kasasını ile cümle

kasasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
27
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O kapı kasasının altında durdu.He stood under the door frame.
Tom kasasını açtı, bir tomar kağıt para çıkardı ve onları Mary'ye uzattı.Tom opened his safe, took out a wad of notes and handed them to Mary.
Kocasının kasasını açtı ve bütün parayı çaldı.She broke into her husband's safe and stole all the money.
Tom Mary'nin kasasını çalmak için bir plan hazırladı.Tom formulated a plan to steal Mary's safe.
Sami, Leyla'nın kasasını açık bıraktı.Sami cracked Layla's safe open.
Sami, Leyla'nın öldürüldüğü gün kiralık banka kasasını boşalttı.Sami emptied his safety deposit box the day Layla was killed.
"Borman: TMT'nin kasasının başındaydım"."Miller standing at victory's door".
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.They might be able to plunder the wealth of other countries to help to build France's coffer.
Cihazın, içinde SIM kartı yuvaları bulunan kasasının büyük kısmı plastikten yapılmıştır.The casing of the Xiaomi Mi2 is mostly made from plastic, with SIM card slots located inside.
Ayrıca Android Headlines, cihazın ince kasasını ve güçlü özelliklerini övmüştür.[1]Furthermore, Android Headlines praised the sleek body and powerful specifications of the device.[11]
Satıcı kadın armut kasasını taşıyor.Die Verkäuferin trägt eine Kiste mit Birnen.
Dolu bir yakıt tankeri çalmak, Rio'da zengin birinin banka kasasını çalmak gibi.Een eenvoudige dichter uit Bagdad steelt geld van een rijke man.
"Borman: TMT'nin kasasının başındaydım".Krystyna Janda) „Na kulawej naszej barce” (muz.
"Borman: TMT'nin kasasının başındaydım"."Ime kütken tähe poole kist."
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Ar fi putut sa ia cu forta din bogatiile altor tari ca sa ajute la refacerea tezaurului Frantei
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Będą mogli grabić bogactwa innych krajów żeby pomóc wypełnić francuskie szkatuły
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Byli by schopni ukořistit bohatství jiné země a využít ho ve prospěch Francie.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Eles poderão pilhar a riqueza de outros países para ajudar a construir o cofre da França.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.그들은 아마 다른 나라의 부를 약탈할 수 있을 테고 그것으로 프랑스 정부 재원을 재건하는 데 사용할 지도 모릅니다
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Mais si la guerre était un échec et que la France perdait, alors qu'arriverait-il ?
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Sie könnten den Reichtum von anderen Ländern plündern Frankreich helfen den Staatssäckel aufzubauen.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Биха могли да плячкосат богатствата на други държави и така да напълнят френската хазна.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Вони б вивозили багатства з інших країн з метою збудувати французьку скарбницю.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.و لربما استطاعوا أن ينهبوا ثروات البلاد الأخري للمساعدة في بناء خزانة فرنسا.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.それは、フランス財政の助けになる。 仮に状況が悪くなり、フランスが負けたとしても
Bunun için çok endişeliyim İçinde ne olduğunu görmek için masa üstü bilgisayarın kasasını açtım veEro curiosa su questo così ho aperto un computer desktop per vedere cosa c'era dentro.
Herhangi bir işsizlik kasasının üyesiyseniz, işsiz kaldığınızda gelire bağlı işsizlik parası alabilirsiniz.Jos olet työttömyyskassan jäsen voit saada ansiosidonnaista työttömyyskorvausta, jos jäät työttömäksi.

İlgili Sayfalar