kasası ile cümle
kasası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Otel kasasında bazı şeylerim var.У меня есть вещи в гостиничном сейфе.
Ama kasası yeniden tasarlanmıştı.При этом в постановке он был восстановлен.
Sinagogun kasasında para olduğuna inanan Cordero sinagogu soymaya karar verdi.Кордеро решил ограбить синагогу , где, по его мнению, деньги были спрятаны в сейфах.
En eski kasası E24, en yeni kasası ise F12 & F13'tür.و بدلًا من ذلك، يوجد اختصار مشترك أيضًا و هو مفتاح F12.
Dolu bir yakıt tankeri çalmak, Rio'da zengin birinin banka kasasını çalmak gibi.Een eenvoudige dichter uit Bagdad steelt geld van een rijke man.
Salma KasasıOesjabti kistje
Birçoğunun üstü açık ve arkadan kapısı olan kasası bulunuyordu.Aan de voor- en achtergevel liggen ruime kantoorvertrekken.
Ama kasası yeniden tasarlanmıştı.De vestigingsplaats werd weer Hoogezand.
West, albüm kayıtları için plak şirketi Def Jam'in kasasından 3 milyon doların üstünde harcama yaptı.Doniesiono, że West wydał ponad 3 miliony dolarów (na koszt jego wytwórni Def Jam) na nagranie płyty.
Salma KasasıOkładka singla
2009 Yılında yeni kasası piyasaya sunulmuştur.W 2009 został zakupiony nowy wóz strażacki.
"Borman: TMT'nin kasasının başındaydım".Krystyna Janda) „Na kulawej naszej barce” (muz.
2014 yılında Symbol, Dacia Logan'ın kasası ile satışa sunulmuştur.2012 kom andra generationens Dacia Logan.
Tom'un bir banka kasası var.У Тома є сейфова скринька.
Çok uzun zaman sonra anakart ve bilgisayar kasasında yapılan ilk büyük değişimdi.Byla to první velká změna v uspořádání počítačové skříně po mnoha letech.
Salma KasasıCutie toracică
Cal, Jack'in yaptığı resmi ve Rose'un bıraktığı alaycı notu kasasında kolyeyle birlikte bulur.Cal descoperă desenul lui Jack în seiful său, împreună cu un bilet cu o insultă și colierul.
Birçoğunun üstü açık ve arkadan kapısı olan kasası bulunuyordu.Ez egy több boxból álló szerkezet, aminek elől és hátul is nyitható és csukható az ajtaja.
Cal, Jack'in yaptığı resmi ve Rose'un bıraktığı alaycı notu kasasında kolyeyle birlikte bulur.Eközben Cal megtalálja a Rose-ról készült rajzot és menyasszonya gúnyos üzenetét a széfben.
Bellatrix Gryffindor'un kılıcını görünce onların Gringotts'taki kasasına girdiklerini düşünür.Mivel megtalálják náluk a kardot, Bellatrix Lestrange attól tart, hogy betörtek a Gringotts-beli széfjébe.
Bunların sonucunda krallığın kasası boşalmıştı.Valtakunnan rahakirstut ammottivat kuitenkin tyhjyyttään.
Salma KasasıKaisa Salmen sivusto
Cal, Jack'in yaptığı resmi ve Rose'un bıraktığı alaycı notu kasasında kolyeyle birlikte bulur.Cal löytää kassakaapistaan Jackin piirroksen sekä ivallisen kirjeen Roselta kaulakorunsa lisäksi.
Bu durumda portakal kasası aslında soyut olarak bir sandalyedir.Mahalaukku on itse asiassa ruoansulatuskanavan pullistuma.
Mayının koni şeklinde kesilmiş plastik bir kasası vardır.Vaipan suussa on liekinsammuttimena kartiomainen holkki.
Bu yolla elde edilen para doğrudan devlet kasasına giderdi.Rahat tähän toimenpiteeseen saataisiin valtion liikkeelle laskemilla obligaatiolainoilla.
Ama kasası yeniden tasarlanmıştı.Kerros rakennettiin uudestaan.
Cal, Jack'in yaptığı resmi ve Rose'un bıraktığı alaycı notu kasasında kolyeyle birlikte bulur.Ο Καλ ανακαλύπτει το σκίτσο του Τζακ και ένα σημείωμα στο χρηματοκιβώτιο μαζί με το διαμάντι.
Bu yolla elde edilen para doğrudan devlet kasasına giderdi.Τα χρήματα από τα δάνεια αυτά δίνονταν στον αρχικό γαιοκτήμονα.
Birçoğunun üstü açık ve arkadan kapısı olan kasası bulunuyordu.Το άρμα αποτελούνταν από μια επίπεδη βάση προφυλαγμένη από μπροστά και ανοιχτή από πίσω.
Salma KasasıGrodno Sejm
Ama kasası yeniden tasarlanmıştı.Tapetfabrikken blev også genopbygget.
"Adı-kasası-üyesi büyük kulüp".Storkøbenhavns elevrådssammenslutning".
Ama kasası yeniden tasarlanmıştı.Kisten ble så loddet igjen.
Bavula Big Smoke'un kasasındaki bütün paraları doldurmasını söyledi.KPK juga menyita tiga tas besar berisi uang dari tempat penangkapan Fuad.
Trenin kasasındaki para çalındı.彼らは列車から金庫を投げ出した。
On yıl sonra, 1955 yılında fotoğrafları sakladığı yerden çıkarıp bir bankanın kasasında sakladı.1975年頃より13年間、売上から取り除いた現金を差引き、地下倉庫にある金庫に蓄財。
Salma Kasası湯浅信用金庫
Daha sonra üretilen T.Mi.35 (S) modelinin yivli kasası ve fünye koruması bulunmaktaydı.この地雷の後期型であるT.Mi.35 (S)は、リブの付いた弾体と信管カバーを備えたものが量産されていた。
Oyuncu karakteri nihayetinde çarpışmalarda mahvolur, cesetlerle dolu bir kamyonun kasasında uyanır.玩家最终陷入战争中,并在装满尸体的卡车后面醒来。
Trenin kasasındaki para çalındı.승용차 트렁크에서 시신으로 발견되었다.
West, albüm kayıtları için plak şirketi Def Jam'in kasasından 3 milyon doların üstünde harcama yaptı.웨스트는 데프 잼 레이블 하에 나온 이 음반 녹음 비용으로 300만 달러 이상의 비용을 썼다고 알려졌다.
West, albüm kayıtları için plak şirketi Def Jam'in kasasından 3 milyon doların üstünde harcama yaptı.הוצאותיו של וסט על האלבום היו כ-3 מיליון דולרים בהקלטות בחברת ההקלטות Def Jam.
Kırmızı renkli ve ejderha damgalı bir kasası vardır.צבע פרחיו המרובים אדום לילך ולהם סירת כותרת קטועה.
Birçoğunun üstü açık ve arkadan kapısı olan kasası bulunuyordu.Medzi prednými a zadnými bočnými dverami je tenký stĺpik.
Çok uzun zaman sonra anakart ve bilgisayar kasasında yapılan ilk büyük değişimdi.Bola to prvá veľká zmena v usporiadaní počítačovej skrine po mnohých rokoch.
Bu durumda portakal kasası aslında soyut olarak bir sandalyedir.A okrasna žara je v resnici trden peščenjak.
Bu sistem Papalığın kasasına büyük gelir sağlıyordu.Ta zgradba je bila izredno velikega pomena za varnost Dubrovnika.
Bu durumda portakal kasası aslında soyut olarak bir sandalyedir.Iš tikrųjų orchidėjų oranžerija yra sodo pasididžiavimas.
Ama kasası yeniden tasarlanmıştı.Labürinti sai ümber seada.
Bu yolla elde edilen para doğrudan devlet kasasına giderdi.Selle kaudu teenitud raha läks aga muidugi kirikule.
"Borman: TMT'nin kasasının başındaydım"."Ime kütken tähe poole kist."
Arkadaşınızdan kapı eşiğinde durup kollarını yaklaşık 30 saniye boyunca kapının kasasına dayamasını isteyin.당신의 친구를 현관에 세우고 30초동안 팔로 문 프레임에 힘을 주라고 하세요.
Arttırılmış kısmın ödenmesine işsizlik desteğini ödeyecek olan, yani işsizlik kasası ya da Kela karar verir.Ce versement majoré est décidé par le payeur des indemnités chômage, c.à.d. La Caisse de chômage ou Kela.
Arttırılmış kısmın ödenmesine işsizlik desteğini ödeyecek olan, yani işsizlik kasası ya da Kela karar verir.Korotusosan maksamisesta päättää työttömyysetuuden maksaja eli työttömyyskassa tai Kela.
Arttırılmış kısmın ödenmesine işsizlik desteğini ödeyecek olan, yani işsizlik kasası ya da Kela karar verir.يقوم دافع ميزة البطالة عن العمل أي صندوق البطالة أو كيلا (Kela) بإصدار القرار بشأن دفع الجزء الزيادة.
Aslında büyük bir para kasası gibi gözüküyor, değil mi?Así que lo utilizo básicamente para construir una bóveda grande, ¿verdad?
Aslında büyük bir para kasası gibi gözüküyor, değil mi?Donc je l'utilise essentiellement pour construire une grosse chambre forte, d'accord?
Aslında büyük bir para kasası gibi gözüküyor, değil mi?Dus eigenlijk heb ik gewoon een grote kluis gebouwd.
Aslında büyük bir para kasası gibi gözüküyor, değil mi?Então, basicamente eu uso-o para construir um grande cofre, certo?
İlgili Sayfalar