kasaları ile cümle
kasaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Araçların kasaları Barselona'da üretildikten sonra montajı Hornell, New York'ta tamamlanmıştır.The cars have body shells built in Barcelona, Spain with assembly completed in Hornell, New York.
Kasalarımı tekrar parayla doldurmak istiyorum.I want to have money back in my vaults.
Siz bunu düşünürken Şunu merak etmelisiniz; bankalar kasalarında sizin için ne saklıyor?And as you think about that, you've got to wonder: so what do banks have in store for you now?
Anlarsınız ya, Büyük savaş başladığında, çoğu insan yeraltı kasalarında güvendeydi.You see, when The Great War started, many people found safety in underground vaults.
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.But, unknown to the vault dwellers, the vaults were never actually meant to save anyone at all.
Bilançomun aktifinde, kasalarımda sakladığım 1,000 birim altın var.On the asset side, I actually have 1000 gold pieces So they're actually sitting in my vaults.
Bütçe ayarlamasında belediye kasaları da ciddi şekilde hedef alınıyor.The budget rebalance also took serious aim at municipal treasuries.
Kasalarında bir sürü resim var...In his vaults there are a lot of pictures ...
2004 yılının sonlarında, sergi kapatıldı ve nesneler Smithsonian'ın kasalarına iade edildi.In late 2004, the exhibit was closed, and the objects were returned to the Smithsonian's vaults.
Bu noktada, başrahip manastırın kasalarında saklanan baruta ateş etti.At that point, the abbot et fire to the gunpowder stored in the monastery's vaults.
Kapı kasaları küçük mozaik taşlarla bezenmiştir.Je zdobená s drobnými mramorovými mozaikovými kamienkami.
Altınları sarı renkle çizeyim. . . Bilançomun aktifinde, kasalarımda sakladığım 1,000 birim altın var.これらは、実際に私の保管庫に眠っています。
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.Ale tajemství pro obyvatele Vaultů bylo to že, Vaulty nikoho zachránit neměly.
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.하지만, 볼트 거주자들에겐 알려지지 않았습니다만, 볼트는 사실 누군가를 구하기 위해 만들어진 것이 아닙니다.
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.Maar, wat de bewoners niet wisten, was dat de kluizen niet bedoeld waren om iemand te redden.
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.Ma, quello che gli abitanti non sapevano, era che i rifugi non dovevano salvare nessuno
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.Wszak krypty nigdy nie miały na celu ocalić jakiejkolwiek jednostki.
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.Αλλά, ενώ δεν το ήξεραν όσοι ζούσαν εκεί, τα καταφύγια δεν ήταν κατασκευασμένα για να σώσουν οποιονδήποτε.
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.Но, жители убежища не знали, что убежища не задумывались с целью спасения.
Anlarsınız ya, Büyük savaş başladığında, çoğu insan yeraltı kasalarında güvendeydi.옛날, 대전쟁이 시작되었을 때, 많은 사람들이 지하의 볼트(방공호)에서 안전을 찾았지요.
Anlarsınız ya, Büyük savaş başladığında, çoğu insan yeraltı kasalarında güvendeydi.Lorsque la Grande Guerre frappa, la plupart des gens se sont réfugiés dans des abris souterrains.
Anlarsınız ya, Büyük savaş başladığında, çoğu insan yeraltı kasalarında güvendeydi.Ni förstår, när Det Stora Kriget började, Tog många skydd i underjordiska valv.
Anlarsınız ya, Büyük savaş başladığında, çoğu insan yeraltı kasalarında güvendeydi.Pochopte, když začala Velká Válka, mnoho lidí našlo bezpečí v podzemních Vaultech.
Anlarsınız ya, Büyük savaş başladığında, çoğu insan yeraltı kasalarında güvendeydi.Sehen sie, als der große Krieg begann waren viele Menschen in unterirdische Vaults geflohen.
Anlarsınız ya, Büyük savaş başladığında, çoğu insan yeraltı kasalarında güvendeydi.Vedi, quando iniziō la Grande Guerra, molte persone trovarono salvezza in rifugi sotterranei.
Anlarsınız ya, Büyük savaş başladığında, çoğu insan yeraltı kasalarında güvendeydi.Widzicie, gdy wybuchła Wielka Wojna, ogromne zbiorowiska ludzi znalazły bezpieczeństwo w podziemnych kryptach.
Anlarsınız ya, Büyük savaş başladığında, çoğu insan yeraltı kasalarında güvendeydi.Zie je, toen De Grote Oorlog begon, zochten veel mensen veiligheid in ondergrondse kluizen.
Anlarsınız ya, Büyük savaş başladığında, çoğu insan yeraltı kasalarında güvendeydi.Βλέπετε...όταν ο Μεγάλος Πόλεμος ξεκίνησε, πολλοί βρήκαν ασφάλεια σε υπόγεια καταφύγια.
Anlarsınız ya, Büyük savaş başladığında, çoğu insan yeraltı kasalarında güvendeydi.Видите ли, когда началась великая война, очень многие нашли спасение в подземных убежищах.
Bilançomun aktifinde, kasalarımda sakladığım 1,000 birim altın var.1000골드. 그래서 이렇게 제 금고에 금화들이 쌓이게 되었습니다
Bilançomun aktifinde, kasalarımda sakladığım 1,000 birim altın var.Dat had ik in het geel moeten doen.
Bilançomun aktifinde, kasalarımda sakladığım 1,000 birim altın var.-J'aurais dû le faire en jaune.-
Bilançomun aktifinde, kasalarımda sakladığım 1,000 birim altın var.Na straně aktiv mám ve skutečnoti 1 000 kousků zlata. Vpodstatě jsou v mých trezorech.
