Ana içeriğe geç
Sözlük

kask ile cümle

kask kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Він піднявся натягнуто на своє місце.
O onun koltukta kaskatı yükseldi. Yüzü fiziksel dokunaklı acı.Он поднялся натянуто на свое место.
O onun koltukta kaskatı yükseldi.Той се изправи вдървено на стола си. Лицето му беше красноречив на физическата страдание.
O onun koltukta kaskatı yükseldi.ارتقى بتصنع في مقعده. كان وجهه بليغة البدنية
O onun koltukta kaskatı yükseldi.苦しんで。 "うわー!"と彼は言った。
Oysa Tom soyle dusunmus, 20 dolarlik bir kask 100.000 dolarlik doktora egitimini korumanin iyi bir yolu.Jak się okazało, dla Toma kask za 20 dolarów jest dobrym sposobem na ochornę kosztującej 100,000$ edukacji.
Oysa Tom soyle dusunmus, 20 dolarlik bir kask 100.000 dolarlik doktora egitimini korumanin iyi bir yolu.탐은 안거죠, 헬멧에 돈 조금 투자하는 것이 여태까지 엄청난 돈을 내면서 학교를 다닌 자신을 보호하는 한 방법으로 꽤 쓸모있단 사실을요.
Oysa Tom soyle dusunmus, 20 dolarlik bir kask 100.000 dolarlik doktora egitimini korumanin iyi bir yolu.Pero Tom pensó que un casco de 20 dólares protegería bien 100 mil dólares en educación.
Oysa Tom soyle dusunmus, 20 dolarlik bir kask 100.000 dolarlik doktora egitimini korumanin iyi bir yolu.Както се оказа, Том осъзнал, че 20-доларова каска е добър начин за защита на 100 000 доларово образование.
Oysa Tom soyle dusunmus, 20 dolarlik bir kask 100.000 dolarlik doktora egitimini korumanin iyi bir yolu.אבל מתברר שהוא פתאום הבין שקסדה של $20 היא דרך טובה להגן על חינוך ששווה $100,000.
Oysa Tom soyle dusunmus, 20 dolarlik bir kask 100.000 dolarlik doktora egitimini korumanin iyi bir yolu.教育を守る最適な防具だと理解したのです (笑)
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.De anser alltså att man inte bara bör ha hjälm på sig när man cyklar utan också när man går.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Ei erau de părere că n-ar trebui să porți casca doar pe bicicletă, dar și când umbli.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Ellos creen que los cascos no deben usarse sólo para salir en bicicleta, sino para caminar también.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Họ tin rằng, bạn không chỉ nên đội mũ bảo hiểm khi đi xe đạp, mà cả khi đi bộ nữa.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.그건 자전거를 탈때만 헬멧을 쓸것이 아니라 걸어 다닐때도 헬멧을 써야 한다는 겁니다.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Mereka yakin Anda bukan hanya harus menggunakan helm saat bersepeda namun juga berjalan kaki.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Ők úgy gondolják, nemcsak kerékpározáshoz kellene védősisakot viselni, hanem gyalogláshoz is.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Oni veria, že by ste mali nosiť prilbu nielen pri bicyklovaní, ale aj pri prechadzaní sa.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Ritenevano che il casco non serve solo quando si va in bici ma anche quando si cammina.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Sie glauben, dass man Helme nicht nur zum Radfahren anziehen sollte, sondern auch zum Umhergehen.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Uważają, że kask powinni nosić nie tylko rowerzyści, ale również piesi.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Věří, že by se helmy neměly nosit jen při jízdě na kole, ale také když jdete na procházku.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Verjamejo, da bi morali nositi čelado ne samo med kolesarjenjem, ampak tudi med hojo.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Ze geloven dat je je helm niet alleen bij het fietsen moet dragen maar ook bij het rondlopen.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Έτσι πιστεύουν πως όχι μόνο πρέπει να φοράμε κράνος για ποδηλασία, αλλά επίσης και για περπάτημα.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Вони радять одягати щолом не тільки під час катання на велосипеді, але й для піших прогулянок.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.Они рекомендуют носить шлем не только во время езды на велосипеде, но и просто на прогулке.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.אז הם מאמינים שאתם צריכים לחבוש קסדות לא רק ברכיבה על אופניים, אלא גם בזמן הליכה.
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.فهم يؤمنون ان الخوذات ليس فحسب لركوب الدراجات الهوائية بل للمشي أيضاً
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.佢哋認為唔單止踩車嘅時候要戴安全帽, 行路嘅時候都要。
Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar.道を歩くときも被るべきだというのです こちらのポスターでは 買い物中に
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.Arata ca o casca.
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.Det ligner du har en hjelm på
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.Det ser ut som om du bär en hjälm.
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.Es sieht so aus als würdest du einen Helm tragen.
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.Het ziet eruit alsof je een helm draagt.
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.Kelihatannya engkau pakai helm.
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.On dirait que tu portes un casque.
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.Sembra che stai indossando un casco.
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.Trông cứ như cậu đội mũ bảo hiểm vào ý.
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.Vzerá to ako helma.
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.Wyglądasz, jakbyś miała hełm.
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.Φαίνεται σα να φοράς κράνος.
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.Все едно че си нахлупила каска.
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.Выглядит так, будто ты надела шлем.
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun..נראה שאת חובשת כסדה
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.يبدو كـ أنك مرتديه خوذه
Sanki kasket takmış gibi görünüyorsun.そう そうよ ヘルメット被ってるの
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Aguantando insultos en medio de la muchedumbre hostil, algunos usaban cascos de motocicletas para protegerse.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Chạy giữa đám đông giận giữ với đôi găng sắt, và một vài người đội mũ bảo hiểm để tránh thương tích.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Dengan selangnya mereka berlari menerobos kerumunan dan beberapa memakai helm untuk mencegah cedera.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Ei s-au expus mulțimii ostile, purtând căști de motociclism ca să nu fie răniți.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Fonçant à travers une foule hostile, certains portant des casques de moto pour éviter les blessures.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.적의에 찬 군중들의 집중 공격을 받았기 때문에, 몇몇은 부상을 막기 위해 오토바이용 헬멧을 썼습니다.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Manoeuvrerend tussen vijandige menigten, sommigen motorhelmen dragend ter bescherming.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Przedzierali się przez wrogi tłum, a niektórzy nosili kaski by uchronić się przed obrażeniami.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Vesszőfutás az erőszakos tömegben, néhányuk bukósisakot viselt a sérülések ellen.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.Чтобы избежать ранений, они использовали толстые рукавицы и мотоциклетные шлемы.
Sinirli kalabalığın içinden eldiven yardımı ile geçiryorlardı ve bazıları zarar görmemek için kask giyiyordu.הם רצו בינות לקהל עוין, כשחלקם חובשים קסדות אופנוע כדי למנוע פגיעה בהם.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod