kasabasında ile cümle
kasabasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
İsmini Moskova'nın kuzeyindeki Dubna kasabasından almıştır, çünkü element ilk olarak orada üretilebilmiştir.Dubnij je dobio ime po mjestu Dubnoj, Rusija jer je tamo prvi put sinteziran.
Bahçeli kasabasındadır.Nachádza sa v mestskom parku.
Polonya'nın Brest-Litovsk kasabasında barış heyeti toplanmıştır.Do podpísania mieru v Brest-Litovsku slúžil na východnom fronte.
6 Ekim 1976 tarihinde North Yorkshire’ın Whitby kasabasında öldü.Ryle je umrl 6. oktobra 1976 v mestu Whitby, v Angliji.
Brands Hatch, İngiltere'nin Fawkham kasabasında bulunan bir motor sporu yarış pistidir.Brands Hatch je dirkališče, ki leži blizu angleškega mesta Swanley v Kentu.
Polonya'nın Brest-Litovsk kasabasında barış heyeti toplanmıştır.Glavni članek: Brest-Litovski mir.
Simpsonlar, Springfield'daki kurgusal bir "Orta Amerika" kasabasında yaşayan tipik bir ailedir.Simpsonai yra tipinė šeima gyvenanti pramanytame vidurio JAV mieste Springfilde.
Akabinde bir yıl daha Bobovdol kasabasında tutukevinde cezalandırıldı.Po metų sušaudytas Butyrkų kalėjime.
Gordon terkedilmiş ve zombiler ile dolu olan Ravenholm Kasabasından gider.Aliksa nusiunčia Gordoną į vienintelį likusį išėjimą – Ravenholmą, apleistą zombių miestą.
Mayıs 1969'da Viyana yakınlarındaki Mödling kasabasında doğdu.1963 m. balandžio mėnesį netoli kaimo rastas Vanagų lobis.
Albert Einstein 14 Mart 1879’da Almanya’nın Ulm kasabasında dünyaya geldi.Albertas Einšteinas gimė 1879 metų kovo 14 dieną Ulmo mieste, Vokietijoje, žydų pirklio šeimoje.
Gümüş Yonca Fabrikası için Loreta kasabasındaki süt şişeleme fabrikası Familiar Foods kullanılmıştır.Tarpukariu kaime veikė Steigvilių Pieno Perdirbimo draugijos pieninė.
Berlinchen kasabasında uçarken Lituanica spot ışıklarıyla aydınlatıldı.Skrendant pro Berlincheno miestelį, „Lituanica“ buvo apšviesta prožektorių.
Bletchley Park, Milton Keynes - İngiltere'de Bletchley kasabasındadır.Bletchley Park on mõisakompleks Suurbritannias, Milton Keynes'is.
Londra'nın Greenwich kasabasında Thames Nehri kenarındadır.Greenwich on paikkond Londonis Greenwichi linnaosas Thamesi lõunakaldal.
105 yaşında, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasında.Ahora imaginaros a la tía Zip a sus 105 años en Sodom, Carolina del Norte.
Babam New York'un merkezden uzak bir kasabasında bir polis şefiydi.12〜3 歳のころ ある土曜日に
Babam New York'un merkezden uzak bir kasabasında bir polis şefiydi.Mi padre era jefe de la policía en un pueblecito en el norte de Nueva York.
Babam New York'un merkezden uzak bir kasabasında bir polis şefiydi.Tatăl meu a fost șef de poliție într-un orășel din Upstate New York.
Babam New York'un merkezden uzak bir kasabasında bir polis şefiydi.Мой отец был шефом полиции в маленьком городке, в северной части Нью-Йорка.
Batı Şeria'nın Jenin kasabasındaki Filistin mülteci kampının yokedilmesiydi.la destrucción del campo de refugiados palestinos en el pueblo cisjordano de Jenin.
Batı Şeria'nın Jenin kasabasındaki Filistin mülteci kampının yokedilmesiydi.la destruction du camp de réfugiés palestiniens dans la ville de Cisjordanie de Jénine.
Batı Şeria'nın Jenin kasabasındaki Filistin mülteci kampının yokedilmesiydi.Zniszczono między innymi obóz uchodźców palestyńskich w mieście Dżenin na Zachodnim Brzegu.
Batı Şeria'nın Jenin kasabasındaki제닌 서부 지구에서
Batı Şeria'nın Jenin kasabasındakiהיתה השמדת מחנה הפליטים הפלסטיני
Batı Şeria'nın Jenin kasabasındakiتدمير مخيم اللاجئين الفلسطيني
Batı Şeria'nın Jenin kasabasındaki破壊でした
Benim ele aldığım bir başka bir örnek ise İngiltere'nin kuzeydoğusunda ufak bir pazar kasabasında yer alan제가 든 예중의 하나는 Willis와 Faber라는 회사를 위해 디자인했던 본사 건물인데요,
Benim ele aldığım bir başka bir örnek ise İngiltere'nin kuzeydoğusunda ufak bir pazar kasabasında yer alanהדוגמה היחידה שאני מביא היא בניין ההנהלה של חברה בשם "ויליס אנד פאבר",
Benim ele aldığım bir başka bir örnek ise İngiltere'nin kuzeydoğusunda ufak bir pazar kasabasında yer alanالمثال الواحد الذي أخذته هو مقرات رئاسة المؤسسة للشركة التي تسمى "ويليس آند فابر"،
Benim ele aldığım bir başka bir örnek ise İngiltere'nin kuzeydoğusunda ufak bir pazar kasabasında yer alan企業本社を取り上げたいと思います 本社はイングランド北東部の 小さな田舎町にあり
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 donne sono scomparse in una città di confine, perché povere e di pelle scura.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 femai au dispărut într-un oraș de frontieră deoarece aveau pielea întunecată și erau sărace.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 femmes ont disparu dans une ville frontière parce qu'elles étaient bronzées et pauvres.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 Frauen sind in einer Grenzstadt verschwunden, weil sie braun und arm sind.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.가난한 유색 인종이라는 이유만으로 한 국경 도시의 여성 300명이 행방불명 되었는데,
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 kobiet przepadło bez śladu, bo miały ciemną skórę i były biedne.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 mujeres han desaparecido en un pueblo fronterizo porque son morenas y pobres.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 vrouwen zijn verdwenen in een grensstad omdat ze bruin en arm zijn.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 γυναίκες είχαν εξαφανιστεί σε μια πόλη κοντά στα σύνορα, επειδή ήταν σκουρόχρωμες και φτωχές.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 жени били изчезнали, защото са цветнокожи и бедни.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 נשים נעלמו בעיירת גבול כי צבע עורן הוא חום וכי הן עניות.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 امراة قد اختفت في بلدة حدودية لانهن سمراوات و فقيرات
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.Numa cidade fronteiriça. desapareceram 300 mulheres.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.В одном приграничном городе пропали без вести из-за смуглого цвета кожи и бедности 300 женщин.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.貧困のため失踪し 失踪に関する反応は何もなく
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.Aceasta e Mătuşa Zip din Sodom, Carolina de Nord.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.Das ist Tante Zip aus Sodom, North Carolina.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.Đây là Dì Zip từ Sodom, Bắc Carolina.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.Dit is tante Zip van Sodom in North Carolina.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.Esta es tía Zip de Sodom, Carolina del Norte.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.이분은 노스캐롤라이나주 소돔에 살고있는 '집'아주머니입니다.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.Ő Zip néni az Észak-Karolinai Sodom-ból.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.Questa è la Zia Zip da Sodom, Carolina del Nord.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.To jest Ciotka Zip z Sodom w Karolinie Północnej.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.Voici la tante Zip de Sodome, en Caroline du Nord.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.Това е леля Зип от Содом, Северна Каролина.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.Это тётя Зип из Содом, Северная Каролина.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.זוהי דודה זיפ מסודום, צפון קרולינה.
Bu, Zip Teyze, Kuzey Carolina'nın Sodom kasabasından.هذه " آنت زيب " من " سودوم " شمال كاليفورنيا