Bilançomun aktifinde, kasalarımda sakladığım 1,000 birim altın var.В активе баланса, у меня 1000 золотых монет. Они находятся в моих хранилищах. Здесь уместен вопрос
Bilançomun aktifinde, kasalarımda sakladığım 1,000 birim altın var.В активната му страна вписвам 1000-те златни кюлчета. Те си седят в моя трезор.
Bilançomun aktifinde, kasalarımda sakladığım 1,000 birim altın var.على جانب الأصول، فعليا لدي 1000 قطعة ذهبية فعليا موجودين في الخزنة الخاصة بي
Çünkü o zamanlar, Asahi bira şirketi... ...kendi plastik bira kasalarını kırmızı renkte üretiyordu.왜냐하면 그당시에 아사히맥주회사에서는 플라스틱 맥주박스를 빨강색으로 만들었기 때문에
Çünkü o zamanlar, Asahi bira şirketi... ...kendi plastik bira kasalarını kırmızı renkte üretiyordu.משום שבאותו זמן יצרנית הבירה "אסאהי" השתמשה בארגזים בצבע אדום,
Çünkü o zamanlar, Asahi bira şirketi... ...kendi plastik bira kasalarını kırmızı renkte üretiyordu.لأنه في ذلك الوقت، كانت شركة البيرة أساهي تصنع صناديق البيرة بلاستيكية حمراء،
Çünkü o zamanlar, Asahi bira şirketi... ...kendi plastik bira kasalarını kırmızı renkte üretiyordu.赤色だったものですから 紙管の色とうまく 合いませんでした
Kasalarımı tekrar parayla doldurmak istiyorum.Ráda bych peníze opět měla.
Kasalarımı tekrar parayla doldurmak istiyorum.Rada by som peniaze opäť mala. V trezoroch či v súvahe.
Kasalarımı tekrar parayla doldurmak istiyorum.バランスシートにお金を戻したいと思うでしょう。
Kasalarındaki para her saniye ülke çapında ve yurt dışında artar.I loro conti, sia nazionali che esteri, fruttano ogni giorno, ogni minuto, ogni secondo.
Kasalarındaki para her saniye ülke çapında ve yurt dışında artar.Mert a pénzügyi mérlegük minden nap, minden percben, minden másodpercben ingadozik.
Kasalarındaki para her saniye ülke çapında ve yurt dışında artar.Parce que leurs comptes sont renfloués chaque jour, chaque minute, chaque seconde.
Kasalarındaki para her saniye ülke çapında ve yurt dışında artar.Saldo bank mereka selalu meningkat setiap detik di negara ini maupun diluar negeri
Kasalarındaki para her saniye ülke çapında ve yurt dışında artar.Vì trong mỗi phút mỗi giây, kim ngạch trong và ngoài nước vẫn đang biến đổi không ngừng.
Kasalarındaki para her saniye ülke çapında ve yurt dışında artar.فوائدهم فى البنك تزداد كل ثانية على المستوى المحلى كما يحدث أيضاً على المستوى الدولى
Siz bunu düşünürken Şunu merak etmelisiniz; bankalar kasalarında sizin için ne saklıyor?És ha tovább gondoljuk mindezt fölmerülhet bennünk, vajon mit tartogatnak számunkra a bankok?
Siz bunu düşünürken Şunu merak etmelisiniz; bankalar kasalarında sizin için ne saklıyor?Et si vous réfléchissez à cela, vous vous demandez ce que les banques nous réservent maintenant.
Siz bunu düşünürken Şunu merak etmelisiniz; bankalar kasalarında sizin için ne saklıyor?I gdy o tym myślicie, musicie się zastanawiać: co mają dla was banki w zanadrzu?
Siz bunu düşünürken Şunu merak etmelisiniz; bankalar kasalarında sizin için ne saklıyor?Nel frattempo, mentre pensate a tutto questo, chiedetevi: e adesso, le banche, cosa avranno in serbo per noi?
Siz bunu düşünürken Şunu merak etmelisiniz; bankalar kasalarında sizin için ne saklıyor?Terwijl je daarover nadenkt, vraag je je af: wat hebben banken dan nu voor je in petto?
Siz bunu düşünürken Şunu merak etmelisiniz; bankalar kasalarında sizin için ne saklıyor?Y mientras piensan en eso, deben de preguntarse: ¿qué tienen los bancos ahora para nosotros?
Siz bunu düşünürken Şunu merak etmelisiniz; bankalar kasalarında sizin için ne saklıyor?Και καθώς το αναλογίζεστε αυτό, θα πρέπει να αναρωτιέστε: τι πραγματικά κάνουν οι τράπεζες για εσάς;
Siz bunu düşünürken Şunu merak etmelisiniz; bankalar kasalarında sizin için ne saklıyor?И, если вдуматься, вы должны бы полюбопытствовать, что же еще эти банки приготовили для вас?
Siz bunu düşünürken Şunu merak etmelisiniz; bankalar kasalarında sizin için ne saklıyor?Като се замислите за това, трябва да се зачудите: тогава за какъв дявол са ви банки сега?
Şunu merak etmelisiniz; bankalar kasalarında sizin için ne saklıyor?그래, 근데 은행에 우리가 살 수 있는 거시기 물건이 뭐가 있을꼬?
Şunu merak etmelisiniz; bankalar kasalarında sizin için ne saklıyor?Trebuie să vă imaginaţi: şi ce au mai pregătit băncile pentru noi acum?
İlgili Sayfalar