Ana içeriğe geç
Sözlük

kask ile cümle

kask kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bu dilimler kaskatı dondurulur ve Seattle'a gönderilir.Αυτές καταψύχονται και αποστέλλονται στο Σιάτλ.
Bu dilimler kaskatı dondurulur ve Seattle'a gönderilir.Потом они замораживались и транспортировались в Сиэтл.
Bu dilimler kaskatı dondurulur ve Seattle'a gönderilir.Те са в замръзнало състояние и така се транспортират до Сиатъл.
Bu dilimler kaskatı dondurulur ve Seattle'a gönderilir.Ці шари фіксуються за допомогою заморожування і відправляються до Сіетлу.
Bu dilimler kaskatı dondurulur ve Seattle'a gönderilir.הן עוברות הקפאה ונשלחות לסיאטל.
Bu dilimler kaskatı dondurulur ve Seattle'a gönderilir.وتجمد تلك الشرائح وتحفظ ، ومن ثم ترسل إلى مدينة سياتل.
Bu dilimler kaskatı dondurulur ve Seattle'a gönderilir.シアトルに発送されます シアトルではというと
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Am luat-o adevăratul sens al cuvântului.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Én szó szerint értelmeztem, fogtam a biciklis sisakomat, kivágtam, hogy a projektort bele tudjam tenni.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Ik nam het letterlijk, en nam mijn fietshelm, maakte een insnijding zodat de projector er goed in past.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.저는 실제로, 자전거 헬멧을 약간 잘라내어 그 안에 프로젝터를 끼워 넣어 보았습니다.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Levei isso à letra, e peguei no meu capacete, fiz um pequeno corte para o projetor encaixar bem.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Vzal jsem to do slova. Vzal jsem helmu na kolo, trochu jsem jí upravil, aby na ní projektor dobře držel.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Wziąłem do bardzo dosłownie. Wykorzystałem kask rowerowy. Wyciąłem w nim miejsce na projektor.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Το πήρα κυριολεκτικά, και πήρα το κράνος του ποδηλάτου μου, έκανα μια μικρή τομή ώστε να χωράει ο προτζέκτορας
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.Собственно, так я и сделал — взял мотоциклетный шлем и проделал в нём отверстие для проектора.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.לקחתי את זה פשוטו כמשמעו, ונטלתי את קסדת האופניים שלי, עשיתי חתך קטן כאן כך שהמקרן יוכל לשבת היטב.
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.فكرت فيها حرفياً، فأخذت خوذة دراجتي ووضعت فتحة في أعلاها لكي أثبت عليها البروجكتور جيدا
Bunu kelime anlamıyla anladım, ve bisiklet kaskımı aldım, projektörün daha iyi oturması için tepesini kestim.切り込みを入れて プロジェクタがうまく載るようにしました そうやって デジタル情報で
Daha iki hafta once, bisiklete binen 18 yas alti sporcu ve cocuklarin kask giymesini gerektiren두 주 전쯤에, 18세 이하의 운동선수들, 아이들이 자전거를 탈때 핼맷 착용을
Daha iki hafta once, bisiklete binen 18 yas alti sporcu ve cocuklarin kask giymesini gerektiren18歳以下の児童が自転車に 載る際にはヘルメットの着用を 義務付けていた法案が
Daha iki hafta once, bisiklete binen 18 yas alti sporcu ve cocuklarin kask giymesini gerektirenBaru dua minggu yang lalu
Daha iki hafta once, bisiklete binen 18 yas alti sporcu ve cocuklarin kask giymesini gerektirenMindössze két hete történt, hogy egy
Daha iki hafta once, bisiklete binen 18 yas alti sporcu ve cocuklarin kask giymesini gerektirenרק לפני שבועיים, סנטור קפלס הציע חוק שדורש מספורטאים,
Daha iki hafta once, bisiklete binen 18 yas alti sporcu ve cocuklarin kask giymesini gerektirenمنذ اسبوعين قرع جرس للتنويه من قبل السيناتور كيفالس يطلب ان يشرع قانون
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.Åh, og rød er ond, de hvide er gode på hjelmene.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.A piros sisakosak a rosszak, a fehérek pedig a jók.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.De rode zijn slecht en de witte zijn goed, de helmen dan.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.Jo, a červená helma je zlá a bílá dobrá.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.Just det, de röda är onda och de vita är goda av hjälmarna.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.음, 빨간 게 나쁜 놈이고, 하얀 헬멧이 우리 편이에요.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.Oh, e il rosso è cattivo, quello con l'elmetto bianco è buono.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.Oh, và màu đỏ là xấu, trắng là tốt của các mũ bảo hiểm.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.O, ten w czerwonym hełmie jest zły, a w białym dobry.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.Punainen on paha, valkokypäräinen on hyvä.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar. [tabanca sesi çıkarır]Alors, le rouge c'est le méchant et le blanc c'est le gentil, d'après le casque.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar. [tabanca sesi çıkarır] Oh!Rot ist böse, und die weißen Helme sind gut.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.Αυτό με το κόκκινο κράνος είναι ο κακός και αυτό με το άσπρο ο καλός.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.В красных касках плохие, а в белых - хорошие.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.أوه، ذو الخوذة الحمراء سيء، والبيضاء جيد.
Eğer kasklara bakarsan, kırmızı kötü adamlar, beyaz da iyi adamlar.赤いのが敵 白いのが味方 [銃撃戦のまね]
Eve canlı mı dönmek istersin yoksa bir kasketin içinde mi?"¿Quieres volver a casa vivo o en un ataúd? "
Eve canlı mı dönmek istersin yoksa bir kasketin içinde mi?"Vrei să te întorci acasă viu sau în sicriu?"
Eve canlı mı dönmek istersin yoksa bir kasketin içinde mi?"Хотите ли вы вернуться домой живыми или в гробу?".
Eve canlı mı dönmek istersin yoksa bir kasketin içinde mi?"イラクに派遣される直前の最後のひととき
Genelde kask takıyorum.Általában sisakot viselek.
Genelde kask takıyorum.Biasanya saya memakai helm.
Genelde kask takıyorum.Bình thường thì tôi đội nón bảo hộ.
Genelde kask takıyorum.De obicei port o cască.
Genelde kask takıyorum.Di solito ho il casco.
Genelde kask takıyorum.En fait, j'utilise un casque.
Genelde kask takıyorum.Gewöhnlich trage ich einen Helm.
Genelde kask takıyorum.Meestal draag ik een helm.
Genelde kask takıyorum.Normalmente llevo un casco.
Genelde kask takıyorum.Obyčajne nosím prilbu.
Genelde kask takıyorum.Zwykle mam na sobie kask.
Genelde kask takıyorum.Συνήθως φοράω κράνος.
Genelde kask takıyorum.Обикновено нося шлем.
Hey, Kasklı!Casco.
Hey, Kasklı!Ei, Capacete!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod