for the audition last week.
O eski kocasıyla karşılaşma korkusu yüzünden toplantıya katılmadı.She didn't attend the meeting for fear of meeting her ex-husband.
Oynayan diğer çocukları seyreder ama asla kendisi katılmaz.She watches the other kids playing, but she never joins in.
O, onun bencilliğine katlanmadı.She didn't tolerate his selfishness.
Onun kabalığına daha fazla katlanamadı.She couldn't put up with his rudeness any more.
Onu bir katil olarak tanımladı.She identified him as the murderer.
Şirkete çok katkıda bulundu.She contributed much to the company.
Güzellik yarışmasına katıldı.She participated in the beauty contest.
Onun hastalığı onun partiye katılmasını engelledi.Her illness prevented her from attending the party.
O, hastalıktan dolayı okula katılamadı.She cannot attend school on account of illness.
O, arkadaşını havaalanında karşılama zahmetine katlandı.She took the trouble to meet her friend at the airport.
Uçak Kate'in evinin üzerinden uçtu.The plane flew over Kate's house.
Hastalık, beni toplantıya katılmaktan alıkoydu.Illness kept me from attending the meeting.
Hastalık, Jim'in toplantıya katılmasına mâni oldu.Illness prevented Jim from attending the meeting.
Hastalık yüzünden partiye katılamadım.I couldn't attend the party on account of illness.
Hastalık, onun toplantıya katılmasına mâni oldu.Illness prevented him from attending the meeting.
Gayrimenkulün aşırı pahalı olduğu görüşüne katılıyorum.I agree with the opinion that real estate is overpriced.
Fuji Dağı, Rokko Dağından yaklaşık dört kat daha yüksektir.Mt. Fuji is about four times as high as Mt. Rokko.
Odada bırakılan parmak izleri katilin suçlu olduğunu kanıtladı.Fingerprints left in the room proved the murderer's guilt.
Başkan yardımcısı törene başkan adına katıldı.The vice-president attended the ceremony on behalf of the president.
Fiyatlar on yıl öncesinin iki katı.Prices are double what they were ten years ago.
Fiyatlar on yıl öncesininkinin iki katı.Prices are double what they were ten years ago.
Madde katı, sıvı veya gaz olarak bulunabilir.Matter can exist as a solid, liquid, or gas.
Annemin hastalığı, beni toplantıya katılmaktan alıkoydu.My mother's illness prevented me from attending the meeting.
Kaç kişinin katılacağını saymayı unutma.Don't forget to count how many people attend.
O kadar meşgulüm ki partiye katılamam.I'm so busy I can't attend the party.
Ben kesinlikle size katılıyorum.I agree with you absolutely.
Fikrine katılmıyorum.I don't subscribe to your idea.
Bir evin düzensiz olmasına katlanabilirim ama kirli olmasından hoşlanmıyorum.I can put up with a house being untidy, but I don't like it to be dirty.
Onun sahip olduğunun beş katı kadar çok sayıda pula sahibim.I have five times as many stamps as he does.
Onun beş katı pulum var.I have five times as many stamps as he does.
Oyuna katılmama izin verin.Let me join in the game.
On dakika içinde katılacağım.I'll join in ten minutes.
Size katılabilir miyim?May I join you?
Sana katılabilir miyim?May I join you?

İlgili Sayfalar