Kasetçalar masanın üstündeydi.The tape recorder was lying on the table.
Bu kasetçalar yeni değil.This tape recorder is not new.
O kasetçalar onun sesini kaydetti.That tape recorder recorded his voice.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.This is a cassette tape the girl puts into her cassette-tape player.
Ardından kasetçalar ve mikrofon öğretmen kuklalara dönüşür ve kalabalık kaybolur.The microphone and boombox turn into teacher-puppets and he is transported to a dark black room.
Ayrıca stüdyosunda basit bir kasetçalar kullanarak beat yapmaya başladı.Il commença aussi le beatmaking en utilisant un simple tapedeck dans son studio.
Bir süre sonra bir grup çocukla karşılaşır ve onlara bisikletini vererek onlardan kasetçalar alır.No percurso, ela encontra um grupo de crianças e acaba por trocar a bicicleta por seus aparelhos de som.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Aceasta e o casetă pe care fata o pune în casetofon.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Đây là cuộn băng cô gái bỏ vào máy cát-sét.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Detta är ett kassettband flickan sätter in i sin kassettspelare.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Dies ist eine Kassete, die das Mädchen in ihren Kassentenspieler gibt.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Dit is een cassettebandje dat het meisje in haar cassette-speler stopt.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Egy magnókazetta, amit a lány a walkmanjébe tesz.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Este es un cassette que la chica pone en su tocacintas.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Isto é a cassete que a rapariga põem no seu reprodutor de cassetes.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.이건 카세트테입인데 여자가 항상 워크맨에 넣고 다니는 바로 그 테입입니다.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Questa è una cassetta che la ragazza mette nel mangiacassette ogni giorno.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Tohle je kazeta, co holka dává do kazeťáku.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.To jest kaseta magnetofonowa, którą dziewczyna wkłada do swojego odtwarzacza.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Tole je kaseta, ki jo dekle vstavi v svoj prenosni kasetar.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Toto je kazeta, ktorú dievča vloží do svojho prehrávača.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Voici une cassette que la fille met dans un lecteur de cassettes.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Αυτή είναι μια κασέτα που βάζει το κορίτσι στο κασετόφωνό της.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Това е касета, която момичето слага в касетофона си.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Це касета, яку дівчина вставляє в свій касетний плеєр.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Это кассета, которую девушка вставляет в свой плеер.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.זוהי קלטת שהנערה מכניסה לטייפ שלה.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.入れるカセットです
Her sene yeni bir televizyon veya kasetçalar alıyorlar.Това е част от електронната система на триизмерен принтер EOS P730.